Menfi tespit davasında çekteki rakam-yazı çelişkisi, tacir basireti ilkesi ve kötü niyetli ciro iddialarının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davacı, rakam ve yazıyla farklı tutarlar içeren bir çeki düzeltilmesi amacıyla keşideci davalıya iade ettiğini, ancak çekin kendisine geri verilmeden kötü niyetle üçüncü bir davalıya ciro edildiğini ve bu davalının başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığını iddia etmektedir. İlk derece mahkemesi ise kıymetli evraklarda yazıyla yazılı tutarın geçerli olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek çeki iade ederken yazılı belge almadığını ve çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi yapıldığını belirterek, davacının borçlu olmadığı yönündeki taleplerini reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2024
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalılardan ... Turizm Ltd. Şti.'nin, diğer davalı ... A.Ş.ne █████/2020 vade tarihli, 61.200,00.-TL tutarlı, ... bankası'nın ... numarasına kayıtlı çek keşide ettiğini, davalı ... A.Ş'nin de müvekkilinden mal satın almış ve bedelini anılan bu çek ile ödemek için çeki müvekkile ciro edildiğini, ilgili bankaya gidildiğinde banka yetkilileri tarafından çekin içeriğinde sorun olduğunun belirtildiğini, çekte rakamla 61.200,00.-TL yazılmasına rağmen yazıyla" ALTMIŞBİNBİNİKİYÜZ" yazmakta olduğunu ve bu ifadelerin düzeltilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine çekin düzeltilmesi için ... Tur. Ltd. Şti.'ne verildiğini, çekin altına "imza değişimi için alındı, iade edilecek " ibaresinin yazıldığını, ancak çekin davalı tarafından müvekkile hiçbir zaman iade edilmediğini, kötü niyetli olarak davalılardan ...'a cira edildiğini, müvekkilin dolandırıldığını, müvekkilinin davalılardan hiçbirine borcunun olmadığını, ... ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkil şirketin █████/2020 tarihinde haciz baskısı altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, ...'ın davaya konu çeke dayanarak müvekkil aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile 10.000,00.-TL tutarında ihtiyati haciz kararı aldığını belirterek, kötüniyetli açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı kambiyo takibinin durdurulmasına ve iptaline, davaya konu çek sebebiyle müvekkilinin davalılara karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, yargılama sonuçlanıncaya kadar 74.448,43.-TL'nin davalı ...'a ödenmemesi ve bloke edilmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili; arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın açıldığını, arabuluculuğun dava şartı olduğunu, davacınnı çekin bu yönüyle kabul edilemediğini, çekin kambiyo vasfına haiz olmadığını , çekin geçersiz olduğunu iddia ettiğini, borçlu şirketçe r ve n harflerinin birbirine benzerliğinin çeki geçersiz hale getirmek için uğraştığını, davacı şirketin borçlu olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihi █████/2020 tarihi olduğunu, dava konusu çekin müvekkili tarafından bankaya ibraz tarihi ise █████/2020 tarihi olduğunu, müvekkili adına ihtiyati haciz başvurusuna bulunma tarihi ise █████/2020 tarihi olduğunu, dava konusu çekin ibraz tarihi ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunma tarihi arasında ayı aşkın süre geçtiğini, müvekkilinin dava konusu çeki ibraz tarihinde bankaya ibraz ettiğini, karşılıksızdır işlemi yapılması üzerine keşideci hakkında "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan Antalya 2 İcra Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davanın usul ve esastan reddine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosyasına konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu çek fotokopisinde şirketlerinin kaşe ve imzası kullanıldığını, dava konusu çekin iade edilmek üzere alındığına dair imzalanarak davacı tarafa verilmiş evrakın söz konusu olmadığını, davacı tarafın şirketinin kaşesini ve imzasını kopyalamak suretiyle dava dilekçesinde belirtilen evrakı düzenlediğini düşündüklerini, şirketlerine ait kaşe ve imzanın izinsiz kullanıldığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Kıymetli evraklarda yazıyla yazan bedel ile rakamla yazan bedelin farklı olması durumunda yazıyla yazan bedelin geçerlidir. Hal böyleyken davacı taraf çeki geri vermeden doğrudan icraya koyabilecek durumdadır. Nitekim davalı ... çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılıksızdır işlemi yapılmış ve davalı tarafından icra takibi başlatmıştır. Davacı taraf çeki bu sebeple borçlu tarafta bırakmış olsa bile buna karşılık yazılı bir belge alması gerektiğini bilen basiretli bir tacir gibi hareket etmemiştir. Ayrıca çeki yanlışlık düzeltildikten sonra geri almak üzere ... Şirketi'ne verdiğini iddia eden davacının ciro silsilesinde olduğu görülmüş, davacının bu ciroya ilişkin herhangi bir itirazı olmadığı anlaşılmıştır. Basiretli davranmakla yükümlü olan davacı karşılığında belge almadan geri verdiğini beyan ettiği ve ayrıca bir de ciroladığı çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmekte ise de; çek, sebepten mücerret ödeme aracı olarak kullanılan bir kıymetli evrak (kambiyo evrakı) olup, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. TTK 687.maddesine göre; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Dava konusu çek unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK 818/1-e maddesi uyarınca çeklerde de uygulama alanı bulunan TTK'nın 687. Maddesi dikkate alındığında davacının, lehtar şirket ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklı defileri, davalı hamile karşı ileri sürebilmesi için davalı ...'ın çeki iktisap ederken lehtar ile ciranta olan davacı arasındaki bu temel ilişkiyi ve çekin bedelsiz olduğunu bilmesi ayrıca bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir. Dava dilekçesinde davalı ...'ın çeki iktisap anında kötü niyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğu yönünde bir iddia ortaya atılmış ise de icra takibinin diğer davalılara karşı da açılmış olması, davacı şirketin çekin ciro silsilesine katılmış olması ve davalılar arasında herhangi bir bağ olmadığının görülmesi ile davacının bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan, HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalar hakkında yemin deliline başvurulamayacağından davacıya yemin hakkı hatırlatılmamış, dolayısıyla davacı taraf davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olduğundan davalının talebi dikkate alınarak İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalılardan hiçbirine borcu bulunmadığını, dava konusu çekin Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesi uyarınca gerekli unsurları taşımadığından geçersiz olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ve yeniden yargılamaya muhtaç bulunduğunu, ayrıca davalı ... ile hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, çekin ... tarafından iade edildiğine dair bilirkişi raporunun delil teşkil ettiğini, bu hususlarda yapılan isticvap taleplerinin ilk derece mahkemesi tarafından usulden reddedildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davasının kabulüne karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu iddialar hakkında başlatılan savcılık soruşturma dosyasının KYOK kararıyla sonuçlandığının anlaşılmasına, davacının çekin bedelsizliğine ilişkin iddialarını kesin delillerle ispat edemediğinin sabit olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!