İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, taşıma kazasında zarar gören emtia bedeli nedeniyle sigorta şirketinin taşıyıcıya karşı açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi, bir trafik kazası sonucu hasar gören cam ve ayna emtiasının bedelini sigortalısına ödedikten sonra, ödenen bu tazminatı taşıyıcı firmadan rücu yoluyla talep etmiş; taşıyıcı firma ise, sigorta poliçesinde taşeronlara rücu edilemeyeceğine dair açık bir madde bulunduğunu, hasar tespitinin ve kusurun haksız olduğunu, zararın asıl sebebinin gönderenin hatalı ambalajlaması olduğunu savunarak itirazın iptali davasının reddini istemiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı.... A.Ş.’ ne ait ....plaka 2311.20 m2 ebatlı emtiaın davalı .... Şirketi aracılığı ile ....’e ait .... plakalı çekici ve yine çekiciye takılı cam ve ayna yüklü .... plaklı yarı römorke yüklendiğini, teslim yerine doğru seyir halinde iken 25.11,2018 tarihinde seyir halinde iken sürücüsünün tespit edilemeyen bir nedenden dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu; çekicinin yarı römorkunun yan yola devrilmesi sonucu müvekkil şirkete sigortalı emtiaların yere saçıldığını ve hasar gördüğünü; tek taraflı trafik kazası sonrasında araç sürücüsünün de firar ettiğini, .... adlı şahsın olay anından 18 saat sonra Polis Merkezine giderek meydana gelen kazada kazaya karışan araç sürücüsünün kendisi olduğunu beyan ettiğini, ancak kazanın üzerinden 18 saat geçmiş olduğu için kişinin alkol raporu alınamadığını, sefer esnasında alınan ihbar nedeni ile yapılan inceleme sonrasında eksper raporunda da sabit olduğu üzere; plaka cam ve ayna emtiasının nakledilen firmanın yetkilisinin bildirimleri ile emtialarm tamamının kırıldığının tespit edildiğini, TTK m.1178 maddesi gereği taşıyanın zarardan sorumluluğunun doğduğunu; zarar nedeni ile sigortalısının zarar bedeli olarak 75.650,63-TL ödeyen sigorta şirketinin TTK m. 1481 ve ilgili maddelerce ödemiş olduğu bedel kadar halefiyet ve alacağın temliki hükümlerince rücu hakkına haiz olduğunu, her ne kadar alacağın tahsili için borçlulara İzmir 9. İcra Müdürlüğü ██████████ Esas sayılı dosyasından ödeme emri gönderilmişse de borçluların itiraz ederek takibi durdurduklarını ileri sürmek suretiyle itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; Kendilerinin davacının sigortalısı olan.... şirketinin taşeron firması olduğunu, davaya konu kazada kullanılan... plakalı çekicinin ise diğer davalı ....'e ait bulunduğunu ve kendileri tarafından Düzce 2. Noterliğinin 11504 yevmiye numaralı 09.11.2018 tarihli taşıt kira sözleşmesi ile kiralandığını; 25.11.2018 tarihinde saat 22:00 sularında sürücü ...’in idaresindeki .... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı cam ve ayna yüklü .... plakalı yaro römorkun İskilip istikametinden Çorum istikametine seyir halinde iken tespit edilemeyen bir nedenden ötürü sürücü ... direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracın yolun sağ tarafında banket kısmına doğru sağ tarafından yatması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bunun üzerine yapılan ekspertiz incelemesi sonrası zarar bedelinin belirlendiğini ve bu bedelin 200200022469024 numaralı ... Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı .... şirketine ödendiğini; ancak işbu sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinin taşıyıcı sıfatı ile kendilerine rücu etmesinin mümkün olmadığını, Poliçenin 4. Sayfasında yer alan şart ile Sigortacının "Sigortalının kendi unvanı ve adı altında, kendisine veya alt taşıyıcılarına (taşeron) ait ve/ veya kiraladığı kendi sorumluluğu altındaki araçlar Türkiye dahilindeki muhtelif iller arasında yapacağı konteynerlı ve/veya konteynersiz ticari emtianın teminat kapsamı altındaki riskler sonucu uğrayacağı ziya ve hasarlardan dolayı taşıyıcıya düşecek mali sorumluluğu azami olarak aşağıda belirtilen limitlere kadar teminat altına alınır, sigortalının kendi araçları dahil taşeron ve kiralık araçlarına rücu edilmeyecektir." denildiğini, davacı sigorta şirketi ile sigortalısı .... arasında yapılan sigorta poliçesinde yer alan bu hükme göre, davacı şirketin sigortalısı .... şirketinin taşeron firması konumunda oldukları için kendilerine rücu edilmesinin mümkün bulunmadığını, ayrıca taşıyanın veya temsilcisinin yokluğunda yapılan hasar tespitlerinin taşıyıcı tarafından esas alınamayacağını, eksper raporunu ve olayda kusurlu olduklarını kabul etmediklerini, araç sürücüsünün olaydan sonra vefat ettiğini; dava konusu yüklerde oluşmuş hasarın temel sebebinin dava dışı gönderenin yükümlülüğünde olan paketleme ve ambalajlama işlemlerinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığını, TTK m.876 da “ziya, hasar ve gecikme taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur” hükmünün bulunduğunu, bu nedenle kazanın gerçekleşmemesi konusunda bütün önlemlerin alınmış olduğunu, TTK 878/1 maddesinde de taşıyıcının “taşıma konusu emtianın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama nedeni ile zarara uğraması halinde” sorumluluktan kurtulacağının hükme bağlandığını ve davanın reddini talep etmiştir.MAHKEMECE: " Dava : ... Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortacının ödemiş olduğu hasar bedeli tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibi neticesinde açılan itirazın iptali davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan 13.10.2021 ve 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; 25.11.2018 günü saat 22:00 sıralarında İskilip ilçesi girişinde sürücüsü ilk anda tespit edilemeyen ancak daha sonra isminin .... (.... T.C kimlik numaralı) olduğu tespit edilen şahsın idaresindeki .... plakalı çekici ve yine bu çekiciye takılı cam ve ayna yüklü ... plakalı yarı römork İskilip istikametinden Çorum istikametine seyir halindeyken belirtilen mevkiye geldiği esnada sürücünün tespit edilemeyen bir nedenden dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağına, banket kısmının sağ tarafına yatması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Kazada araç içerisinde bulunan sevk irsaliyesinden de anlaşılacağı üzere .... plakalı yarı römork üzerinde yüklü bulunan ayna ve cam malzemelerin tamamı kullanılamaz derecede hasarlı olduğu, .... plakalı yarı römork cinsi araçların ise hareket edemeyecek derecede hasarlı olduğu, Kaza mahallinde yapılan soruşturmada görgü tanıklarından elde edilen bilgide kazaya karışan sürücünün araç içerisinden kendi imkanları ile çıkarak kaza mahallinde hiçbir tedbir ve önlem almadan kaza yerini terk ettiğinin öğrenilmesi üzerine kaza yeri çevresi ve İskilip Atıf Hoca devlet hastanesinde yapılan kontrollerde herhangi bir kazaya karışan sürücüye rastlanmadığı, Kaza saatinden yarım saat sonra kadar araç sahibi .... isimli şahıstan ve araç içerisinde bulunan sevk irsaliyesinden sürücünün .... olduğu tespit edilmiş ancak adı geçen sürücünün bulunamamasından dolayı alkol raporu alınamadığı, Bu kazanın oluşumunda halen firarda olan ve sürücüsünün daha sonradan .... TC kimilik numaralı ....olduğu tespit edilen şahsın 2918 saylı karayolları trafik kanununun 52/1-b (aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ve 47/1-d (trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural yasak ve yükümlülüklere uymamak) maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği kaza yeri ölçüm ve incelemelerinden görüş ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.” denildiği görülmüş ve kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kural ihlallerinin etken olduğu anlaşılmıştır.Ancak Taşıyıcının herhangi bir kasti veya fena hareketinin bulunmadığı, sınırsız sorumluluğa tabi olmadığı, sınırlı sorumlu olduğu (gerçek zarardan sorumluluk) kanaatine varılmıştır.Uyuşmazlık konusu ... Abonman Sigorta Poliçesinde Sefer başına azami teminat limitinin 125.000.00 TL olarak belirlendiği, trafik kazasından kaynaklı cam hasarlarında sigortacının teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu, uyuşmazlık konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve Sigortacının Sigortalısının uğradığı gerçek zararı karşılamakla yükümlü bulunduğu;İnşaat mühendisi ... 'in raporuna göre; Davaya konu emtianın zarar gördüğü kaza, 25.11.2018 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, kaza yapan araç üzerinde bulunan 513,06m2 8 mm Float Cam ve 1.797,60m2 4 mm Float Aynanın tamamının kırılarak kullanılmaz hale geldiği, ayna ve camların üzerinde bulunduğu sehpaların kullanılamaz hale geldiği ancak hurdasının değerlendirilebileceği kanaati ile dava tarihi olan 10.03.2021 tarihi itibari ile zarar bedeli 111.545,00TL + KDV olarak hesap edildiği, Poliçe Özel Şartlarının 12/a-b-c maddeleri gereğince sigortalısı .... firması ile davalı .... firması arasındaki bir yıldan uzun süreli ve kaza tarihini kapsadığı anlaşılan tedarik sözleşmesi gereğince, .... firmasına rücu edemeyeceği ,Her ne kadar.... İle davalı araç sahibi ... arasında da kaza tarihinde geçerli ve taşımanın yapıldığı araca ilişkin taşıt kira sözleşmesi bulunmakta ise de, yine Poliçe Özel Şartları m.12/d maddesi hükümleri uyarınca sigortacının ... .. ve araç sürücüsüne rücu edebileceği anlaşıldığından,Davacının davasının, davalı .... A.Ş. Yönünden reddine, davalı .... Yönünden Kabulüne; İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında davalı ....'ün;76.65,63-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, takip talebindeki koşullarda takibin devamına, davacı sigortacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı ... A.Ş.vekilinin kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacının davasının;1-Davalı .... A.Ş. Yönünden REDDİNE,2-Davalı ... Yönünden KABULÜNE; 3-İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında davalı ...'ün;76.65,63-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA, 4-Davalı ... A.Ş.vekilinin kötü niyet tazminat," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava Dilekçenin ekinde sunulu olan tedarikçi sözleşmesi'nin "4.5." Maddesi Uyarınca; " Tedarikçi, Kendisinin Ve/veya Personelinin Dhl Freıght Çalışanlarına Ya Da Üçüncü Şahıslara Vereceği Maddi Ve Manevi, Cismani Bilcümle Zararlar İle Nakliye Sırasında Mala Gelecek Zarar Ve Ziyandan Hukuki Ve Cezai Yönden Doğrudan Doğruya Tek Başına Sorumludur." İş bu sözleşme hükümleri gereğince de davalı müvekkili şirketin ödemiş olduğu zarar bedelinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sözleşme serbestisi iradesi ile tarafların yapmış oldukları sözleşmede açıkça sorumluluk hükmü koymalarına rağmen bunun dikkate alınmamasının hukuken hatalı olduğunu, bir diğer noktada sigorta poliçesinde rücu edilemeyecek araç plaka listesi de bulunmadığını, kaza yapan aracın, poliçede veya sözleşmede belirtilmediğini, rücu edilemez kaydının düşülmediğini, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. – ████████ K. sayılı kararın ortadan kaldırılmasını, bu davalı açısından da davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eşyanın niteliği itibariyle gönderici tarafından alınması kanunen zorunlu olan önlemlerin alınıp alınmadığını ve bu kapsamda göndericinin sorumluluğunun değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tarafların "kusur sorumluluğu" ilkeleri uyarınca sorumlu olduğu kabul edilmesine rağmen; tarafların kusur durumuna ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmaksızın hükme gidildiğini, taşıt kira sözleşmesi ve kanuni düzenlemeler uyarınca, dosya davalıları arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunduğu sabit olup bu sözleşme dikkate alınmaksızın rücuya ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerin açıkça hatalı olduğunu, delilleri arasında olan İskilip Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma nolu dosyası dikkate alınmadan karar verildiğini, usul ve yasaya aykırı kararın istinaf yolu ile tetkiki ile aleyhe olan yönleriyle kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece sigortacı bilirkişiden rapor alınmış, sigortacı bilirkişi 13.12.2021 tarihli raporunda özetle ; Uyuşmazlık konusu ... Abonman Sigorta Poliçesinin dosyada bulunduğu ve bu poliçede sefer başına azami teminat limitinin 125.000.00 TL olarak belirlendiği, trafik kazasından kaynaklı cam hasarlarında sigortacının teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına göre uyuşmazlık konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve sigortacının sigortalısının uğradığı gerçek zararı karşılamakla yükümlü bulunduğu, taşıma konusu emtianın değeri ile hasar miktarının tespitinin uzmanlık alanı dışında kaldığı, Mahkememizce davacı davasında haklı görüldüğü taktirde: Poliçe Özel Şartlarının 12/a-b-c maddeleri gereğince sigortalısı .... firması ile davalı .... firması arasındaki bir yıldan uzun süreli ve kaza tarihini kapsadığı anlaşılan tedarik sözleşmesi gereğince, .... firmasına rücu edemeyeceği kanaatine varıldığı, her ne kadar .... İle davalı araç sahibi .... arasında da kaza tarihinde geçerli ve taşımanın yapıldığı araca ilişkin taşıt kira sözleşmesi bulunmakta ise de, yine Poliçe Özel Şartları m.12/d maddesi hükümleri uyarınca sigortacının .... ve araç sürücüsüne rücu edebileceği kanaatine varıldığı, taşınan cam emtiası konusunda uzman bir teknik bilirkişi marifetiyle, ambalaj, yükleme ve kaza sonrası hasar miktarı bakımından inceleme yapılmak suretiyle sigortacının rücu edebileceği gerçek zarar miktarının tespit edilebileceği belirtilmiştir. Hasara ilişkin aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Kaza yapan araç üzerinde bulunan 513,06m2 8 mm Float Cam ve 1.797,60m2 4 mm Float Aynanın tamamının kırılarak kullanılmaz hale geldiği, ayna ve camların üzerinde bulunduğu sehpaların kullanılamaz hale geldiği ancak hurdasının değerlendirilebileceği kanaati ile dava tarihi olan 10.03.2021 tarihi itibari ile zarar bedeli 111.545,00TL + KDV olarak hesap edildiği belirtilmiştir. Dosyaya sunulan tedarikçi sözleşmesine ve poliçeye göre davacının sigortalısı asıl taşıyıcı olup davalılar ... .. da asıl taşıyıcının alt taşıyıcısı olduğundan poliçe kapsamında sigortacı tarafından bu alt taşıyıcıya karşı rücu edilemez. Poliçede alt taşıyıcının da uğrayacağı ziya ve hasardan dolayı sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtildiğinden davalı .... da poliçe korumasından yararlanacağından, bu nedenle davalı .... yönünden verilen red kararında bir isabetsizlik olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ....'ün israfına gelince; Davalı ....'ün aracının ... ... tarafından şoförüyle birlikte kiralandığı, her ne kadar .... istinafın da göndericinin sorumluluğunun belirlenmediğini ileri sürmüş ise de; göndericinin sorumlu olduğuna ilişkin ambalajlamanın yetersiz yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle meydana gelen hasar ve zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davalı ....'ün istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacı ve davalı .... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.167,67 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.292,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.875,67 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026