Ticari hizmet ve beton satım sözleşmelerinden kaynaklanan, teslimat gecikmesi, fiyat artışları ve yeni sözleşme dayatması iddialarını içeren itirazın iptali ile alacak davalarının birleştiği Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı.
Özet: Bu ticari anlaşmazlık, bir beton tedarikçisinin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş alacakları tahsil etmek amacıyla itirazın iptali davası açması ve sözleşme şartlarını yerine getirdiğini iddia etmesi üzerine, beton alıcısının ise tedarikçinin teslimatta gecikme yaşattığını, haksız fiyat artışları dayattığını ve inşaatın teslim tarihini riske atarak daha ağır şartlarla yeni bir sözleşme imzalamaya zorladığını öne sürerek fazladan ödediği bedelin iadesini veya eksik teslim edilen betonun verilmesini talep ettiği iki birleşen davayı içermektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ... - .....
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
Birleşen ..... Esas sayılı dosyası
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVALI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA; Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 12.06.2023 tarihinde ... imzalandığını, 05.10.2023 tarihinde taraflar arasında ikinci bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmede fiyat güncellemeleri yapıldığını, davacı şirket, sözleşmede üstüne düşen edimleri yerine getirdiğini, davalıya 17 adet elektronik fatura kesildiğini, bu faturaların karşılığı beton dökümü gerçekleştirildiğini, davalı taraf ise 38.367,40 TL bakiye borcunu ödemediğini, Bunun üzerine 26.03.2024 tarihinde davalı vekili Av. ...'in elektronik posta adresi olan ... adresine ihtarname göndererek 15 gün içinde borcun ödenmesi talep edildiğini, verilen süre sonunda ödeme yapılmadığını, ..... esas sayılı dosyasından "cari hesap ekstresi" ile ilamsız takip yapıldığını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline davalı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında █████/2023 tarihinde beton bağlantı sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmedeki hükümler kapsamında davalının edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalının Haziran 2023 ayının başında inşaatı beton aşamasına geldiğinde betonun teslimini istemişse de davacı taraf bayram öncesi yoğunluk nedeniyle betonun teslim edilemeyeceğini belirttiğini, Betonun tesliminde gecikme davacı taraftan kaynaklanmasına rağmen davacı taraf bu sefer mail yolu ile davalıya 2023 Eylül ayında fiyatta güncelleme yapılacağı ve motorin zammı farkının yansıtılacağı belirttiğini, Davacının bahsi geçen tutumu nedeniyle davalının inşaatının teslim tarihi ve dolayısıyla ticari itibarı riske girdiğini, davacı taraf bu sefer de █████/2023 tarihinde davalı aleyhine şartları çok daha ağır olan yeni bir sözleşme dayattığını, zamanında sözleşmeye konu betonu teslim etmeyen davacının buna rağmen sürenin geçtiğinden bahisle fiyat artışı yolun gitmesi de açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA : Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı tarafla █████/2023 tarihinde beton bağlantı sözleşmesi imzaladığını, sözleşmedeki hükümler kapsamında müvekkilinin edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkilinin Haziran 2023 ayının başında inşaatı beton aşamasına geldiğinde betonun teslimini istemişse de davalı tarafın bayram öncesi yoğunluk nedeniyle betonun teslim edilemeyeceğinin belirtildiğini, betonun teslimindeki gecikmenin davalı taraftan kaynaklanmasına rağmen davalı tarafın mail yolu ile müvekkiline 2023 Eylül ayında fiyatta güncelleme yapılacağı ve motorin zammı farkının yansıtılacağının belirtildiğini, haksız bir şekilde motorin zammının çok afaki ve keyfi bir şekilde uygulandığını, söz gelimi motorine gelen zamın hemen fiyatlara yansıtılmasına rağmen motorin fiyatlarında indirim olması durumunda bu yapılan fiyat yükselmelerinin aynen devam ettiğini, davalının tutumu nedeniyle müvekkilinin inşaatının teslim tarihi ve dolayısıyla ticari itibarı riske girdiğini, davalının █████/2023 tarihinde müvekkili aleyhine şartları çok daha ağır olan yeni bir sözleşme dayattığını, ticari itibarı ve inşaatının teslim tarihi riske giren müvekkilinin davalının tekel konumu nedeniyle sağladığı baskı nedeniyle yeni bir sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin fazladan ödediği bedelin karşılığı 193,5 metreküp betonun müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, bu sözleşmeler kapsamında ..... Esas sayılı dosyası üzerinden alacak davası açıldığını, konusu ve tarafları aynı olan davanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, davanın kabulünü, davacı tarafça teslim edilmeyen 193,5 metreküp betonun müvekkiline teslimini, söz konusu betonun teslim edilmemesi halinde fazlaya ve faize ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL güncel bedelinin ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 12.06.2023 tarihinde ... imzalandığını, 05.10.2023 tarihinde taraflar arasında ikinci bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmede fiyat güncellemeleri yapıldığını, davacı şirket, sözleşmede üstüne düşen edimleri yerine getirdiğini, davalıya 17 adet elektronik fatura kesildiğini, bu faturaların karşılığı beton dökümü gerçekleştirildiğini, davalı taraf ise 38.367,40 TL bakiye borcunu ödemediğini, Bunun üzerine 26.03.2024 tarihinde davalı vekili Av. ...'in elektronik posta adresi olan ... adresine ihtarname göndererek 15 gün içinde borcun ödenmesi talep edildiğini, verilen süre sonunda ödeme yapılmadığını, ..... esas sayılı dosyasından "cari hesap ekstresi" ile ilamsız takip yapıldığını, birleşen davada davacı ... borcunu ödememek için davalı şirketin merkezine gelip iki saat boyunca bağırıp çağırdığını, ardından karşılıklı anlaşma ile yeniden sözleşme imzaladığını Hatta davalı, ilk sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 31.01.2025 tarihli raporda özetle; "Tarafların incelemeye sunulan 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TIK. İlgili hükümleri yönünden; nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu, taraf defterlerinin uyumlu olduğu,
Asıl Dava Yönünden: Tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı/birleşen davalının, davalı/birleşen davacı yandan 38.367,40 TL alacaklı olduğu, Sözleşme kapsamında, motorin fiyat def gibi, esasen fiyat garantisinin de █████/2023 tarihine kadar verildiği, Bu hususlar dikkate alındığında, davalı ...'ın itirazının sözleşme kapsamında olmadığı değerlendirilmiş ise de takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Davacı şirketin davalı vekiline gönderilmiş ihtarnamenin temerrüt ihtarı olarak kabul edilmesi halinde, 38.367,40 TL anapara, 330,92 TL 11.04.2024-17.04.2024 tarihleri arasında işlemiş yıllık 96 51,75 işlemiş faizi olmak üzere toplam 38.698,32 TL talep edebileceği, Davalı ...'a yapılmış geçerli bir ihtar olmadığının kabul edilmesi halinde, davacı beton şirketinin 38.367,40 TL anaparaya, █████/2024 takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 avans faizini aşamalı olarak talep edebileceği, Birleşen Dava Yönünden:
Birleşen dava açısından ise, davalı-birleşen davanın davacısı ...'ın betonun tesliminin süresinde yapılmadığı, motorin artışının afaki olduğu, davalı beton şirketinin tekel konumuna ilişkin iddialarını destekleyen bir delil olmadığından değerlendirilemediği, Sözleşme kapsamında, motorin eskalasyonu hariç tutulduğu, █████/2023 tarihinde kadar sabit fiyat garantisi verildiği, tarafların sözleşme kapsamında alım satımı yaptığı, faturalarını kayda aldığı, cari hesaplarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ...'ın iddialarını doğrulayan bir delil dosya kapsamında görülemediği tespit edildiği, neticede değerlendirilmenin Sayın Mahkeme'de olduğu, tespit ve hesaplanmış olup" şeklinde görüş bildirmiştir.
Asıl ve birleşen dava taraflar arasındaki █████/2023 tarihli ... ve devamında akdedilen █████/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır.
Asıl davada davacı, taraflar arasında █████/2023 tarihli ...'nin devamında ise █████/2023 tarihli başkaca bir sözleşmenin daha akdediğini, davacı tarafından davalıya 17 adet fatura kesildiği, beton dökümünün yapılmasına rağmen 38.367,40 TL'nin ödenmediğini beyanla takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı/birleşen davacı ise, sözleşme konu betonun talep edilmesine rağmen davacı tarafından geciktirildiğini, devamında ise haksız bir şekilde fiyat farkı yansıttığını, sonrasında █████/2023 tarihli yeni bir sözleşmenin davalıya dayatıldığını, betonun önemli bir kısmının ise teslim edilmediğini beyanla davanın reddini savunmuş,
Birleşen davada davacı ise sözleşme konusu betonun zamanında talep edilmesine rağmen teslim edilmediğini, devamında fiyat farkı yansıtıldığını, tekel konumunu kullanan davalının başkaca bir yerden beton alınmamasını sağladığını, sonrasında fiyat artışına gittiğini, sözleşmeye göre alacaklı olduklarını, davacının fazladan ödediği bedel karşılığı 193,5 m3 betonun davacıya teslimini aksi durumda ise şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise, bakiye borcun ödenmediğini, alınan betonun parasının ödenmemesi için eldeki davanın açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
..... Esas sayılı takip dosyasında, asıl davanın davacısı tarafından davalı aleyhine 38.367,40 TL cari hesap ekstresi, 1.196,75 TL ise gecikme faizi toplamı 39.564,15 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında █████/2023 tarihli ... akdedildiği toplam bedelin 1.888.875,00 TL olduğu, sözleşmenin Fiyat Değişikliği başlıklı 4. Maddesinde, belirtilen fiyatların sözleşme tarihindeki cari fiyatlar olduğu, fiyatlar ödenmesi yapılmamış betonlarda satıcının hazır beton maliyetine giren akaryakıt, çimento, agrega ve diğer üretim giderlerinde meydana gelebilecek fiyat artışlarına paralel olarak değişeceğini, yeni tespit edilen bedelin sözleşmenin tarafları için geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, █████/2023 tarihli sözleşmenin ise toplamda 384.000,00 TL üzerinden aynı şartlarda akdedildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle de olaya dava tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerektiği kuşkusuzdur, taraflar arasındaki çözülmesi gereken ihtilaf asıl davada davacı tarafından davalıya teslim edildiği ispatlanan beton nedeniyle takibe konu alacağın mevcut bulunup bulunmadığı, betonun geç teslim edilip edilmediği, geç teslimin ispatlanması durumunda davalının artan beton fiyatlarından dolayı sorumlu olup olmadığı, birleşen davada ise, haksız şekilde sözleşme bedelinin satıcı tarafından arttırılıp, artırılmadığı, satıcının tekel konumunu kullanarak alıcıyı sözleşme akdetmeye zorlayıp zorlamadığı, davacı alıcının akdedilen sözleşmelerden dolayı sorumlu olup olmadığı, artan beton fiyatları nedeniyle bedeli zamanında ödenmesine rağmen teslim edilmeyen beton mevcut bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce taraf ticari defterlerinin incelenmesi ile alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere birbiri ile uyumlu ticari defterlerde, davacı birleşen davalı tarafından 18 adet olmak üzere toplamda 2.110.367,40 TL bedelli fatura tanzim edildiği, davalı/birleşen davacı tarafından ise 2.072.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı takip tarihi itibariyle davalı/birleşen davacının 38.367,40 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki █████/2023 tarihli sözleşmede █████/2023 tarihine kadar ödemesi yapılmış KDV dahil tutarı kadar olan beton metrajı için motorin eskalasyonu hariç sabit fiyat garantisi verildiği, bu tarihten sonra alıcının alacak bakiyesi kalması ve dökülme devam etmesi durumunda satıcının hazır beton maliyetine giren çimento vb diğer üretim giderlerinde meydana gelecek fiyat artışlarına paralel olarak fiyatların değişeceğinin kararlaştırıldığı, devamında akdedilen █████/2023 tarihli sözleşmede de benzer hükümlere yer verildiği anlaşılmakla davacı tarafından talep edilen bakiye satım bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, bedeli ödenmesine rağmen teslim edilmeyen betonun mevcut bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı/birleşen davalı tarafından sözleşmenin satıcının tekel olma gücünü kullanması ile alıcının içerisinde bulunduğu durumu kullanarak akdedildiği savunulmuştur, davalı/birleşen davacının bu iddiası TBK 28. Maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. "...Aşırı yararlanma, bir sözleşmede tarafların edimleri arasında açık nispetsizlik bulunması olarak tarafi edilebilir. bir olayda gabinin varlığından söz edebilmek için objektif unsur; edimler arasında açık bir nispetsizlik olarak tarif edilir. Sübjektif unsur ise, zarar görenin müzayaka halinde olmasından veya işi hafife almasından yahut da tecrübesizliğinden dolayı gabinin gerçekleşmesi ve karşı tarafın bu durumdan bilerek yararlanmış olması olarak açıklanabilir (..... ). Bu açıklamalar ışığında aşırı yararlanmanın varlığı için objektif ve sübjektif unsurlarının bir arada gerçekleşmiş olması gerekir. Buna göre uyuşmazlık konusu davaya dayanak sözleşmede kararlaştırılan hükümlerin yükleniciye yapılan işlere karşılık bile hiçbir ödeme yapılmayacağı şeklinde mahfına sebep olacak herhangi bir düzenleme de içermediğinden iş sahibine tazminatsız fesih hakkı verilmesi veya iş artışında ödeme yapılmayacağının kararlaştırılmasında aşırı yararlanmanın özellikle tacir olan davacı yönünden subjektif unsurları oluşmadığından TBK'nın 28.maddesi hükmünün uygulanması gerektirmeyecek olup taraflar ve dolayısıyla davacı sözleşme serbestisi içinde imzaladığı sözleşme hükümleriyle bağlıdır...." (..... sayılı ilamı) İzah edilen içtihattan da anlaşılacağı üzere tacir olan iş bu davanın tarafları açısından aşırı yararlanma halinin mevcut bulunmadığı ve tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu değerlendirilmiştir.
Buna göre davacı tarafından asıl davada talep edilen bakiye satım bedelinin asıl alacak yönünden dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından asıl alacak yönünden davanın kabulüne, takip öncesinde davalının usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmediği anlaşıldığından işlemiş faiz yönünden talebin reddine, birleşen davanın ise reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl davada:
1-Asıl dava yönünden,
Davanın kısmen kabulü ile, ..... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının 38.367,40 TL asıl alacak üzerinden devamı ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
7.673,48 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
2-Asıl davada alınması gereken 2.620,88 TL harçtan peşin alınan 477,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.143,08 TL harcın asıl davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Asıl davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul red oranına göre 3.491,28 TL'sinin davalıdan 108,72 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 477,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 905,40 TL'nin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Asıl davada davacı tarafından yapılan 227,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.227,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 13.797,35 TL'sinin asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 1.196,73 TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Birleşen dava dosyası yönünden;
1-Birleşen davanın reddine,
2-Birleşen davada alınması gereken 615,40‬ TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Birleşen davada davacı tarafından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!