Farklı mal ve hizmet sınıflarında tescilli markalar arasında iltibas iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasının reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Porselen üreticisi davacı şirketlerin, mobilya sektöründeki davalının "... + ..." ibareli markasının kendi tescilli markalarına ve ticaret unvanlarına iltibas oluşturduğu iddiasıyla açtığı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasında, davalının farklı mal ve hizmet alanlarında faaliyet gösterdiğini ve markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını savunması üzerine, bilirkişi incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak davacıların temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri şirketlerin 1983 senesinde kurulduğunu ve porselen üretimi, satış ve dağıtımı faaliyeti alanında saygın ve başarılı şirketler olduğunu, müvekkillerinin ürün markasının "..." veya "..." asıl ibareli diğer markalardan oluştuğunu, aynı zamanda ticaret unvanının bu ibareyi içerdiğini, müvekkillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ..................................................tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, davalının 31.07.2017 tarihinde ...+... ibareli markayı 20... . sınıflarda tescil ettirdiğini, davalıya ait ... + ... ibaresinin, müvekkillerin .../... + ... ibareli markalarıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, aynı zamanda 6/1 hükmü kapsamında ilişkilendirme ihtimali arz ederek iltibasa sebebiyet verdiğini, ... ibaresinin aynı zamanda müvekilinin ticaret unvanı olarak da tescilli ve koruma altında olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2017/... tescil numaralı markanın, müvekkili markaları ile benzer olduğunun tespitine, hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ana faaliyet konusunun yatak odası, yemek odası, banyo dolabı, genç ve çocuk odası takımı, gardrop, vestiyer vb. imalatı olduğunu, davacının faaliyet konusunun ise porselen üretimi satışı ve dağıtımı olup mal ve hizmet alanlarının farklılık arz ettiğini, müvekkili adına tescilli olan ... ibaresinin Malta dilinde abone ol anlamına geldiğini, markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda özetle davalı ve davacı markaları arasında mal ve hizmet sınıfları yönünden kısmi aynı/benzerliğin meydana geldiğini, ancak davalı markası ile davacı markalarının SMK'nın 5/1-ç ve 6/1 hükümleri uyarınca benzer olmadığı, markalar benzer bulunmadığından markaların anılan Kanun'un 6/6 hükmü kapsamında diğerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markanın davacıya ait marka ile benzer olmadığı, davalıya ait marka hakkında hükümsüzlük ve sicilden terkin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.