Danıştay 4. Dairesi, Antalya Aksuda sabit tesisli parselin arazi toplulaştırmasında mevzuata aykırı bölünmesi üzerine verilen iptal kararını temyiz yoluyla onadı.
Özet: Danıştay, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamındaki arazi toplulaştırması uygulamasında, davacının hissedarı olduğu taşınmazın hissesinin sabit tesisleri dikkate alınmaksızın ikiye ayrılması, sabit tesis tutanaklarının eksik düzenlenmesi, üzerinde sabit tesis bulunmayan Hazine adına kayıtlı parsellerle usulsüz birleştirme yapılması ve bu durumun "arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulama yönetmeliği" hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle toplulaştırma işleminin ilgili kısımlarının iptaline karar veren ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarını hukuka uygun bularak, davalı idarenin temyiz istemini reddedip kararları onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: █████/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2011 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listenin değiştirilmesine ilişkin █████/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2015 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; davalı idarenin, toplulaştırma işleminin yürütülmesine yönelik mevzuatı sırasına göre uyguladığı, parsel indeks değerlerini belirledikten sonra yeniden dağıtımda, bu indeks değerleri doğrultusunda arazi dağıtım miktarlarını doğru yaptığı, düzenleme alanında mevzuatta belirtilen katılım payı %10’a kadar denmekte olup, davalı idarenin, uygulamada katılım payını %4,4178 oranında uygulayarak mevzuatta belirtilen katılım payını aşmadığı, dosya içerinde bulunan sabit tesis tutanakları incelendiğinde, parselin geneli için sabit tesis tutanaklarının düzenlenmiş olduğu, parselde hissedar olanlar için ayrı ayrı ve detaylı bir sabit tesis tutanağının düzenlenmediği, bu nedenle kişi kişi kullanım tespiti yapılmadığı, davalı idare, uygulama öncesinde 1 adet parselde hissesi bulunan davacının hissesini, uygulama sonrasında aynı yerden vermiş gibi görünse de, zemindeki yolun kök parseli 2 parçaya ayırmış olması nedeni ile uygulamada kök parselin 2 parçaya bölündüğü, davacıya ait sabit tesisin (ev) bulunduğu kısım dağıtım sonrası oluşan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmasına rağmen davacının hisselerinin 2 parçaya ayrıldığı, 867,20 m²'lik kısmın davacının kullanımında olmayan ve üzerinde herhangi bir sabit tesis bulunmayan, ... ada ... parsel sayılı taşınmazdan verildiği, ayrıca, davacının sabit tesisinin bulunduğu ... ada ... parsele mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazdan 1.723,24 m² hisse getirildiği, zeminde, dağıtımla oluşturulan .. ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir sabit tesis olmamasına ve hazine hissesinin bu kısımla birleştirilmesi imkanı bulunmasına rağmen, davacının sabit tesis niteliğindeki hissesinin 2 parçaya ayrılması işleminin “Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği” hükümlerine aykırı olduğu, davalı idarenin uygulamada, parselde hissedar olanlar için ayrı ayrı ve detaylı bir sabit tesis tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Antalya ili, Aksu ilçesi, ...Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline karar veren Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden İdare Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun "Paylı mülkiyet" başlıklı 688. maddesinde; paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu, paydaşlardan her birinin kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı, payın devredilebileceği, rehnedilebileceği ve alacaklılar tarafından haczettirilebileceği, "Yönetim ve tasarruf" başlıklı 689. maddesinde ise; paydaşların, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabileceği, taşınmazlarla ilgili anlaşmaların imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Arazi toplulaştırma projeleri uygulanırken hukuki durum yani tapu kayıtlarındaki hak sahiplikleri esas alınır. Birden fazla kişinin hak sahibi olduğu taşınmazlarda taşınmazın ne şekilde kullanılacağı yukarıda belirtilen şekilde yazılı bir taksim sözleşmesi ile belirlenmemişse bütün hissedarlar taşınmazın tamamını kullanma hakkına sahip olurlar. Yazılı bir anlaşmanın olmaması veya mevcut olup anlaşmanın davalı idareye bildirilmemesi veya tapuya şerh verilmemesi halinde hissedarların o taşınmazı nasıl kullandığı davalı idarece bilinemeyeceğinden, bu durum dikkate alınmadığı gerekçesiyle toplulaştırma işleminin usulüne uygun yapılmadığından söz edilemez.
Bu durumda; davacı tarafından anılan taşınmazın nasıl kullanıldığına ilişkin herhangi bir anlaşmanın mülakat ve askı süreçlerinde davalı idareye sunulmadığı görüldüğünden yapılan işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!