İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ortakların oy ve pay haklarını zedeleyen haksız sermaye artırımı, usulsüz genel kurul ve yönetim kurulu ihlalleri gerekçesiyle şirket feshi talepli dava.
Özet: Davacı taraf, müvekkillerinin hissedarı olduğu şirkette, yönetim kurulu üyesi tarafından bilgileri dışında yapılan sermaye artırımıyla oy ve pay haklarının haksız yere zedelendiğini, şirkete ait değerli bir taşınmazın kira bedeli alınmadan kiraya verilerek mali zarar verildiğini, müvekkillerinin bilgi alma ve denetleme gibi vazgeçilmez haklarının kasten engellendiğini, genel kurul çağrılarının bilerek yanlış adreslere gönderilmesiyle katılımlarının önlendiğini ve şirket yönetiminin uzun yıllar boyunca düzensiz kurumsal uygulamalarla sürdürüldüğünü iddia ederek, müvekkillerinin şirketteki emek ve sermayelerinin zarara uğratıldığı gerekçesiyle şirketin feshini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle :Müvekkillerinin et ve et ürünleri, taze, soğutulmuş, dondurulmuş her türlü deniz ürünü alanında faaliyet gösteren davalı şirket ---- (Bundan böyle -----olarak anılacaktır) ortağı olduğunu, şirketin hisse oranları ekteki ----- Gazetesi'nden de anlaşılacağını, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi dava dışı ---- tarafından müvekkillerimizin haberi ve bilgisi olmaksızın yapılan 30.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile şirketin sermayesi müvekkillerimizin oy hakkı zedelenmek suretiyle 500.000,00 TL den 1.500.000,00 TL'ye artırılarak tescil ve ilan edilmiştir. Haksız sermaye artırımı işlemi sonrasında ortaklık durumu; şirketin toplam 1.500.000,00 TL'lik sermayesine tekabül eden hissedarlarından 5 adet paya sahip (5.000,00 TL) %61 iken %60,33'ü ...'a, 125 adet paya sahip (125.000,00 TL) %25 iken %68,33'ü ...'a , 120 adet paya sahip (120.000,00 TL) %24 iken %68'i ...'a ait olmuş, haksız sermaye arttırımı öncesi 250 adet (250.000,00 TL) paya sahip olan yönetim kurulu üyesi ---- %50 iken %83,33 1250 adet (1.250.000,00 TL) paya sahip olmuştur. Müvekkillerimiz bilgisi dışında yapılan haksız sermaye artırımı ile oy ve pay hakkı zedelenmiş ve hatta neredeyse oy hakkı elinden dahi alındığını, müvekkillerinin hak kaybına sebep olmak için yapılan genel kurul sonucu pay oranları ciddi ölçüde azaldığını, haricen yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda davalı şirkete ait---- adresinde mukim taşınmazın coğrafi konumu da göz önünde bulundurulduğunda değerli bir arsa olup emsal rayiç bedeli de çok yüksek olmasına rağmen dava dışı yönetim kurulu üyesi tarafından kiraya verilmiş olup, kira sözleşmesi ve davalı şirket hesaplarına ödenen herhangi bir kira bedeli de bulunmadığını, hal böyle iken dava dışı ortak, mali yönden şirketi zarara uğratmakta, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kendisinden beklenen özeni göstermemektedir. Dava dışı ortağın tüm bu davranışları göz önünde bulundurulduğunda müvekkillerimizin ----- aktarmış olduğu sermaye ve emeğinin zarar göreceğini, tarafından gerek görülmesi halinde davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi ile de kolaylıkla ispat olunacaktır. 2009 yılında şirketin ----- fabrikasını ziyaret etmek ve şirkette olan bitenle ilgili bilgi almak isteyen müvekkillerinin ... ve ...'u dava dışı şirket yönetim kurulu üyeleri --- ve ----şirkete girmelerine izin vermeyip, emniyete giderek şikâyet etmişlerdir. Şirketin yönetim kurulu üyesi aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ---- ve şirkette pay sahibi dava dışı ----- ile Müvekkiller; ..., ..., ... aralarında hısımlık ilişkisi bulunmadığını, ---- ile ... kardeş olduklarını, --- ise --- yeğeni olduğunu, ----. Ağır Ceza Mahkemesi ---- Sayılı dosyasında 27.11.2009 tarihinde --- tarafından verilen ifade de Müvekkillerinin ... ve----- 30 yıldır tanıdığını ve aralarındaki hisimlik ilişkisini beyan etmiştir. █████/2021 tarihli genel kurulun gerçekleştirilmesi adına, davalı şirket tarafından genel kurula çağrı kağıdı davacıların şirket uhdesinde bulunan adresine iadeli taahhütlü olarak gönderilmişse de çağrı kağıtları davacıların adresinden bila tebliğ olduğunu, bunun sebebi müvekkillerin ikametgâh adreslerinin şirket uhdesinde bulunan adreslerden farklı olması gerektiği, müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan dava dışı -----, müvekkillerin şirkete girmelerine ve adres değişikliği yapmalarına müsaade etmeyip müvekkillerle aralarındaki hısımlık ilişkisi nedeniyle de müvekkillerin doğru ikametgah adreslerini bilmesine rağmen bilerek ve isteyerek tebligatlar yanlış adreslere yapıldığını, sermaye arttırımı nedeniyle toplanacak olan genel kurula davet usulüne göre yapılmamış olup tebligatlar yanlış adrese yapıldığını, müvekkillerinin genel kurula katılmaları engellenmiş, kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandırılmış, bilgi alma, inceleme ve denetleme hakları engellendiğini, Şirket 16.03.2009 tarihinde kurulduğunu, Kuruluş tarihinden itibaren ilk kez 17.08.2017 tarihinde yönetim kurulu kararı verilmiştir. 8 yıl sonra verilen yönetim kurulu kararında; şirketin 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablosunun müzakeresi ve tasdiki yapılmasına karar verilmiştir. (------ yemiye numaralı 22.08.2017 tarihli-----. Noterliği tasdikli yönetim kurulu kararı). Tek bir genel kurul kararı ile 7 yılın faaliyet, bilanço ve gelir hesaplarının Müzakeresi yapılmıştır (----- yemiye numaralı 01.09.2017 tarihli ----- Noterliği tasdikli genel kurul kararı). 3 yıl sonra yapılan genel kurul toplantısında ise bu sefer 2017-2018-2019 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporları, bilanço ve kar zarar hesapları okunup müzakere edilmiştir (---- yemiye numaralı 16.11.2020 tarihli -----. Noterliği tasdikli genel kurul toplantı tutanağı). 2009 yılında kurulan şirket, 2017 yılına kadar genel kurul toplantısı düzenlemeyip ikinci genel kurul toplantısını ise 2020 yılında gerçekleştiğini, şirket ortağı müvekkiller ve şirket yönetim kurulu üyesi ----arasında yaşanan husumet tarihi 2009 tarihini göstermekte olduğunu, bahsedilen olaylar nedeniyle Müvekkil ortaklar şirketin karar alma mekanizması dahil şirket nezdinde gerçekleştirilen hiçbir faaliyete dahil olamamıştır. Genel kurul kararlarının veya önemli gelişmelerin ---- gazetesinde ilan edilmemesi, bu kararların şahıslar nezdinde geçerliliğini etkileyebileceğini, Mahkemenizce resen gözetilecek hususlar ışığında; Davanın kabulü ile davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesine, Fesih talebimizin kabul görmemesi halinde müvekkilimize ayrılma akçesi ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına, Yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Davacıların iddiasının aksine, █████/2021 tarihli genel kurul toplantısı hukuka ve usule uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup hissedarların hepsinin adresine çağrı kâğıdı gönderilmiş; ----- Gazetesinde öncesinde ilan edilmiş, tüm alınan kararın, kendilerine ait oy ve pay haklarının zedelediği, finansal açıdan zarar gördüğünü belirterek Sayın Mahkemenizden müvekkil şirketin haklı sebeple feshini talep edildiğini, söz konusu genel kurul kararının şirket feshine gerekçe olamayacağı izahtan vareste olmakla birlikte, davacılar, söz konusu genel kurul kararının iptali adına, TTK madde 445'te yer alan üç aylık süre içerisinde herhangi bir iptal davası ikame etmedikleri gibi, sermaye artırımına ilişkin alınan kararın üzerinden neredeyse 3 yıl geçmişken işbu davayı ikame ettiklerini, Tek başına bu dahi, davacıların iyi niyetli olmadığının ve şirketin menfaatine hareket etmediğinin göstergesidir. Müvekkil şirketin kamu borçlarının kapatılması adına şirket ortağı--- şirket borçlarını ödemiş (ve ödemeye devam etmekte) olması nedeniyle sermaye artırımı gerçekleştirilmiş, fakat şirketin borçlarını ödemeye yanaşmamış ve hatta şirketin işleyişiyle hiçbir zaman ilgilenmemiş/uzun yıllardır genel kurul toplantılarına dahi katılmamış olan davacıların sermayesi de bu nedenle aynı kalmıştır. İlgi genel kurul kararına karşı hukuken herhangi bir girişimde bulunmamış ve iptal davasına konu etmemiş olan davacıların, aradan geçen neredeyse 3 yıllık zaman zarfından sonra bu beyanlarla şirketin feshini istiyor olması hiçbir suretle kabul edilebilir değildir. █████/2021 tarihli genel kurulun gerçekleştirilmesi adına, müvekkil şirket tarafından genel kurula çağrı kağıdı davacıların şirket uhdesinde bulunan adresine iadeli taahhütlü olarak gönderilmişse de çağrı kağıtları her iki davacının adresinden de iade olmuştur. Müvekkil şirketin, bildirilen adres dışında başkaca adres araştırma yükümlülüğü bulunmadığı ayrıca izahtan varestedir. █████/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağı hususu, █████/2021 tarihli, ---- sayılı --- Gazetesi ("----") ile ilan olunmuş; böylelikle, genel kurul toplantısına ilişkin tarih, saat, yer bilgisi ve sermaye artırımı da dahil tüm gündem maddeleri ---- herkesin incelemesine açık şekilde tescil ve ilan edilmiştir. İşbu gazetenin ilgili metni şu şekildedir: "Yukarıda bilgileri yazılı şirketimizin Yönetim Kurulunun █████/2021 tarihli almış olduğu karara istinaden; █████/2021 tarihinde, saat 10.00'da, "---- adresinde, aşağıdaki gündem maddeleri çerçevesinde 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirilecektir. Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az 15 (onbeş) gün önce şirket merkezinde ve şubelerimizde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağını, Genel kurul toplantımıza, ortaklarınızın asaleten veya aşağıya vekaletname ile temsilcilerinin katilminin sağlanması husustu ilan olunduğunu, davacıların şirket iş ve işleyişi ile ilgili hiçbir bilgi, belge, bilanço ve kayıtları incelemeye yönelik taleplerinin bulunmadığı, genel kurullara dahi katılmamalarıyla ayrıca sabittir. Müvekkil şirkete kayyım atanması adına yargı yoluna giden davacıların şirketin işleyişini sekteye uğratmak saikiyle hareket ettiği açıkça görülmekte olduğunu, davacılar tarafından müvekkil şirketin ticari işlerini sekteye uğratmak ve şirketi mali yönden zarara uğratma saikiyle maalesef ki bir çok hamle yapılmış olup, bunlardan bir tanesi de, şirkete iletilen duyumlara göre, müvekkil şirket çalışanlarını işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla dava açmaya zorlamış olmaları gerektiğini, dava dışı şirket ortağı ----- tarafından, iş akdi sonlanan müvekkil şirket çalışanlarının her türlü kıdem ve sair işçilik alacakları ödenmişse de buna ilişkin belgelerin davacılar tarafından silah zoruyla çalınması sonrasında çalışanlara ilişkin bordrolar, ödeme belgeleri ve sair belgeler Müvekkil şirketçe Mahkemeye sunulamamıştır. Bu nedenle, davacılar tarafından dava açmaya zorlanan şirket çalışanlarına ödenmiş olan işçilik alacakları mahkeme ilamı neticesinde haksız bir şekilde ikinci defa ödenmek durumunda kalındığını, Açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda; müvekkil şirket aleyhine açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın tümüyle esastan reddine, Sayın Mahkemenin aksi bir kanaati olması halinde davacıların ayrılma akçelerinin ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle ;Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı şirketin ortağı olan davacıların TTK 531 maddesi gereğince davalı şirketin feshinin mümkün olup olmadığı fesih olmadığı taktirde haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılma şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda;Yapılan emsal incelemeleri ile maliyet yaklaşımı kapsamında elde edilen değer bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, ---- İli, ---- İlçesi------ numarasında kayıtlı olup 3977,54 metre yüzölçümlü “Tarla” niteliğindeki 2025 yılı itibarıyla adil, objektif, gerçekçi ve piyasa koşullarına uygun toplam rayiç değeri 155.100.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.- Pay Birim Değer ... Payı Ayrılma Payı154.774.460,38|/ |1.500|- 103.182,97 |x 120 > |12.381.956,83Özkaynak Pay Birim Değer ... Payı | | Ayrılma Payı154.774.460,38|/ |1.500|- 103.182,97 |x 5 > |515.914,87Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilmesi gerektiği, şeklinde raporunu sunmuştur. TTK 636. maddesinde limited şirketinin hangi hallerde sona ereceğinin düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Madde hükmüne göre haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir . Mahkeme istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya durumuna uygun düşen kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir, kanun koyucu bu düzenleme ile fesih nihai çözüm olduğu ilkesini benimsemiş haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde fesih ve tasfiye yerine mahkemeye başka alternatiflere karar vererek şirketi devam ettirme imkanı tanınmıştır. Bu yasal imkanın uygulanması taraflarca talep edilmese bile mahkemece resen gözetilmelidir. Yargıtay ----.H.D ---- Karar sayılı ile aynı dairenin --- Esas ---- Karar sayılı içtihatlarıda bu yöndedir. TTK limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebebe örnek gösterilmemiştir bu nedenle anonim şirkete ilişkin TTK 'nun 531. maddesinde azlık hakları ile bireysel hakların devamı ihlali, bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi şirketin sürekli zarar etmesi, şirketin kötü yönetilmesi ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunması, şirket varlıkların yanlış kullanılması ve israf edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerin ortadan kalkması, şirketin fesih açısından haklı sebep sayılmıştır. - -- göre haklı sebep hukuki ilişkinin çekilmez hale getiren bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. Ortaklar arasındaki uyumsuzluk şahsi sebeplere dayalıda olabilir, tek bir sebep bile şirket ortaklığını devamını çekilmez hale getirebilir. Yargıtay ----HD.yerleşik içtihatlarında feshin son çare olduğu, haklı sebepler var ise fesih yerine başka uygun çözümlere karar verilmesi gerektiği, şirketler hukuku bakımından ise şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup, düzenleme uyarınca ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunludur. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf her ne kadar taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle ve şirketin yönetilememesi sebebine dayalı olarak şirket feshini talep etmiş ise de fesih şirketler hukuku ve yargıtay içtihatlarına göre son çare olduğundan şirket ortağı olan davacının ortaklıktan çıkma haklı sebeplerine oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapıldığında taraflar arasında çok sayıda davanın olması, davacının ortaklığa devamının davacı ya da şirketede katkı sağlayamayacağı şirket işleyişini olumsuz yönde etkileyeceği anlaşılmakla davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine karar verilmiş, karar tarihine en yakın ayrılma akçesinin hesap edilebilmesi için davalı şirkete ait taşınmazların tapu kayıtları celp edilmiş, vergi beyannameleri dosyaya alınmış, taşınmazların değerinin tespiti için keşif kararı verilmiş, keşif ücretlerinin yatırılması için davacı tarafa ihtarat yapılmış ve mahaalinde keşif yapılmış olup, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; şirketin fesihine ilişkin talebin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesi talebinin kabulüne, şirket ortaklarından ... 12.897.871.70-TL ,... 12.381.956.83-TL, ... 515.914.87-TL 'nin davalı şirket tarafından ödenmesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:1-Şirketin fesihine ilişkin talebin reddine,2-Davacıların şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesi talebinin kabulüne, şirket ortaklarından ...'a 12.897.871.70-TL ,...'a 12.381.956.83-TL, ...'a 515.914.87-TL 'nin davalı şirket tarafından ödenmesine, 4-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL ve 440.526,81-TL tamamlama harcı olmak üzere 440.954,41-TL nin mahsubu ile bakiye 440.222,41-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 6-Davacılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.313.957,43- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacı tarafından 5.188,00-TL keşif harcı ve 72.005,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 77.193,50-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.