T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ayakkabı ticareti yapan taraflar arasında haksız tahsil edilen avans çekleri ve iskonto faturaları kaynaklı alacak davasında bilirkişi raporunun değerlendirilmesi.
Özet: Ayakkabı satıcısı davacının, ayakkabı üreticisi davalıya avans olarak verdiği çekin haksız tahsili ile iskonto faturalarından kaynaklı toplam 531.135,79 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği davada, davalı iskonto faturalarının gerçeği yansıtmadığını ve iskontoların nakit yerine bedelsiz ürünle karşılanması gerektiğini savunurken, bilirkişi raporunda davacının dava tarihi itibarıyla 532.218,53 TL anapara ve 108.572,58 TL faiz olmak üzere toplam 640.791,11 TL alacağı olduğu ve iskonto uygulamasının sektörel teamül olduğu belirtilmekle birlikte, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya dayalı ilişkinin ve ihtilaflı faturaların defter kayıtlarına etkisi hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ayakkabı satışı, davalının ise ayakkabı üretimi ( ..... markası) alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki ticari işleyiş gereği müvekkilinin siparişlerine karşılık önden "avans çekleri" verdiğini, teslim edilen ürün bedeline göre iskonto faturaları düzenlendiğini, müvekkili tarafından avans olarak verilen █████/2024 tarihli, 300.000,00 TL tutarlı çek için herhangi bir sipariş oluşturulmadığını ve çekin iadesinin istenmesine rağmen davalı tarafça haksız yere tahsil edildiğini, ayrıca iskonto faturaları ve fazla ödenen avanslardan kaynaklı 231.135,79 TL alacaklarının bulunduğunu, Beyoğlu ..... Noterliği’nin 20.09.2024 tarihli ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmadığını ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; haksız tahsil edilen çek bedeli ile bakiye alacaklar toplamı olan 531.135,79 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.09.2024'ten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunarak, davacı tarafından düzenlenen iskonto faturalarının gerçeği yansıtmadığını ve mükerrer olduğunu beyan etmiştir. Davacının 19.09.2024 tarihli faturalarının; geçmiş dönemlerde zaten mahsup edilen (fatura altı yapılan) bağlantı iskontolarına veya sektör teamülleri gereği iskonto uygulanmayan RPT (tekrar) siparişlerine ilişkin olduğunu, davacıya bu yönde bir taahhütte bulunulmadığını, bir an için alacak hakkı olduğu düşünülse dahi, sektör teamülleri gereği iskonto bedellerinin nakden değil "bedelsiz ürün" şeklinde ödendiğini, davacının nakit iade talebinin haksız olduğunu, davacının sunduğu iskonto faturalarına süresi içerisinde itiraz edilememiş olmasının, o tarihteki belirsizlikten kaynaklanan sehvi bir durum olduğunu ve borcu kabul anlamına gelmediğini, ayrıca, davacının tanık olarak bildirdiği eski personelin şirketi temsil ve taahhüt yetkisinin bulunmadığını beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ..... ve Tekstil Mühendisi Bilirkişi .....'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; " Mali yönden değerlendirme; Davacı şirketin 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; Davacı şirketin 2022, 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan dava tarihi olan 25.02.2025 tarihi itibari ile 532.218,53 TL bakiye alacağı olduğu, Davalı şirketin 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2022, 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı yana dava tarihi olan 25.02.2025 tarihi itibari ile 532.218,53 TL bakiye borcu olduğu, Davacı tarafında düzenlenen faturanın davalı tarafından iadesi sureti ile fatura içeriğinin ihtilaflı hale geldiğinin sabit olduğu, Fatura içeriğinin ihtilaflı hale geldiği, taraflar arasında alt hukuki ilişkinin sözlü anlaşmaya bağlı mal alım-satım ilişkisi olması hasebi ile içeriği ihtilaflı hale gelen faturanın defter kaydına itibar edilemeyeceği, ihtilafa konu olan iskonto faturasına dair, ayakkabı sektöründe hiçbir toptancının firma iskonto bedelini nakit olarak ödemediğini, iskonto bedeli oranında bedelsiz ürün gönderimi yapmakta olduğunu yönünden değerlendirmenin uzmanlık alanımın dışında kaldığından bu yönde değerlendirme yapılamadığı, Sayın Mahkeme tarafından, davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu yönünde kanaatin oluşması halinde, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Davacı yanın davalı yandan dava tarihi olan 25.02.2025 tarihi itibariyle 108.572,58 TL işlemiş faiz, 532.218,53 TL asıl alacak ile birlikte toplam 640.791,11 TL alacağı olduğu görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. * Davacı tarafça sunulu iskonto fatura örneklerinde taraflar arası 02.01.2023-23.12.2023 dönemi .... . ve ..... sezonları ticari ilişki kapsamında; faturaların alt kısmında belirtildiği üzere 9024,19 ile 9028,20 oranında iskonto uygulandığı, bu uygulamanın sektörel bir uygulama olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaşılmıştır. Meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ve tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md.266/c.2 vemd.279/4 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun'un md.3/3 hükmü gereği tamamen ve münhasıran Sayın Mahkemeye aittir. " şeklinde belirtmiştir.Taraf vekillerinin itirazı üzerine dosya yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmiş, önceki heyete bir iskonto konusunda uzman bilirkişi eklenerek ek rapor aldırılmıştır.Bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; ''Dava konusu olayda iskonto ile ilgili olarak iki ayrı durum vardır. Bu durumlar ve yapılan açıklamalar kısaca aşağıdaki gibidir. B. Faturada Gösterilen Iskonto; bu durum davalı tarafın alış faturalarda olan ve almış olduğu malların maliyet fiyatından yapılan indirimleri gösteren tutarlardır. Davacı tarafından düzenlenen İskonto faturaları; Davacı tarafından düzenlenen iskonto faturaları daha önceden alınmış olan mallara ilişkin fatura bedellerinden düşülmek üzere düzenlenmiş faturalardır. Cari hesabı azaltıcı etki yapar. Davalı tarafından düzenlenen faturalardaki iskontolar ürünün maliyetinden düşülmüş ve bu rakam üzerinden fatura tutarı hesaplanmıştır. C. Dosya konusu somut olayda davacının alacağı olduğu için düzenlemiş olduğu bu iskonto faturaları davalıdan alacağını arttırmıştır. Sonuç olarak; Mübrez dosya içerisinde ve eklerindeki rapor, evrak, belge ve tutanaklarla da tespit edildiği üzere görüş ve kanaatimizi bildiren raporumuzu, 6100 HMK” nun 282. madde hükmü gereğince hukuki takdirin ve nihai kararın Yüce Mahkemenin yetkisinde olmak üzere bilgi ve tensiplerinize sunarız.'' şeklinde belirtilmiştir.Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacının davalıdan cari alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu konularında toplandığı anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere tarafların defter ve kayıtlarına göre davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 532.218,53-TL alacağının bulunduğu, tarafların defter ve kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava açıldıktan sonraki bir tarih olan █████/2025 tarihinde davalı tarafından, davacının davalıya düzenlemiş olduğu 19.09.2024 tarih ve ..... no.lu 20.052,00 TL bedelli, 19.09.2024 tarih ve ..... no.lu 130.039,45 TL bedelli ve 19.09.2024 tarih ve ..... no.lu 46.320,12 TL bedelli iskonto faturalarına istinaden aynı bedelli iade faturaları düzenlendiği, bu faturaların ilk aşamada davacı tarafça reddedildiği, █████/2025 aynı bedelli iade faturalarının davalı tarafça yeniden düzenlendiği, davacı tarafça düzenlenen bu █████/2025 tarihli faturalara ise süresi içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından gönderilen 19.09.2024 tarih ve ..... no.lu 20.052,00 TL bedelli, 19.09.2024 tarih ve ..... no.lu 130.039,45 TL bedelli ve 19.09.2024 tarih ve .... no.lu 46.320,12 TL bedelli iskonto faturalarının davalı tarafından defterlerine işlenerek ve süresinde itiraz edilmeyerek anılan fatura içeriklerinin davalı tarafça kabul edilmiş olduğu, davalının süresinden sonra iade faturası düzenlemesinin itiraz anlamına da gelmeyeceği, tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve usulüne uygun açılış-kapanış tasdiklerinin de olduğu nazara alındığında davacının alacağının varlığını usulüne uygun şekilde ispat etmiş olduğunun kabulünün gerektiği, davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarname ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki iş günü içerisinde davaya konu ettiği alacaklarının kendisine ödenmesi gerektiğini bildirmiş olduğu, bu bakımdan faiz başlangıç tarihinin de ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alınarak █████/2024 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış ve ulaşılan bu kanaatler doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE, 531.135,79-TL alacağın █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 36.281,88 TL ilam harcından peşin alınan 9.070,48TL harcın mahsubu ile bakiye 27.211,40TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 177,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 9.070,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 27.863,38TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 83.670,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır