Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklı cari hesap alacağı itirazın iptali davasında, eksik teslimat ve haksız fatura iddialarının bilirkişi raporu ile değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, davalıdan ticari ilişkisinden kaynaklanan 56.793,95 TL cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı, eksik ürün teslimi, iade faturaları düzenlenmesi nedeniyle borcu olmadığını, alacağın ispatlanamadığını ve kötü niyet tazminatı ödenmesini savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, bazı fatura ve iade faturaları tespit edildiği ancak ürün eksikliği veya hatalılığına dair bir tespit yapılamadığı ve ana alacak ile icra tarihine kadar işlemiş yasal faizin toplam 61.564,45 TL olduğu belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin sözleşmesel tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen 56.793,95 TL tutarındaki alacağının ödenmediğini, alacağın müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar ile BA-BS formlarıyla sabit olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin otomotiv sektörü için üretim yaptığını ve davacıdan sac tedariği talep ettiğini, ancak davacının ürünleri eksik göndermesine rağmen fazla tutarlı faturalar kestiğini, bu faturaların müvekkili tarafından iade edildiğini ve usulüne uygun iade faturaları düzenlendiğini, bu durumun borcu sona erdirdiğini, esasa ilişkin olarak; davacının mal teslimine dair somut bir delil sunamadığını, salt faturaya dayanılmasının alacağın varlığını ispatlamaya yetmeyeceğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ve müvekkilinin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğin, takibe konu edilen faiz oranının yasal sınırların üzerinde ve fahiş olduğunu, alacağın varlığı kabul edilmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; haksız davanın reddine ve kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 56.793,95-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı ve davalı firma arasında cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, Davacı ve davalı firmaların cari hesaplar incelendiğinde 2024 yılı açılış bakiyesinden kaynaklı olarak 108,37.-TI fark bulunduğu görülmüş olup diğer kalemlerine bakıldığında birbirleri ile uyumlu olduğu, ... Alüminyum Metal Sanayi ve ticaret Ltd. Şti.'nin █████████ yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, ... Savunma Sanayi ve Otomotiv A.Ş.'nin █████████ yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Dava — konusu — faturala davacı — firmanın — ... numaralı faturalara istinaden davalı firmanın düzenlemiş olduğu ... sayılı 38.449,38.-TL tutarında fatura olduğu ve davacı firmanın .... sayılı vade farkı faturasına istinaden düzenlemiş olduğu ... numaralı 27.360,00.-TL tutarında iade faturalası olduğu görülmüş olup davacı firmanın da bu faturaları tekrar olarak davalı firmaya düzenlediğinin tespit edildiği Davalı firmanın ... numaralı iade faturasının üzerinde açıklama bölümünde hangi faturalara istinaden davacı firma tarafından düzenlenmiş irsaliyeler görülmüştür fakat teslimde eksik veya hatalı ürün olup olmadığı tarafımızca tespit edilemediği, Hesaplamalar 2 farklı faiz ile yapılmış olup Sayın Mahkeme temerrüt faizi hesaplanması kanaatinde ise; Davacının alacağı 56.793.95.-TL tutarın icra tarihine kadar işlemiş yasal faizinin 4.770,50.-TI olacağı toplam alacağının 61.564,45.-TL olarak hesaplanacağı, Sayın Mahkeme davacının icra da istediği reeskont faizi üzerinden hesaplama kanaatinde ise; Toplam tutar 56.793,95.-TL olduğu, 9050,75 temerrüt faiz oranı 1.350,88.-TL olduğu, 648,25 temerrüt faiz oranının 2.682,58.-TL olduğu, 9043,25 temerrüt faiz oranının 671,87.-TL olduğu faiz toplamlarının 4.705,23.-TL olacağı toplamda davacının alacağının 61.499,28.-TL olacağı, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtmiştir.Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmiştir.Bilirkişi ... █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; '' Sayın Mahkemenin 22.01.2026 tarihi duruşma tutanağındaki istermi üzerine Yargıtay İçtihatları çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; FATURADA YER ALAN VADE FARKI KAYDINA İLİŞKİN YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME (Yargıtay İBHGK'nın 27.06.2003 T. ve 2001/1 E, 2003/1 K. Sayılı Kararı) Sözkonusu içtihadı birleştirme kararına göre; 1-Taraflar arasında mevcut olan yazılı bir sözleşme ile vade farkı ödenece ği hususu kararlaştırılmış ise bu kayıt sözleşmenin bir unsuru olarak kabul edildi ğinden TTK m. 23/2'de yer alan karineye dayanmaya dahi gerek olmaksızın asıl borç ilişkisini doğuran yazılı sözleşmeye dayanarak vade farkı istenebilir. 2-Taraflar arasında mevcut olan yazılı bir sözleşme ile vade farkı istenemeyeceği kararlaştırılmış ise vade farkı kaydına TTK m. 23/2'de belirtilen sürede itiraz edilmese dahi yazılı sözleşmenin asli unsurlarından olan semenin tek taraflı irade beyanı ile değiştirilmesi mümkün olamayacağından vade farkı istenmesi hukuken mümkün değildir. 3-Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına karşın faturada yer alan vade farkı kaydı ile vade farkı istenebileceği doğrultusunda ticari teamülün varlığı halinde de faturaya TTK m. 23/2'de belirtilen sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde vade farkı yürütülebileceği hususlarında Yargıtay hukuk daireleri arasında uyuşmazlık olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay'ın ilgili hukuk daireleri arasında uyuşmazlık konusu olan husus, taraflar arasındaki asıl borç ilişkisinin yazılı bir sözleşmeye dayanmadığı hallerde, faturada yer alan vade farkı kaydına itiraz edilmemesi neticesinde vade farkı istenebileceğine ilişkin ticari teamül de yok ise; faturada yer alan vade farkı kaydına TTK m. 23/2'de belirtilen sekiz günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmemesi durumunda vade Yarkının fatura münderecatından olup olmadığı ve buna bağlı olarak, bu hallerde vade farkı istemenin hukuka uygun olup olmadığıdır. Hemen belirtelim ki, Yargıtay İBK ile bu durumda vade farkı istenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Şeklindedir. Davacının düzenlenmiş olduğu faturalara bakıldığında her faturanın açıklama bölümünde ödemenin gecikmesi durumunda vade farkının işletileceğinin ve oranlarının belirtildi görülmüştür. Düzenlenmiş faturalara örnek olarak aşağıya 2 fatura örneği eklenmiştir. Görseli sunulan faturalar gibi tüm faturalarda vade tarihi ve vadesinde ödememesi halinde uygulanacak vade farkı oranı yazdığı görülmüş olup bu konudaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Görüş ve kanaatine varılmıştır. Kanaati ve tespitleri Yüce Mahkemenize arz olunur.'' şeklinde belirtilmiştir.Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa faiz ve ferileriyle birlikte ne kadar olduğu, davacı tarafından davalıya eksik ürün gönderilip gönderilmediği konularında konularında olduğu anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 56.793,35-TL alacağının bulunduğu, davalı tarafın defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 56.685,58-TL alacağının bulunduğu, tarafların defterleri arasındaki bu farkın 2024 yılı açılış bakiyesinden kaynaklandığı, fark tutarın 108,37-TL olduğu, diğer alacak kalemlerinin ise birbirleri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın davaya konu icra takibinin başlatılmasından sonra davacı firmanın ... numaralı faturalarına istinaden ... sayılı 38.449,38.-TL tutarında iade faturası düzenlediği, yine davacının ... sayılı vade farkı faturasına istinaden de davalı yanın... numaralı 27.360,00.-TL tutarında iade faturasını düzenlediği görülmüştür. Davalı yan cevap dilekçesinde davacı tarafın faturalara konu ürünlerin eksik gönderilmiş olmasına rağmen ürünlere ilişkin olarak fazla tutarda fatura keşide edilmiş olduğunu, mal tesliminin eksik yapılmış olduğunu iddia etmiştir. Bu bakımdan konusu mal olan faturalara ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen ... numaralı faturalara istinaden ... sayılı 38.449,38.-TL tutarında iade faturasına değer verilip verilemeyeceğinin ayrı, vade farkı faturasına istinaden düzenlenen iade faturasının ise ayrıca ele alınması gerekmektedir.Konusu mal olan faturalara istinaden davalı tarafça düzenlenen iade faturasına yönelik yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre davalı taraf, dava konusu faturaların içeriğine süresinde itiraz etmemiş olup fatura içeriğini kabul etmiş sayılmalıdır. Ayrıca dava konusu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olup bu kayıt, fatura konusu malları teslimine karine teşkil etmektedir. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Somut olayda da ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça bu yönde bir delil sunulmamış olup davalı tarafın, faturaların anlaşmaya aykırı düzenlendiğine, fatura konusu malların eksik teslim edildiğine yönelik iddialarının yersiz olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davalının süresinden ve icra takibinin başlatılmasından sonra iade faturası düzenlemesinin itiraz anlamına gelmeyeceği, davalının, icra takibinin başlatılmasından sonra düzenlemiş olduğu iade faturasını ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğini ispat yükü altında olduğu, somut olayda, davalı tarafça konusu mal olan ... numaralı faturalara istinaden kendisinin düzenlemiş olduğu ... sayılı 38.449,38.-TL tutarındaki iade faturasının dayanağı kanıtlanamamış olup dayanağı kanıtlanamayan bu iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli görülmemiştir.Davacının ... sayılı vade farkı faturasına istinaden davalı yanın... numaralı 27.360,00.-TL tutarında iade faturasına yönelik yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasında vade farkına ilişkin olarak taraflar arasında anlaşma bulunduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmamış olduğu görülmektedir. Yargıtay kararları uyarınca vade farkı faturası düzenleme ve tahsiline ilişkin teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir. Taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi ve ödenmesine ilişkin bir teamülün de bulunmadığı, salt davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların altına bu yönde kayıtlar düşmüş olmasının taraflar arasında bu noktada bir anlaşma veya teamülün bulunduğunu kabule yetmeyeceği anlaşılmıştır. Belirtilen bu esaslar çerçevesinde de vade farkı faturası tutarı 27.360,00-TL'nin davalı defter ve kayıtlarına göre tespit edilen toplam alacak tutarı olan 56.685,58-TL'den mahsup edilmesi gerektiği, bu kapsamda da davacı alacağının ticari defter ve kayıtlar dikkate alınarak 21.674,42-TL olduğu anlaşılmış ve davanın bu tutar üzerinden kısmen kabul, kısmen reddine ve davacının tespit edilen alacağının hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine davanın kabul edildiği miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE,Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 21.674,42-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 21.671,42-TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 4.334,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.480,57 TL ilam harcından peşin alınan 642,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 838,13TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 642,44 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.257,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.755,50TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.844,49 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 572,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.572,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.034,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.674,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 35.119,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... Hakim ... e imzalıdır e imzalıdır