İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazasında vefat eden desteğin çocukları tarafından sigorta şirketine açılan, kusur oranları ve poliçe limiti tartışmaları içeren destekten yoksun kalma tazminatı davası.
Özet: Bir trafik kazasında vefat eden babalarının desteğinden yoksun kalan çocukların, kazada kusurlu bulunan diğer araç sürücüsünün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı şirketten talep ettiği tazminat davasıdır. Davacılar, davalı sigortalı aracın kusurlu eylemiyle babalarını kaybetmeleri nedeniyle destekten yoksun kalma zararlarını ileri sürerken, davalı şirket sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı sürücünün kusur oranıyla sınırlı olduğunu, vefat edenin alkollü olması ve koruyucu tertibat kullanmaması gibi müterafik kusurlarının indirim sebebi sayılması, SGK ödemelerinin mahsup edilmesi ve hesaplamaların yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini savunmaktadır. Yargılama sürecinde toplanan deliller ve bilirkişi raporları ışığında kusur tespiti ve tazminat miktarının belirlenmesi esastır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,13.05.2023 tarihinde --- plakalı aracın müteveffa ----- sürücüsü olduğu motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkillerin desteği ---- vefat ettiğini, kazaya ilişkin Ceza dosyası---. Ağır Ceza Mahkemesi ----. üzerinden yürütüldüğü, ----- sayılı karar ile kesinleştiğini, trafik tespit tutanağında, bilirkişi soruşturma dosyasında gerek alınan beyanlar, ifadeler gerekse kolluk kuvvetlerinin tespit ve araştırmaları sonucu açıkça dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası ile sigortalanmış araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespiti yapıldığı, müteveffa ---- 20.05.1973 doğumlu olup müvekkillerden --- (19.03.2006 doğumlu) ve ---- (01.01.2009 doğumlu) müteveffanın çocukları olduğunu, müvekkiller bundan sonraki yaşantısında müteveffanın her türlü desteğinden yoksun bir hayat sürdürmek zorunda kalacağını belirterek 1.000,00er TL olmak üzere toplam 2.000,00TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müteveffa --- vefatı nedeniyle davacılar ----- tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddinin gerektiğini, 13.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ---- nolu Zorunlu Trafik Poliçesi kapsamında müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, dava dışı eş --- 190.000-TL ödeme yapıldığını, ----- plaka sayılı aracın █████/2021 tarihinde sigortalandığını ve 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler için yeni genel şartların uygulanmasının zorunlu olduğunu, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının Türk Borçlar Kanunu yerine genel şart ekindeki esaslara, TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müteveffanın ölümü sebebiyle SGK tarafından bağlanan aylık veya yapılan ödemelerin tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aksi durumun sebepsiz zenginleşmeye ve mükerrer ödemeye yol açacağını, davacıların desteklik ilişkisini ispatlaması için aile nüfus kayıtlarının celbinin şart olduğunu, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü ile sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasının elzem olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve dava dışı eşe yapılan ödemenin tenzili ile bakiye limitin belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmaması ve alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yasal mesnetten yoksun olduğunu ve faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceğini, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız fiil nedenine dayalı destekten yoksunluk maddi tazminat talebine ilişkindir.Taraf delilleri toplanılmış, ---- ACMnin ----. sayılı dosyası, sigorta hasar dosyası, SGK kayıtları celp edilmiştir.
Kazada sürücü kusurlarına yönelik ---ACMnin --- Sayılı dosyasında ATK Trafk İhtisas Dairesinin raporuna göre, sürücü ---- tali, sürücü --- asli, yolcu ---- tali derecede kusurlu oldukları tespiti yapılmıştır.
Maddi zararın hesaplanması amacıyla dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş,Bilirkişi ---- rapor içeriğine göre; ----. Ağır Ceza Mahkemesi kurumunun ----- nolu dosyasından alınan █████/2023 tarihli kusur raporunda sanık sürücü ----- alt düzeyde tali kusurlu olduğunun, müteveffa sürücü ---- asli kusurlu bulunduğunun, müşteki yolcu ----- kendi yaralanmasında alt düzeyde tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 13.04.202. tarihli ve ----- sayılı kararı uyarınca davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı----plakalı araç sürücüsü ---- alt düzeyde tali kusurlu olması sebebiyle hesaplamada yüzde 25 kusur oranının dikkate alındığını, davalı ---. tarafından --- plakalı araç için ----- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin tanzim edildiğini, uyuşmazlık konusu kazanın █████/2022 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibarıyla poliçenin yürürlükte olması nedeniyle davalı şirketin teminat sunma yükümlülüğünün mevcut olduğunu, bakiye ömür sürelerinin tespiti açısından TRH 2010 tablosunun kullanıldığını, █████/2023 tarihli ---- Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ----- Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edilen progresif rant hesaplama yöntemine göre işlem yapıldığını, işlemiş devre kazançlarının artırma ve iskonto işlemi yapılmadan belirlendiğini, bilinmeyen devre kazançlarının ise her yıl için ayrı yüzde 10 artırılıp yüzde 10 iskontoya tabi tutularak hesaplandığı, 4.8 maddesinde belirtilen detayların mahkeme takdirine bırakıldığı, hesaplanan tazminat miktarından herhangi bir indirim yapılmadığı, destekten yoksun kalan davacı kız ----- maddi zararının 56.038,45 TL olduğu, destekten yoksun kalan davacı kız ------ maddi zararının 122.485,10 TL olduğu, hukuki değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.
Aktüer ek raporda özetle;destekten yoksun kalan davacı kız ----- maddi zararının 63.437,41 TL olduğu, destekten yoksun kalan davacı kız ----- maddi zararının 147.663,91 TL olduğu, hukuki değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; toplam 211.101,32 TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
Davaya konu kazaya karışan ----plakalı aracın ---- nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun █████/2018 tarih ve ----- sayılı kararında, destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacağı hususları belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacıların müteveffanın kızları olduğu anlaşılmakla müteveffanın ölümü nedeniyle babanın desteğini yitirmiş sayılacağı sabit olup, davacının destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre,13.05.2023 tarihinde meydana gelen kazanın, ---- plakalı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, ---- plakalı aracın sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ----plakalı araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması,
Yukarıda açıklandığı şekliyle meydana gelen kazada, sorumlulukları da 6098 sy. TBK, 2918 sy. KTK ve 6102 sy. TTK kapsamında çizilen davalıların, usul ve yasaya uygun olduğu belirlenen bilirkişi raporlarında belirtilen maddi zararlardan sorumlu olduğu, davalının poliçe limitinin henüz dolmadığı, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 63.437,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla alınarak davacı ----verilmesine,147.663,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2023. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla alınarak davacı ---- verilmesine karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.
Davalı Sigorta açısından, yasa ve yönetmelik gereği sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin ----nolu içtihatları) Somut olayda davalı sigorta şirketine başvurunun █████/2023 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrasının █████/2023 olarak tespit edildiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.(faiz başlangıç tarihi sehven ay kısmı 11 yerine 12 olarak yazılmış olup gerekçeli karar yazım aşamasında farkedilmekle belirtilmiştir.)Açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile;
-63.437,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla alınarak davacı ---- verilmesine,
-147.663,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2023. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla alınarak davacı ----- verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 14.420,33 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 717,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.144,60 TL'nin mahsubu ile 13.275,73 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın ve 717,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.144,60TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi, 1.576,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 14.064,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı----- kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ------ kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!