12. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında bilirkişi raporlarıyla borcun tespit edilmesi.
Özet: Ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, davacı şirket itirazın iptalini talep etmiş; davalı, alacağın gerçek dışı faturalara dayandığını iddia ederek borcu reddetmiş, ancak mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi, tarafların ticari defterlerini inceleyerek davalı şirketin kendi kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacıya belirli bir miktar borçlu olduğunu ve takipten sonra kısmi ödeme yapıldığını raporlamıştır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirketten olan 689.786,87 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun █████/2024 tarihli itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu durumun sunulan cari hesap ekstresi ve faturalarla sabit olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin alacağa delil teşkil ettiğini, davalının borcu dayanaksız olarak inkar etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirketin hiçbir mal veya hizmet alımına dayanmayan gerçeğe aykırı faturalar düzenleyerek müvekkilini borçlu göstermeye çalıştığını, bu faturaların kabul edilmediğinin ve ticari defterlere işlenmeyeceğinin ... 72. Noterliği'nin █████/2024 tarih ve 10565 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, davacının sunduğu ekstrede yer almayan ancak ihtarnameye konu olan 7.962.290,00 TL'lik bir faturayı ihtar üzerine davacının sildiğini, bunun dahi faturaların gerçek dışı olduğunun kanıtı olduğunu, davacının bu eylemlerinin, müvekkil şirkete ait ders föylerinin izinsiz çoğaltılması nedeniyle aralarındaki telif uyuşmazlığından kaynaklandığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiştir. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerekir.Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ancak 2024 yılı defterlerinin ibraz edilmediği, davacı defterlerinde takibe konu faturaların kasa hesabına kaydedildiği ve davalı şirket adına bir alıcı hesabı bulunmadığı, davalı şirketin ise ticari defterlerini ibraz etmediği belirtilerek davacı defterlerine göre bir alacak tespit edilemediği bildirilmiştir.Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda, davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari kayıtlarına göre takip tarihi olan █████/2024 itibarıyla davacıya 252.624,46 TL borç bakiyesi bulunduğu, takip sonrası █████/2024 tarihinde 150.000,00 TL ödeme yapıldığı ve █████/2024 tarihi itibarıyla davacıya 102.624,46 TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, davacının takip talebi ile davalının defterlerindeki bakiye arasındaki farkın, davalının itiraz ettiği 2024 yılına ait faturalardan kaynaklandığı belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalının ise takibe konu faturaların gerçeğe aykırı olduğu ve borcu bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiği, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip tarihi olan █████/2024 itibarıyla davalı defterlerinde davacıya 252.624,46 TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğunun tespit edildiği, TTK'nın 21/2. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin, faturanın içeriğinin ve dayandığı hukuki ilişkinin kabulü anlamına geldiği, davalının kendi defterlerine kaydettiği ve yasal süresinde itiraz etmediği borcu sonradan inkar etmesinin hukuken himaye edilemeyeceği, kaldı ki davalının takip sonrası kısmi ödemede bulunduğu, bilirkişi ek raporu ile davalının takip tarihi itibarıyla 252.624,46 TL borçlu olduğunun kendi ticari kayıtları ile sabit olduğu, davanın 10.000,00 TL'lik kısmi alacak talebine ilişkin olduğu ve ispatlanan alacak miktarının talep edilen miktardan fazla olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın 10.000,00 TL'lik kısım yönünden haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, 10.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 683,10 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacının karşıladığı 802,50 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.802,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır