İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, ticari iş tellallığı sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespitiyle verilen ilk derece kararına yönelik incelemesi.
Özet: Davacı aracı şirket, davalı taşınmaz sahibi şirket ile akdedildiğini iddia ettiği ticari tellallık sözleşmesindeki cezai şart alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı, sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ve sözleşmeyi kabul etmediğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise alınan grafolog bilirkişi raporuyla imzanın davalı şirketin eli ürünü olmadığının tespit edilmesi üzerine, davalının imzaya itirazını geçerli bularak davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkili şirket ile akdettiği 13.11.2018 tarih ve 180 gün süreli Gayrimenkul Aracılık Sözleşmesi kapsamında müvekkilden, mülkiyeti davalı firmaya ait İstanbul İli, ...İlçesi, ...Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel numarasında kayıtlı, zemin kat 2 ve 3 numaralı dükkân vasıflı taşınmazların sözleşme metninde yazılı koşullarla tanıtımının yapılarak satılmasına aracılık edilmesi konusunda hizmet aldığını, sözleşmeye konu taşınmazın satılmasına yönelik aracılık hizmeti vermeyi kabul eden müvekkilin söz konusu taşınmazı ...ağı intranet sistemi içine alıp web sitesinde yayınladığını, çeşitli reklam araçları ile tanıtımını gerçekleştirdiğini, alıcı adaylarına portföyünde yer alan işbu taşınmaz hakkında yerinde bilgiler vererek taşınmaz simsarlığı işine ilişkin tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davalının, müvekkil şirketin haklı cezai şart alacağını ödememesi üzerine aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, mülkiyeti kendisine ait bulunan taşınmazın satılması konusunda müvekkil ile taşınmaz tellallık sözleşmesi akdeden davalı yanın, sözleşmede yazılı olan taahhütlerine aykırı olarak, taşınmazın sözleşme süresi içerisinde ve müvekkil şirketin onayı alınmaksızın satılması sebebi ile akit metninde yazılı azami satış bedeli üzerinden doğan cezai şart borcunu icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödeme yükümlülüğü doğduğunu, takip konusu alacak likit olup davalının takibe yönelik itirazının iptali ile aleyhine, takip konusu alacak miktarının % ...'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı taraf her ne kadar dava dilekçesi ekinde bulunan tellallık sözleşmesine dayanmışsa da, işbu sözleşme üzerindeki imza müvekkilim şirket yetkilisine ait olmadığından müvekkilim şirket aleyhinde hüküm ve sonuç doğurması mümkün olmadığını, işbu sözleşme üzerinde müvekkili şirketin kaşesi dahi bulunmadığını, bu itibarla müvekkili şirketin bilgisi, izni, rızası ve imzası dışında ve iradesine açıkça aykırı şekilde, düzenlenmiş olan işbu sözleşmeye ve üzerindeki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, ,aleyhe hususları ve karşı tarafın iddialarını, sözleşmeyi ya da imzayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu sözleşmeye konu taşınmazlar müvekkili şirkete ait olmakla birlikte taşınmazların değeri karşı tarafça kötü niyetli olarak 2.500,000 TL yazıldığını, müvekkili şirkete ait bu iki taşınmaz toplamda 203.000 TL'ye satılmış olup işbu husus tapu kaydı ve banka dekontları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin bilgisi, isteği ve rızası dışında akdedilen bu sözleşmeyi kabul etmediklerini, ayrıca ve açıkça beyan etmek ve başta imzaya, sözleşmeye, hukuki ilişkiye, cezai şarta ve işbu alacakların tüm ferilerine her yönüyle ve kül halinde itiraz etmekle, itirazlarının kabulü ile neticede davacısı tarafından ispat edilemeyen işbu davanın esastan da reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhinde kötü niyetle takip başlatan ve dava açan karşı taraf aleyhinde dava değerinin %...'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı tarafça sözleşme ve eklerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davalıdan alınan ıslak imza örnekleri, kurumlardan alınan evrak asılları ile sözleşmedeki imzanın karşılaştırılması suretiyle sözleşmenin imzalandığı tarih esas alınarak belirlenen davalı şirket yetkilisi eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, düzenlenen rapor denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan davalı tarafın imzaya itirazının geçerli olduğu ve sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı sabit olduğu, bu haliyle sözleşme şartlarının oluşmadığı, davalının davacıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine, dosya kapsamında davacının kötü niyetli hareket ettiğinin ispatlanamadığından davalı tarafından talep edilen koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama esnasında, davalı/borçlu tarafından icra takibine itiraz edilirken sözleşme altındaki imzaya açıkça itiraz edilmemesine rağmen imza incelemesi yapılması hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edilirken sözleşme altındaki imzaya açıkça itiraz edilmediğini, açık kanun hükmü gereğince davalı borçlu icra dosyasında senet altındaki imzaya açıkça ve ayrıca itiraz etmediğinden imzayı ikrar etmiş sayılacağını, hal böyle iken senetteki imzayı ikrar etmiş sayılan borçlu, artık icra mahkemesinde imzayı inkar edemeyecek ve icra mahkemesinde imza inkarı üzerine imza incelemesi yapılamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme esas alınan 04.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmenin akdedildiği tarih olan 13.11.2018 tarihinde davalı ... temsile yetkili olan ... yönünden inceleme yapılması gerekirken ... yönünden inceleme yapılmış olmasının bozma gerekçesi olduğunu, davalı aleyhine %...'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu alacak "tacirler arası sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı" olup davalı taraf sözleşmeye aykırı davranışlarını açıkça ikrar etmekte olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE :Dava, simsarlık sözleşmesine dayalı cezai şart alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, simsarlık sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı ve cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Dava konusu taşınmaza ilişkin olarak █████/2018 tarihli gayrimenkul aracılık sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "sözleşmenin 3-e hükmünde öngörülen cezai şart alacağı" sebebine dayalı olarak 177.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle █████/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça diğer savunmalarının yanı sıra davacının dayandığı sözleşmedeki imza inkar edilmiştir. Ayrıca davalının dava dilekçesindeki imza eksikliğine ve arabuluculuk tutanağına ilişkin itirazları da bulunmaktadır.Davalı vekili ise, dava dilekçesinin imza ihtiva etmediği itirazında bulunmuştur. HMK'nın 119/1-h maddesinde, davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası, dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Fiziki dosyada bulunan dava dilekçesi ıslak imza ihtiva etmemektedir. Uyap'ta ise dava dilekçesi █████/2020 tarihli dilekçe ekinde sunulmuş olup, e-imza bulunmamaktadır. Bu halde ilk derece mahkemesince HMK'nın 119/2. Maddesi uyarınca davacıya dava dilekçesindeki imza eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmeli ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Davalı arabuluculuk tutanağı aslının süresinde sunulmadığını iddia etmiş ise de, arabuluculuk dosyası Uyap'ta mevcut olup, davalının anılan itirazı yerinde değildir.İlk derece mahkemesince grafoloji bilirkişiden alınan raporda, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça bu rapora sözleşmenin altında Burak Masakçı isimli şahsın değil davalı firmanın kurucusu ve münferit yetkilisi ...'ın imzasının bulunduğu iddiasıyla itiraz edilmiştir. █████/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı şirketin idare ve temsili için aksi karar alınıncaya kadar ... ve ... münferit imza ile temsile yetkili olmak üzere seçilmiştir. ...'nın şirket ortaklığından ayrıldığı █████/2019 tarihine kadar şirketin temsilinde bir değişiklik olmamıştır. Davaya dayanak sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat yükü davacıya ait olup, davacı da imzayı şirketi temsilen ... tarafından atıldığını iddia ettiğine ve sözleşme tarihi itibariyle bu kişinin şirketi münferit imza ile temsile yetkisi bulunmasına göre, ... yönünden imza incelemesi yapılması gerekir. Hal böyle iken ilk derece mahkemesince şirketin diğer yetkilisi ... yönünden imza incelemesi yapılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafından, davalının icra takibine itirazında imzaya açıkça itiraz etmediğinden imza incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı takip borçlusu icra takibine yaptığı itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Bu kapsamda takip borçlusu daha önce imza inkarında bulunmasa dahi itirazın iptali davasında imza inkarında bulunabilir. Bu nedenle davacının söz konusu iddiası yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026