Hırsızlık suçundan sanığın zorunluluk hali ve manevi unsur itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onandı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanık ve müdafiinin, kendisini suça sürükleyen kişinin baskısı, maddi durumunun istismarı, cebir, manevi unsurun oluşmaması ve zorunluluk hali gibi gerekçelerle hükmün bozulmasını talep ettiği, ancak Yargıtayın bölge adliye mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerini esastan reddettiği ve hükmü onadığı.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı ile itirazen incelendiği ve bu kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, ''kendisini suça sürükleyen kişinin ... isimli şahıs olduğuna ve kendisinin hiçbir suçu bulunmadığına'', sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''A.G. isimli şahsın sanığın maddi durumundan ve annesinin rahatsızlığından yararlanarak suça konu eylemi gerçekleştirmeye zorladığına, sanığa bu yönde cebir uyguladığına, bu şahsın araştırılması gerektiğine ve somut olayda atılı suçun manevi unsurun gerçekleşmediğine, sanığın zorunluluk hali ile bu eylemi gerçekleştirdiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!