Danıştay, Kayseri Develideki arazi toplulaştırmasında sabit tesislerin korunmadığı parsel tahsis hatalarını içeren iptal kararını onadı.
Özet: Dava konusu arazi toplulaştırma uygulamasında, davacıya ait sabit tesisli parselin haksız yere bölünerek farklı lokasyonlardaki parsellere tahsis edilmesinin toplulaştırma ilke ve kurallarına aykırı bulunması üzerine, ilk derece mahkemesince işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar istinaf incelemesinde de hukuka uygun bulunarak onanmış, davalı idarenin temyiz başvurusunda ileri sürdüğü gerekçelerin kararı bozmaya yeterli görülmemesi nedeniyle Danıştay tarafından oyçokluğuyla reddedilerek, bölge idare mahkemesinin davacı lehine olan kararı kesin olarak onanmıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: █████/2012 tarih ve 28282 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2012 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Bahçelik 3. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Kayseri ili, Develi ilçesi, ... Köyü' nde yer alan davacıya ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ... ada, ... numaralı kadastro parselinin büyük kısmının uygulamayla ... ada, ... numaralı parsele tam hisse olarak tahsis edilirken geriye kalan 1.582,17 m2 hissesinin de dava konusu parselin 450 metre kuzey batısında bulunan ve yine davacıya ait olan ... ada, ... numaralı parsele tahsis edildiği, etrafı duvar ve çitle çevrili dava konusu ... ada, ... numaralı parselin uygulamayla tamamının isabet ettiği ... ada, ... numaralı parselden verilme imkanı var iken, sabit tesis niteliğindeki duvar ve duvar üzerindeki tel örgünün mümkün olan sınırlarının uygulamayla korunabilme imkanını ortadan kaldıracak şekilde 1.528,17 m2'sinin ... ada, ... numaralı parsele tahsis edilmesinin hatalı olduğu, tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının parsel sınırlarının düzgün olmadığı, batısından yol geçtiği için zorunlu olarak kenarlarının düzeltildiği ve kesinti yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait kadastro parselinin, arazi toplulaştırma projesi kapsamında ... ada ... numaralı parsele ve ... ada ... numaralı parsele tahsis edildiği, dava konusu ... ada, ... numaralı kadastro parsel bulunduğu yerden ... ada, ... numaralı parsele tam hisse olarak tahsis edilirken, davacının geriye kalan 1.582,17 m2 hissesinin de dava konusu parselin 450 metre kuzey batısında bulunan yine davacıya ait olan ... ada, ... numaralı parsele tahsis edildiği, 26.100,00 m2 olan dava konusu ... ada, ... numaralı kadastro parselinin, köye sınırı bulunan alanda olması, diğer parsellere ulaşım için kenarından yol ayrılması ve yasal kesintiler dikkate alınarak 1582,17 m² hissesinin ... ada, ... nolu parselde kendisine ait yere taşındığı, ilk derece mahkemesince belirtilen gerekçeyle toplulaştırma işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Toplulaştırma kapsamında yeni oluşan tüm parsellerin yola cephesi olmak zorunda olduğu, dava konusu parselin batısında da yol planlandığı, yolun düzgün olabilmesi için davacının bombe şeklindeki batı sınırının düzeltilmesi gerektiği, davacıya ait parselde yapılan değişikliğin teknik zorunluluktan ve katılım payı kesintisinden kaynaklandığı, sabit tesislerin korunmasının her durumda mümkün olmayabileceği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, kararın bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!