İstanbul Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş hizmet bedeli, kur farkı ve haksız tahsilat iadesi taleplerini içeren birleşik alacak davası.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, birleştirilmiş iki ayrı davayı kapsamakta olup; ilk dava, hizmet sağlayıcı bir firmanın, müvekkiline sunulan hizmetler karşılığında kesilen 460.725,60 Euroluk faturanın süresinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan kısmi itirazın kaldırılması, kalan alacağın tahsili, kur farkından doğan zararın karşılanması ve haksız itiraz nedeniyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebini içerirken; ikinci dava ise hizmet alan bir şirketin, aynı hizmet sağlayıcı ile akdettiği yapı ve proje yönetim hizmetleri sözleşmesi kapsamında 1.704.000 Euroluk götürü bedel içinde yer alan 457.164,75 Euroluk belirli bir kalemin hukuka aykırı ve sebepsiz yere tahsil edildiği iddiasıyla, bu bedelin iadesi ve ilgili sözleşme hükmünün geçersizliğinin tespitini talep etmesi üzerine oluşan karmaşık bir mali anlaşmazlığı ele almaktadır.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026 İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E.K. Sayılı dosyasının mahkememizin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, anılan dosyanın mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı ile mahkememizin yukarıdaki sıraya kaydedildiği görüldü. Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' nin davalı ...' ne vermiş olduğu hizmet karşılığında 27.12.2024 tarihli 460.725,60 EURO değerinde fatura kestiğini, iş bu fatura bedellerinin süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine ... 23. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrinde belirtilen şekilde ve miktarda borcunun bulunmadığından bahisle icra takibine 10.07.2025 tarihinde itiraz edildiğini, ancak 04.09.2025 tarihinde icra dosyasına 19.305.860,90 TL'lik bir ödeme yaptığını ve ödenen miktar için itirazlarından vazgeçtiğini bildirerek kalan tutar bakımından itirazlarının devam ettiğinin bildirildiğini, davalı şirketin borcunu ödemeyerek ve bakiye kalan ödeme nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, tarafların ödemenin EURO bazında yapılması konusunda mutabık kaldıklarını, ancak davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin Türk lirası cinsinden olduğunu, bu nedenle kur farkından kaynaklanan alacağında doğduğunu, borçlunun icra dosyasına dayanak yapılan faturaya itiraz etmediğini, yalnızca borcu olmadığını iddia ettiğin, davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, 14.07.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu’na... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davalının ... 23. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların kaldırılmasına, takibin devamına, borcu olmasına rağmen haksız yere itiraz etmiş olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E.K. Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... 27 Şubat 2024 tarihinde müvekkili şirketin Nişantaşı’nda bulunan ... mağazasına ilişkin olarak Yapı ve Proje Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında, davalının sözleşmenin 2 no’lu ek’inde ve sözleşmede tanımlanan hizmetleri ve işleri ifa etmesi; bunun karşılığında ise müvekkil şirketin de 1.704.000 EURO tutarında ödeme yapması kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmede götürü bedel olarak kararlaştırılan tutarı ödediğini, sözleşmenin 2 nolu ekinde belirtilen ve 457.164,75 EURO tutarında olan “...” kaleminin de olduğunu, müvekkili şirketin bu götürü bedeli de toplam tutar içerisinde ödediğini, davalının bu götürü bedeli hangi hizmete istinaden müvekkil şirketten tahsil ettiğini, müvekkil şirket’in bütün taleplerine rağmen ortaya koyamadığını, müvekkili şirketin iradesi sakatlanarak tahsil edilen ödemenin davalıdan alınarak müvekkili şirkete geri verilmesi gerektiğini, ... kalemi dışında kalan işlerin müvekkili şirket tarafından tarafından kabul edildiğini, davalının yalnızca bir konuda ne iş yaptığını ve ne hizmet verdiğini kanıtlayamadığını, bu konunun da Sözleşme’nin 2 no’lu ekinde yer alan “...” kalemi olduğunu, adından da anlaşılacağı üzere, bu kalem esasen müvekkil şirketin mağazasında yapılacak mimarlık işlemleri kapsamında idareden alınacak izinler için ayrıldığını, ne var ki bu tutara karşılık verilen hizmetlerin/yapılan harcamaların somutlaştırılmasına sıra geldiğinde müvekkil şirket tabir-i caizse hukuka aykırı ve haksız ve fahiş bir ödemenin kendisinden tahsil edildiğini anladığını, davalı, müvekkili şirket'ten "..." bedeli adı altında fahiş bir ödeme tahsil ettiğini, bu ödemenin hasredildiği hizmetler de ortaya konamadığını, davalı, “..." bedeli bakımından müvekkili şirketin iradesini de sakatladığını, "..." bedelinin müvekkil şirket’ten tahsil edilmesinin herhangi bir hukuki sebebi bulunmadığı anlaşıldığını, davanın kabulü ile müvekkili şirketin taraf olduğu Yapı ve Proje Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi'nin EK-2'sinde yer alan ... bedeli düzenlemesinin hukuka aykırı ve hükümsüz olduğunun ve müvekkili şirketin bu hüküm ile bağlı olmadığının tespitine, 457.164,75 EURO’nun ödeme tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının EURO üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Anayasa Mahkemesi ' nin ... tarihli ...Esas ... Karar sayılı kararı ile "Davaların birleştirilmesi, hukuk davalarında ayrı ayrı açılmış davalar arasında bir bağlantının bulunması hâlinde bu davaların birleştirilmesi suretiyle daha az giderle ve daha süratli bir şekilde görülmesini sağlamak, ayrıca çelişkili kararlar verilmesini önlemek amacıyla kabul edilen bir usul hukuku müessesesidir (bazı farklarla birlikte bkz. AYM, E..., K...., 27/3/2014). Bu kapsamda davaların birleştirilmesi müessesesi ile Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri çerçevesinde yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve çelişkili kararların verilmesinin önüne geçilerek yargılama sonucunda hakkaniyete uygun bir karar verilmesi amaçlanmaktadır....Bu kapsamda aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davalarda ikinci davanın açıldığı mahkeme/hâkim tarafından koşulları oluşmadığı hâlde birleştirme kararı verilmesi durumunda bu konudaki keyfîliği önlemeye ve birleştirme kararını ortadan kaldırmaya elverişli, etkili ve yeterli güvencelerin öngörülmesi gerekir. Bununla birlikte kuralda, kanunda öngörülen koşullar oluşmamasına rağmen birleştirme kararı verilmesi hâlinde dosyanın usule aykırı şekilde birleştirme kararı veren ikinci davanın açıldığı mahkemeye geri dönmesini sağlayacak bir mekanizmaya yer verilmediği anlaşılmaktadır....Bir davanın aynı yargı çevresinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki başka bir hukuk mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birleştirilmesinin davaya bakan mahkemenin/hâkimin değiştirilmesi sonucunu ortaya çıkaracağı açıktır. Kuralla bu kararın diğer mahkeme için bağlayıcı olduğu öngörülmek suretiyle uyuşmazlığın doğmasından sonra davaya başka bir mahkeme/hâkim tarafından bakılmasına imkân tanınmaktadır. Bununla birlikte kuralda hukuka aykırı olarak verilen birleştirme kararlarının denetlenmesi suretiyle davanın birleştirme kararını veren mahkemeye gönderilmesini sağlayacak düzeltici bir mekanizmaya yer verilmemiştir. Böylece ikinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararı vermesiyle davaya bakacak olan mahkemenin/hâkimin geri dönülemez şekilde değiştirilmesi, uyuşmazlıkların normal şartlar altında söz konusu davaya bakacak mahkeme/hâkim dışında başka bir mahkeme/hâkim tarafından görülmesi sonucunu doğurmaktadır.Bu itibarla belirli bir uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere koşulları oluşmamasına rağmen ikinci davanın açıldığı mahkeme tarafından bağlayıcı olarak birleştirme kararı verilebilmesi normal şartlar altında söz konusu davaya bakacak olan mahkemeyi/hâkimi geri dönülemez bir şekilde değiştirmektedir. Dolayısıyla kural kapsamında ikinci davanın açıldığı mahkeme tarafından verilen birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlamasının kanuni hâkim güvencesiyle bağdaştığı söylenemez.Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 37. maddesine aykırıdır. İptali gerekir." gerekçesiyle ... tarihli ve ... sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği görülmüştür. Her ne kadar ... esas sayılı dava dosyası ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasının tarafları arasında açık şahsi bağlantı olduğu, her iki davanın benzer sebepten kaynaklandığı, delillerin dahi benzer olduğu, aralarında bu şekilde fiili şahsi bağlantı bulunduğu, delillerin birlikte takdirinin uygun olduğu, birleştirme kararı verilmesinin usul ekonomisi yönünden gerekli olduğu gerekçeleriyle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E.K. Sayılı dosyasında birleştirme kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ise de; huzurdaki davanın taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında █████/2024 tarihinde düzenlenen 460.725,60 EURO bedelli fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan .... 23. İcra Dairesi' nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ile açıldığı ve uyuşmazlığın bu fatura alacağı kapsamında değerlendirileceği; mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...esas sayılı dosyasında ise taraflar arasında düzenlenen █████/2024 tarihli Yapı ve Proje Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında düzenlenen █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihli faturalara istinaden yapılan 1.704.000,00 EURO ödemenin sözleşmede "..." bedeli olarak kararlaştırılan ve ödemesi yapılan götürü bedelin hangi hizmete istinaden tahsil edildiğinin ortaya konulamadığı davacının iradesinin sakatlanarak tahsil edilen ödemenin davalıdan alınarak davacıya geri verilmesinin talebi ile eldeki alacak davasının açıldığı sonuç olarak bu davada sözleşmenin "..." kalemine ilişkin alacağının varlığı ve irade sakatlığının bulunup bulunmadığının araştırılacağı mahkememiz dosyasında ise bir kısmı ödenen ve cephe işleri ile tavan ve duvar işlerine ilişkin birleşen davada uyuşmazlık konusu olmayan fatura alacağı yönünden bakiye alacak kalıp kalmadığı kısmının araştırılacağı dolayısıyla davaların birlikte görülmesinin davanın daha az giderle ve daha süratli bir şekilde görülmesini sağlamayacağı gibi çelişkili kararlar verilmesini önleme amacı da taşımadığı yalnızca davanın uzamasına sebebiyet vereceği ve bunun da usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı değerlendirildiğinden Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E.K. Sayılı dosyasının bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiş ve birleşen dava dosyasının ... 2 . Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... E.K. sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de, birleşen dava dosyasının ... 2 . Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.Başkan ... e-imzaÜye ...e-imza Üye ... e-imzaKatip ... e-imza