Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, asansör ekipmanı satışı kaynaklı ticari alacağın tahsili için başlatılan icra takibine borçlu itirazının iptali, inkar tazminatı ve ihtiyati haciz talebini değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalıya teslim ettiği asansör ekipmanları ve çeşitli ticari malların satışından kaynaklanan ve e-faturalarla belgelenen alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açmış; yapılan yargılamada ve bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının faturalara yasal süresinde itiraz etmediği, davalı tarafından sunulan iade faturasının dava konusu borçla ilgisiz olduğu ve bu bağlamda davacının davalıdan 649.080 TL tutarında ticari alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA " TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; Tarafların uzun yıllardır asansör ekipmanı satım ilişkisi içerisinde olduklarını, davacı şirket tarafından davalıya, ticari nitelikte çeşitli makine, motor ve asansör bileşenleri teslim edildiğini, teslim edilen bu mallara ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 28.03.2025, 15.04.2025, 23.04.2025 ve 22.05.2025 tarihli satış faturaları davalıya e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, faturaların toplam bedelinin 819.337 TL olduğunu, davalının bu faturalara yasal 8 günlük süre içinde hiçbir itirazda bulunmadığını, müvekkili tarafından Konya . İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığını iddia ederek tam kapsamlı itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alınamadığını, davalının düzenlediği iade faturasının dava konusu borçla ilgisiz ve geçersiz olduğunu, bu durumun davalının borcu inkâr etmek amacıyla sonradan belge üretmeye çalıştığını, davalının “borcum yok, malı almadım” şeklindeki itirazının kendi davranışıyla çelişkili olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, borcun sabittir olup itirazın haksız olduğunu %20 inkâr tazminatı koşulları oluştuğunu, açıklanan nedenlerle davalının Konya . İcra Dairesi ... E. sayılı dosyadaki borca itirazının iptaline, takibin aynen devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle İİK m.67/2 gereğince %20 den az olmamak üzer icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine İİK m.257 vd. gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Dava, "Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır.
Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından borçlu ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine 819.337,00 TL toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Davacı ... Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2025 yılı e-defterlerinin açılış tasdiki yerine geçen beratlarının yasal süresinde alındığı, rapor tarihi itibariyle en son verilen 2025 Eylül dönemi beratlarının yasal süresinde alındığı, defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64/3 ve 6100 sayılı HMK'nın 222. maddeleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, İcra takip tarihi olan 08.10.2025 dönemine ait defter beratının verilmesine ilişkin yasal süresi henüz dolmadığından 2025 Ekim dönemi e defter kayıtlarının henüz Gelir İdaresi sistemine yüklenmediği, İcra takibine konu; 28.03.2025 tarihli 320.040,00 TL,15.04.2025 tarihli 199.200,00 TL, 23.04.2025 tarihli 74.400,00 TL, 22.05.202 tarihli 55.440,00 TL tutarlı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve ilgili dönem KDV beyannamelerinde beyan edildiği, Davalı tarafından düzenlenen 15.10.2025 tarih ve ... numaralı iade faturasının, icra takibine konu faturalarla ilişkisinin bulunmadığı, söz konusu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı defterlerinde davalıdan alındığı belirtilen 11 adet çekin toplam 9.452.200,00 TL tutarla 01.10.2025 tarihinde cari hesaba kaydedildiği, çek vadelerinin bu tarihten önceki dönemlere ait olduğu, ancak söz konusu kayıtların takibe konu 649.080,00 TL tutarındaki faturalara yönelik açık bir ödeme veya mahsup kapama kaydı niteliğinde olmadığı, Bu çerçevede takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 649.080,00 TL cari hesap alacaklı olduğu, Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığından ticari defter incelemesi yapılamadığı belirtilmiştir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın... E ... K sayılı ilamı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden mal satışı yapıldığı, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine Konya .icra dairesinin ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması kararı verilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş olmasına rağmen, davalı tarafça ticari defterleri sunulmamış olması nedeniyle, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır. Davalı tarafından ticari defterlerin sunulmaması ve davacı tarafın ticari defterlerine göre alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında, davacının davalıdan 649.080,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle, takip tarihine kadar işletilen faiz talebi reddedilmiş, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca, arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir, denildiğinden, yargılama giderleri hesaplanırken bu düzenleme dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının Konya .icra dairesinin ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 649.080,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine bağlı fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 129.816,00TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 649.080,00 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 44.338,65 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.992,23 TL harcın mahsubu ile kalan 30.346,42 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 13.992,23 TL. peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 1.013,90 TL ihtiyati haciz gideri, 5.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 105 TL. Posta ve tebligat masrafı gideri olmak üzere toplam 6.734,30 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 6.034,61 TL.'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 649.080,00 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 103.362,00 TL, vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 4.122,05 TL.'sinin davalıdan, geri kalan 477,93 TL.'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!