Adana BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminat davasında, maluliyet ve geçici iş göremezlik tazminatı hesaplamasına ilişkin bilirkişi raporlarının usulüne uygun incelenmesi gerektiğini belirtti.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda yaralanan davacının, sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince belirli bir miktar tazminata hükmedilmesinin ardından, davacı vekilinin maluliyet raporunun eksik ve yetersiz olduğu, hesaplanan tazminatın düşük kaldığı ve davacının kusursuz olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunda bulunduğu; üst mahkemenin ise maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili anabilim dalı uzman heyetlerince kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiği yönündeki yerleşik yargı uygulaması ışığında, dosya üzerinde incelemesini sürdürdüğü bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde olup davalı şirkete KZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 20.03.2022 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralandığını geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyetten kaynaklı maddi zararının oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, zararın tazmini maksadıyla davalı sigorta şirketine müracaat ve arabuluculuk süreçlerinden olumlu netice alınamaması üzerine dava ikamesinin zorunlu hale geldiğini ileri sürerek ve fazlaya dair her türlü haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacağın tespiti ile 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli maluliyetten kaynaklı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdine KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı sorumlu olabileceğini, geçici iş göremezlik zarar taleplerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, kusur incelemesi ile kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet derecesinin ATK tarafından belirlenmesini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, davacının motosiklet sevk ve idaresi esnasında kask takmamasının müterafik kusur teşkil ettiğini bu nedenle zarardan müterafik kusur indirimi yapılmasını, SGK tarafından davacıya kaza nedeniyle yapılan tahsis ve ödemelerin zarardan mahsup edilmesini talep ederek neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 17.07.2024 TARİHLİ KARARI: Davacının maddi tazminat yönünden davasının kabulü ile; 22.326,00 TL geçici işgöremezlik zararı ile 320.204,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 342.530,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi(█████/2022) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, karara esas alınan raporda davacıya sadece ortopedik yönden değerlendirme yapıldığını, fiziki tedavi ve rehabilitasyon yönünden herhangi bir tıbbi inceleme yapılmadığını, maluliyet raporu yönünden istinaf talebinde bulunduklarını, mevcut maluliyet raporuna dayalı olarak hazırlanmış hesap raporunun da düşük miktarlı ve eksik verilere dayalı olarak hazırlandığını, olayın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğunu, davacının gelirinin düşük esas alındığını, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, bu hususa ilişkin araştırma yapılmadığını ve miktarın da düşük kaldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ Esas-Karar sayılı █████/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, █████/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, █████/2008-█████/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, █████/2013 ile █████/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu), █████/2015 ile █████/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için █████/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve █████/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████████ E - █████████ K; █████████ E - █████████ K; █████████ E - █████████ K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 20.03.2022 olup mahkemesince hükme esas alınan 17.01.2024 tarihli ve ... sayılı ... Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları ile hakkında kaza sebebiyle düzenlenmiş olan tüm hastane belge ve raporları incelenmek sureti ile maluliyet raporunun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin % 8 olduğu, 6 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu anlaşılmakla rapor yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf bu yönlü başvurusunun reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve █████████ Esas ve █████████ karar sayılı kararları, █████████ Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacı hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum bildirir rapor da nazara alınmakla asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.