Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eski genel müdürün şirket zararı ve araç hasarı sorumluluğuna ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü.
Özet: Bir şirket, eski genel müdürünün görev süresi boyunca usulsüz ve kusurlu eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla TTK 553. maddesi kapsamında tazminat davası açmış; mahkeme, genel müdürün şirket faaliyetleri kapsamındaki genel zararlardan sorumlu olduğuna dair iddiaların, ceza mahkemesindeki beraat kararı ve bilirkişi raporları doğrultusunda somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu yöndeki talepleri reddetmiş; ancak, genel müdürün kullanımındaki şirkete ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle sigorta tarafından karşılanmayan ve şirketçe ödenen 54.000 TL araç hasar bedelinden davalı genel müdürün sorumlu olduğuna karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan █████/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının, █████/2008-█████/2017 tarihleri arasında müvekkili şirketin Türkiye'deki en yetkili kişisi olarak ve genel müdür sıfatıyla görev yaptığını, davalının genel müdür olarak görev yaptığı dönemde usulsüz ve kusurlu eylem ve işlemleriyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bu bağlamda TTK.553.maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 90.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın HMK.107.maddesi kapsamında davalıdan tahsiline kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı şirket tarafından TTK.618/3-c maddesi kapsamında yönetici aleyhine dava açılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararını dosyaya sunmakla dava şartının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, dava konusu yapılan eylem ve işlemlerle ilgili müvekkilinin Bakırköy ... ASCM .... Esas sayılı dosyasında yargılandığını, yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatine karar verildiğini, ve söz konusu kararın istinaf aşamasından geçmek suretiyle kesinleştiğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.Davalının, davacı şirketin Türkiye'de ki en yetkili kişisi olarak genel müdür pozisyonunda görev yaptığı, bu bağlamda davacı tarafından davalı aleyhine TTK.553.maddesi kapsamında sorumluluk dava açtığı, davanın mahiyeti itibariyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olduğu (Yargıtay 11. H.D.█████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere), mahkememizce değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu █████/2020 tarihli ek raporlarında özetle; davalının şirket genel müdürü olarak şirketle ilgili hayatın olağan akışına uygun olmayan fiktif sayılabilecek işlemlerinin bulunduğunu, ancak söz konusu işlemler kapsamında davacı şirkete somut olarak ne miktarda zarar verdiği hususunun belirlenemediğini teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir.Bakırköy ..... ASCM ... Esas sayılı dosyasında verilen beraat kararının tetkikinde; ''Sanık ... açısından, söz konusu zararın muhasebesel bir hata sonucu oluştuğu, muhasebe işlemlerinden sanığın sorumlu olmadığı, sanık açısından uhdesine para geçirmesinin söz konusu olmadığı, bu hususa ilişkin delil bulunmadığı'' gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı mahkememiz açısında bağlayıcı değil ise de; ceza mahkemesinin belirlemiş olduğu maddi olayların mahkememizce de dikkate alınması gerektiği, bu bağlamda ceza mahkemesi tarafından davalı ...'ın eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığına ilişkin somut bir olayın tespit edilemediği, aynı hususun mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği, bu bağlamda davalının genel müdür sıfatıyla davacı şirketi şirket faaliyetleri kapsamında zarara uğrattığı hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.Davacı tarafın, dava dilekçesinde şirket tarafından davalıya tahsis edilen .... plaka sayılı aracın, davalının sevk ve idaresinde bulunduğu sırada geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazasında kendisinin olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sigorta tarafından ödenmeyen ve aracın tamiri için müvekkili şirket tarafından 54.000-TL ödemenin yapıldığını, iş bu ödemeden davalının sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiş, bu hususa ilişkin fatura ve ödeme belgesi dikkate alındığında davalının 54.000-TL araç hasar bedelinden sorumlu tutulması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Davacı şirket tarafından, davalı aleyhine TTK.553.maddesi kapsamında yöneticinin sorumluluğu kapsamında maddi ve manevi tazminat istemli iş bu davanın açıldığı, kanundaki düzenlemeye göre davacı tarafın, davalının kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı ve zarar miktarını kanıtlaması gerektiği, davacının, davalının genel müdür olarak bu sıfattan kaynaklı eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı hususunu kanıtlayamadığı, ancak davalının sevk ve idaresinde bulunan şirkete ait aracın maddi hasarlı kaza sonucunda davalının olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenmeyen 54.000-TL hasar bedelinin davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı, iş bu zararın maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline, davacı tarafın manevi tazminat isteminin ise koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 54.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat talebinin subuta ermediğinden reddine, Maddi tazminat yönünden; 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.688,74-TL ilam harcından peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.980,99-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 44,40-TL Başvuru Harcı, 1.707,75-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.752,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 792,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 528,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 10.500-TL bilirkişi ücreti, 200,00-TL posta masrafı, olmak üzere toplam 10.700-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.420-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen 2,80-TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 1,12-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 36.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Manevi Tazminat Yönünden;12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdırKatip ... ¸e-imzalıdır