Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, hizmet alım sözleşmesi kapsamında asıl işveren tarafından ödenen işçilik alacaklarının alt işverenden rücuen tahsili davasında davacı lehine verilen kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı kurum tarafından davalı hizmet alım yüklenicisinin işçilerine ödenen işçilik alacaklarının (özellikle ihbar ve yıllık izin ücretleri), taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve iş kanunu hükümleri çerçevesinde rücuen tahsili talep edilmiş; mahkeme, davalının cevapsız bıraktığı bu davada, işçilik alacaklarının yüklenici ile işçi arasındaki iş akdine dayanması, ücret ve sosyal hakların sözleşme bedeline dahil edilmesi ve davacının bu alacaklardan sorumlu olduğuna dair bir sözleşme hükmü bulunmaması gibi gerekçelerle, ödenen 135.849,11 TL tutarındaki alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ███████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ███████HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasındaDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil idareye devrolunan ..... ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalının işçilerinden ..... tarafından davacı idare aleyhine açılan işçilik alacağına ilişkin davaların kabulü ile, icra dosyalarına müvekkil idarece ödemeler yapıldığını, bu ödemelerden davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürüp şimdilik 100,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, harçlandırılmış █████/2024 tarihli dilekçesi ile talebini 135.849,11-TL ya çıkarmıştır.CEVAP: Usulüne uygun tebligata rağmen davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının sorumlulukları oranında davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış olup; ..... Esas sayılı icra dosyasının UYAP sisteminden üzerinden geldiği, dava dışı işçiler ..... 'nın ... hizmet döküm cetvelleri ile bilirkişi kök raporunun dosyamız arasına alındığı görülmüştür.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Mahkememizce işçilik alacaklarında uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'e aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "yapılan incelemeler neticesinde,1-) Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçilerin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam işçilik alacakları bakımından hizmet temin eden davalı yüklenicinin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olarak sorumluluğunun varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği, 2-)Dava konusu somut ihtilaf bakımından, davacı ... tarafından alt yüklenici firmaya rücu edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçilerin İş Mahkemesi nezdinde açmış olduğu işçilik alacağı davaları neticesinde, Mahkemesince hüküm altına alınmış ihbar tazminatı alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin olduğu, konuya ilişkin Yüksek Yargı kararları uyarınca iş bu işçilik alacağı kalemlerinin tamamından işçilerin iş akdini feshetmiş olan son alt işveren davalı yüklenici ... İnş. San. ve Ltd. Şti. Firmasının sorumlu olacağı, -Bu doğrultuda yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca, davalı ... İnş. San. ve Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek toplam alacak miktarının 135.849,11 TL olacağı, -Sayın Mahkemece davacı talebi gibi, alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilebileceğinin kabul edilmesi halinde; iş bu alacağın 7.460,96 TL'sine ödeme tarihi olan 05.01.2018 tarihinden itibaren, 8.376,32 TL'sine ödeme tarihi olan 15.01.2018 tarihinden itibaren, 12.960,83 TL'sine ödeme tarihi olan 13.02.2018 tarihinden itibaren, 15.399,91 TL'sine ödeme tarihi olan 02.05.2018 tarihinden itibaren, 114,75 TL'sine ödeme tarihi olan 04.05.2018 tarihinden itibaren, 9.315,53 TL'sine ödeme tarihi olan 13.06.2018 tarihinden itibaren, 14.587,28 TL'sine ödeme tarihi olan 15.11.2018 tarihinden itibaren, 12.632,59 TL'sine ödeme tarihi olan 15.05.2019 tarihinden itibaren, 8.671,98 TL'sine ödeme tarihi olan 20.05.2019 tarihinden itibaren, 13.667,43 TL'sine ödeme tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren ve 32.661,53 TL'sine ödeme tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği netice ve kanaatine varılmıştır. Nihai hukuki takdir ve değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememizce bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmamış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. ..... 'nin 28.01.2014 tarih ve ..... ; 25.02.2014 tarih ve ..... ., sayılı ilamları ile ..... nin 23.06.2014 tarih ve ..... .; 13.11.2014 tarih ve ..... ; 30.10.2014 tarih ve ..... ; 26.10.2015 tarih ve ..... . sayılı ilamları da bu yöndedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, davalı ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmesinin 13.2 maddesinde ve atıfta bulunulan Şartnameye göre; yüklenicinin söz konusu işle ilgili olmak üzere çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. 2 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin ..... sayılı █████/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar █████/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameler incelendiğinde kıdem tazminatına ilişkin ödemenin davalının sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı işçilerin ..... 'nın davalı ... İnş. San. ve Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek toplam alacak miktarının 135.849,11 TL olacağı, davacı talebi gibi, alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilebileceğinin kabul edilmesi gerektiği; iş bu alacağın 7.460,96 TL'sine ödeme tarihi olan 05.01.2018 tarihinden itibaren, 8.376,32 TL'sine ödeme tarihi olan 15.01.2018 tarihinden itibaren, 12.960,83 TL'sine ödeme tarihi olan 13.02.2018 tarihinden itibaren, 15.399,91 TL'sine ödeme tarihi olan 02.05.2018 tarihinden itibaren, 114,75 TL'sine ödeme tarihi olan 04.05.2018 tarihinden itibaren, 9.315,53 TL'sine ödeme tarihi olan 13.06.2018 tarihinden itibaren, 14.587,28 TL'sine ödeme tarihi olan 15.11.2018 tarihinden itibaren, 12.632,59 TL'sine ödeme tarihi olan 15.05.2019 tarihinden itibaren, 8.671,98 TL'sine ödeme tarihi olan 20.05.2019 tarihinden itibaren, 13.667,43 TL'sine ödeme tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren ve 32.661,53 TL'sine ödeme tarihi olan 29.07.2021 tarihinden itibaren avans faizi işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,1-DAVANIN KABULÜNE,135.849,11 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.279,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.318,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.961,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 2.318,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.173,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Dava dışı işçiler yönünden ayrı ayrı gidilen arabuluculuk nedeniyle, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan ayrı ayrı 3.600,00 TL (toplam 36.000,00 TL) arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 875,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.875,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı