İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, trafik kazasında ağır yaralanan davacının maluliyet ve bakım giderleri tazminatı istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: 2014 yılında yaşanan trafik kazasında ağır yaralanıp kalıcı iş gücü kaybı yaşayan davacının, maluliyet ve bakım gideri talebiyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporları doğrultusunda davacının yolcu/muavin sıfatıyla kusursuz, yolcu otobüsünün ise tam kusurlu olduğunu belirterek; davalının (zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) talep edilen bakım ve geçici iş göremezlik giderlerinden, bu kalemlerin öncelikli olarak zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında karşılanması gerektiği gerekçesiyle sorumlu olmadığına hükmetmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : TAZMİNATBAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2014 tarihinde .... plakalı aracın yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası yapması neticesinde davacının ağır yaralandığı, yaralama sebebi ile kalıcı iş gücü kaybı sebebi ile oluşan zarar nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1000 TL maluliyet ve 1000 TL bakım giderinden oluşan maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, kaza yapan aracın taşıt kartı ve yetki belgesinin sorulmasının talep edildiğini, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinin, dava dışı .... tarafından düzenlendiğini, tedavi giderlerinin bu sigorta şirketi tarafından ödenmesinin gerektiğini, sigortalının kusurunun ve davacının zararının ispatının gerektiğini, davacının kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kaza sebebi ile elde ettiği gelirlerin mahsubunun gerektiğini, zarar görenlerin fazla olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince ".... Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 05.11.2020 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 11.03.2021 tarihli raporunda,.... plaka sayılı yolcu otobüsü sürücüsü ... 2918 KYTK 52/1-b ile 56/c maddelerini ihlal ederek bahse konu trafik kazasına sebebiyet verdiği, .... plakalı çekici ve buna bağlı bulunan .... plakalı dorse sürücüsü ....'ın kaza anında sevk ve idaresindeki aracı ile kendi şeridinde ve kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken arkasından ve aynı istikamete seyreden sürücü idaresindeki yolcu otobüsünün kendi aracına arkadan çarptığından kazanın oluşunda herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, davacı ...'nın ise kaza anında .... plakalı yolcu otobüsü içerisinde araç muavini ve dolayısıyla araç içerisinde yolcu konumunda olduğundan kazanın oluşuna herhangi bir biçimde etken olmadığı, davacının bakım giderinden kaynaklı alacağının 357-TL'ye tekabül ettiği, sürekli maluliyet yönünde herhangi bir zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik yönündeki muhtemel zararının 592,20-TL'ye tekabül ettiği, bu alacak kalemlerinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi/sağlık gideri kapsamında olduğu, ancak .... plakalı otobüs için KZTMSS poliçesini düzenlediği anlaşılan davalı ... şirketinin, davacı kaza anında görevli personel sayılırsa bu nedenle, yolcu sayılsa dahi tedavi/sağlık giderlerinden kaynaklanan alacak taleplerinin öncelikte .... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Koltuk-Ferdi Kaza Sigortası teminatından karşılanması gerekeceğinden sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.Davacı vekili 31.03.2021 tarihli dilekçesi ile ek rapor alınmasını talep etmiştir.Davalı taraf rapora beyan vermemiştir.Mahkememizin 05.10.2021 tarihli oturumunda davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler ibraz ettiği 27.12.2021 tarihli raporunda, kök rapora göre herhangi bir değişikliğin olmadığını bildirmişlerdir.Davacı vekili 24.01.2022 tarihli dilekçesi ile yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.Davalı taraf rapora karşı beyan vermemiştir.Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; █████/2014 tarihinde .... plakalı aracın yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası yapması neticesinde davacının ağır yaralandığını, yaralama sebebi ile kalıcı iş gücü kaybı sebebi ile oluşan zararın tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre davacının yaralanmasına sebebiyet veren kazada davacının yolcu olarak bulunduğu, .... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, .... plakalı çekicinin ve buna bağlı ... plakalı dorse sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının yaralanması sebebiyle SGK kapsamında bulunmayan bakım giderinin 357,00-TL olduğu, geçici işgöremezlik zararının 592,20-TL olduğu, kalıcı işgücü kaybının bulunmadığı, davacı yolcu olarak değerlendirildiğinde ve kazaya sebebiyet veren .... plakalı otobüsün Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunduğu ve bu sigorta teminatından zararın karşılanması gerektiği, sıralı sorumluluk esasına göre davalı ... şirketinin sorumluluğunun oluşmadığı anlaşıldığından; davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın reddine'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 14.01.2014 tarihinde .... plakalı aracın kusuruyla meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde ağır yaralandığını ve yüzünde kalıcı iz oluştuğunu, müvekkilinin sağ kaşından başlayarak saçına kadar uzanan 10 cm uzunluğunda ve burnunun sağ tarafında 2 cm uzunluğunda sabit iz oluştuğunu, geçirdiği kaza sebebiyle kendi öz bakımını dahi yapamayacak duruma gelen müvekkilinin bakıma muhtaç halde olduğunu, müvekkilinin üniversite öğrencisi olup kaza tarihinden bu yana okula gidemediği gibi yatalak durumda olması ve kendisine yardım edebilecek bir yakınının da bulunmaması sebebiyle bir bakıcı tutmak zorunda kaldığını, çalışabilecek durumda olmayan müvekkili için bir de bakıcı tutmak zorunda kalmanın maddi açıdan ne denli külfet olduğunun ortada olduğunu, kazaya kusuruyla sebebiyet veren.... plakalı aracın, davalı ...Ş’ye 1642536 numaralı ZMSS Poliçesiyle sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile kişi başı ölüm / sakatlık sorumluluk teminat limitinin, 250.000.00 TL olduğunu, ancak anılan poliçede sakatlık tazminatı ile birlikte bakım giderleri de talep edildiğinden tedavi giderlerinin limiti ile birlikte poliçe toplam teminatının 500.000.00 TL olduğunu, rizikonun gerçekleşmesi nedeni ile dava açılmaksızın müvekkili tarafından talep edilen tazminatın davalı tarafça ödenmediğinden alacağın tahsili için KTK m. 99 gereğince davanın açıldığını, ancak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza sonrası yüzünde sabit bir iz kaldığını ve mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere hiçbir zaman geçmeyeceğinin tespit edilmiş olmasına rağmen dosyanın İstanbul ATK Genel Kurulu'na rapor aldırılması için gönderilmesi gerekirken gönderilmeden hüküm kurulduğunu, 29.08.2019 tarihli Adli Tıp Raporunda da, müvekkilinin yüzündeki izin sabit iz niteliğinde olduğunu ve tamamen düzelmesinin beklenmediğinin oy birliği ile mütalaa olunduğunu, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, kök rapora karşı yapmış oldukları itirazlarına rağmen bilirkişi ek raporunda da kanaatinin değişmediği yönünde rapor sunulduğunu ve buna göre karar verildiğini, dolayısıyla anılan raporda eksiklikler ve hata olduğundan, hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişinin, kök rapora karşı sıralanan ve açıklanan tüm itiraz sebeplerine rağmen itirazlarının değerlendirmeye dahi almadığını, kök raporu tekrar etmekle yetinildiğini, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2012 tarihli, ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında; mahkemece eksik inceleme ve değerlendirmeyle hazırlanmış bilirkişi raporunun dikkate alınarak hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu, yine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarihli, ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında; mahkemece her ne kadar bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenmiş olan raporun nazara alınarak karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığının belirtildiğini, kök raporda olduğu gibi ek bilirkişi raporunun da; eksik inceleme ve değerlendirmeler sonucu oluşturulmuş olmasının, dosya kapsamındaki beyan ve dilekçelerinde izah edilen hususların göz ardı edilmesinin, tek taraflı bir şekilde kanaat oluşturulması nedeni ile dosyanın İstanbul ATK Genel Kurulu'na gönderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı BK. 54. maddesinde yer alan "ekonomik geleceğin sarsılması" olgusunun estetik zararları da kapsadığını, bilirkişi raporunda yüz veya bedende kalıcı izler için maddi tazminat (kazanç kaybı) yolunu açmayan ve bu tür bedensel zararlar için "işgöremezlik oranı" belirlemeyen uygulamanın, "makine-insan" anlayışının bir ürünü olduğunu, bu anlayışa göre, boyası dökülen ve ötesi berisi paslanmış olan "makine"nin eğer çalışır durumdaysa ve kazanç elde ediyorsa, bir zararın olmadığını, bugün tüm iş alanlarında güzel, bakımlı ve gösterişli insanların daha kolay iş bulduklarını, yaptıkları işlerde daha çok ilgi gördüklerini ve daha fazla başarı elde ettiklerini, bu nedenlerle, müvekkilinin yüzünde oluşan kalıcı izlerin çalışma yaşamını ve kazancını ne ölçüde etkilediğinin bilirkişi tarafından ne değerlendirmeye alındığını ne de buna göre bir sonuca varıldığını, yüz ve bedendeki izler ya da biçim bozuklukları için maddi tazminat isteminin Yargı'da kabul edilmesi gerektiğinin Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, ayrıca bahse konu bilirkişi kök ve ek raporlarında sürekli maluliyet yönünde herhangi bir zararın bulunmadığı tespit edilmiş olsa da kök bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin ekinde sunulan Konya Numune Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunda da, müvekkilinin kaza sonrasında %17 oranında engelli kaldığını ve sürekli maluliyetinin olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında; "kazaya sebebiyet veren aracın tam kusurlu ve davacının kusurunun bulunmadığı" şeklinde ibarelere de yer verildiğini, buna rağmen, kazaya karışan aracın müvekkiline verdiği zararın sıralı sorumluluk esasına göre davalı ... şirketinin sorumluluğunun oluşmadığına hükmettiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeni ile maluliyet ve tedavi giderinden ibaret maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " sıralı sorumluluk esasına göre davalı ... şirketinin sorumluluğunun oluşmadığı anlaşıldığından; davanın reddine " karar verilmiştir.İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu somut olayda; kaza sırasında davacının içerisinde bulunduğu .... plakalı otobüsün davalı ... tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 04.03.2013- 04.03.2014 tarihleri arasında sigorta kapsamına alınmış olduğu, yine kazaya karışın aynı aracın dava dışı .... A.Ş tarafından düzenlenmiş aynı dönemi kapsayan Zorunlu Koltuk Sigorta Poliçesinin bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan 11.03.2021 tarihli raporda; Dava konusu kazaya karışan .... plakalı aracın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, davacının yaralanması sebebiyle SGK kapsamında bulunmayan bakım giderinin 357,00-TL, geçici işgöremezlik zararının 592,20-TL olduğu, kalıcı işgücü kaybının bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren .... plakalı otobüsün KZTMSS poliçesini düzenlediği anlaşılan davalı ... şirketinin davacının kaza anında otobüste personel olarak bulunduğunun kabulü halinde bu nedenle, yolcu sayılması halinde de öncelikle dava konusu aracın Zorunlu Koltuk- Ferdi Kaza Sigortasının dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılmış olması nedeni ile bu sigorta teminatından zararın karşılanması gerektiğinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, "Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZKTMSS Genel Şartları A.5 maddesinde kapsam dışı kalan hallerin tek tek sayıldığı, (b) bendinde sürücü, hizmetliler ve sigortalının eyleminden sorumlu tutulduğu diğer kişiler ile yolcu bileti olmayan kişilerin taleplerinin taşımacılık sigortasının kapsamına girmediği anlaşılmaktadır. "Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Esas sayılı ve 03.07.2023 tarihli kararı ile █████████ Esas, █████████ Karar ve 26.05.2025 tarihli karar da bu yöndedir"Dosyada bir sureti bulunan ve davacının hazırlık soruşturması sırasında Jandarmada verdiği 14.01.2014 tarihli ifadesinde kazaya karışan otobüste host olarak çalışmakta olduğu, kazadan önce otobüs şöförünün kendisinden kahve istediği, kahve hazırlamak için orta kapıya gittiğini, bu sırada kazanın olduğunu beyan etmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, her nekadar dava dilekçesi ekinde davacı için düzenlenmiş bir adet yolcu bileti dosyaya delil olarak sunulmuş ise de, bizzat davacının kaza sonrası Jandarmada alınan 14.01.2014 tarihli ifadesine göre kaza sırasında davacının içerisinde muavin olarak bulunduğu otobüsün davalı ... tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olmasına, bu şekilde davacı talebinin sigorta teminatı dışında bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Kararın resen taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026