Yurt Dışı Borçlanma Süresinin 4/1-a Kapsamında Değerlendirilmesi, Yaşlılık Aylığı Talebi ve HMK 373 Uyarınca Bozmaya Uyma Süreci.
Özet: Davacı, yurtdışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilerek 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, istinaf mahkemesinin ret kararı sonrası Yargıtayın, borçlanma talep tarihi itibarıyla Türkiyede sigortalılık süresi olmasa da ödeme öncesi 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi kazanıldığı durumlarda yurtdışı borçlanmanın 4/1-a olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı kurumun bu karara yönelik temyiz itirazları ise büyük ölçüde yerinde görülmemiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine Kurum işlemlerinin iptali ile ödenen yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak değerlendirilerek yaşlılık aylığının 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanması ve aylığın bağlandığı tarihten itibaren hakedilen tüm ödemelerin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yurt dışı borçlanmasına istinaden 01.02.2017 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık aldığını, borçlanmanın 4/1-a kapsamda süre olarak değerlendirilemeyeceğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2024 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının yurt dışı borçlanma talep tarihi itibariyle Türkiye'de herhangi bir sosyal güvenlik kolunda sigortalılık süresinin bulunmadığı, yurt dışı borçlanma talebinden sonra ve ödemesinden önce Türkiye'de 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin bulunduğu anlaşıldığından, davacının ödediği yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda 7200 gün sigortalılık süresi olarak tespiti ile yaşlılık aylığı koşullarının buna göre 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak tespiti ile 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi, hakedilen tüm ödemelerin tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge bdliye mahkemesi kararıdır. bölge adliye mahkemesince yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359. maddesi hükümlerine göre ve 360. maddesinde yer alan, “(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık İlk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır.
Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.11.2024 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verildiği ancak uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. maddesi hükümlerine ve bozmaya uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken istinaf incelemesi yönünden ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Nitekim YHGK'nın 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, ████████ Karar; 18.11.2021 tarihli ve ███████-675 Esas, █████████ Karar; 2021/(21)10-298 Esas, █████████ Karar; 2021/(21)10-227 Esas, █████████ Karar; ███████-643 Esas, █████████ Karar ile 22.06.2022 tarihli ve ███████-334 Esas, █████████ Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
3- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5 numaralı bendinin tamamen silinmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!