Hizmet tespiti davalarında eksik araştırma ve hatalı değerlendirme nedeniyle Yargıtay tarafından bozulan, mahkemelerin kamu düzeni gereği resen delil toplama yükümlülüğünü vurgulayan karar.
Özet: Bu hukuki evrak, işverence bildirilmediği iddia edilen bir dönem için hizmet tespiti talep eden davacının, ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilen davasının Yargıtay tarafından bozulmasına ilişkindir; Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili olduğunu, hak kayıplarını önlemek ve sosyal güvenlik hakkını korumak adına mahkemelerce resen kapsamlı araştırma yapılması, ilgili tüm belge ve kayıtların incelenmesi, tanıkların dinlenmesi ve işverenin operasyonel durumu gibi detayların titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, alt mahkemelerin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalı yanında 09.01.2014-27.02.2017 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını, bu çalışmalarının 31.10.2016-27.02.2017 tarihleri arasında geçen süresinin kuruma bildirilmediğini belirterek, müvekkilinin davalı yanında 31.10.2016-27.2.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi vermemiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.4. Eldeki davada, davacı davalıya ait işyerinde 31.10.2016-27.2.2017 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını beyanla hizmet tespiti talebinde bulunmuş olup İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur.5. Somut olayda, 05.04.2016 tarihli Valilik Makam Olur'u yazısında; davalı şirkete ait ... ...'nin göre faaliyet gösterdiği binanın depreme dayanıksız olduğu, faaliyetinin durdurulması için Erzurum 1. İdare Mahkemesinin E.█████████ sayılı davasında verilen kararda Özel ... (...) ...'nin ön izin belgesi ve ruhsatının bulunmadığı gerekçesiyle faaliyet gösterdiği binada sağlık hizmet sunmasının imkansız olduğu belirtilmiş olup Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02.03.2016 tarih ve 442 sayılı yazısında faaliyetinin askıya alınması gerektiği, eksikliğin 1 yıl içinde giderilmemesi halinde 1 yıllık ek süre verilmesi hususunun bildirildiği, yazının adı geçen ...'ne de bildirildiği, faaliyetinin 1 yıl askıya alındığı, eksikliğin 1 yıl içinde giderilmemesi halinde ise 1 yıllık ek süre verilmesi hususlarının belirtildiği; yine ... İl Sağlık Müdürlüğü yazısına göre şirketin bu tarihten itibaren faal olmadığının bildirildiği, Sağlık Bakanlığı tarafından İl Sağlık Müdürlüğü'ne hitaben yazılan 17.01.2017 tarihli yazıda ...bulunduğu binanın kira sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği hususunun ... Belediye Başkanlığının 26.09.2016 tarih ve 310 sayılı yazısıyla bildirildiği, mevcut binada ruhsatlandırma ve faaliyete geçilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. 6. Gelinen aşamada, davacının çalıştığı bu ...tam olarak hangi tarihler arasında faaliyette bulunduğu Mahkemece yeteri kadar araştırılmamış, tanıkların bu konuda beyanı alınmamıştır. Mahkemece, o tarihlerde çalışan ...'in ücret bordroları ve tespit edilecek diğer doktor ve çalışanların banka kayıtları, hangi tarihe kadar ödeme yapıldığı sorulup araştırılmalı, İl Sağlık Müdürlüğü ve Belediye'den ...'nin tam olarak hangi tarihte kapandığı sorulup mühürleme işlemi yapılmış ise mühürleme tutanakları celbedilmeli, elektrik, su, doğalgaz vs. giderleri ile ilgili tüketim miktarları sorularak dava konusu dönem ile önceki dönemler kıyaslanarak faaliyette olup olmadığı denetlenmeli,... ... Başkanlığı ile sözleşme imzalamadığı hususu açık olmakla birlikte hangi tür hastaları, ne şekilde kabul ettiği İl Sağlık Müdürlüğü'nden sorulmalı, bu dönemde reçete yazılıp yazılmadığı civardaki eczanelerden ve burada çalışanlardan sorulup belirlenerek öncelikle adı geçen ...'nin faaliyette olduğu tarihler belirlenmeli, bu belirleme yapıldıktan sonra davacının talep ettiği dönemde çalışıp çalışmadığı hususu araştırılarak ve gerekirse tanık da dinlenilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.7. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7. maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanun'un 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.Şu durumda, davanın 06.04.2017 tarihinde açıldığı, hizmet tespiti davalarında 11.09.2014 tarihinden sonra açılan davalarda kurumun sıfatının fer'i müdahil olduğu açık olup karar başlığında ihbar olunan olarak gösterilmesi isabetsiz olup fer’i müdahil olarak düzeltilmesi gerekmektedir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.