İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, ayıplı mobilya ve ev eşyalarının iadesi ve ödenen bedelin tahsili konulu ticari alacak davasında bilirkişi raporunu esas alan istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının davalıdan satın aldığı koltuk takımı, yemek masası, sandalyeler ve televizyon ünitesi dahil mobilyaların bir kısmının teslim edilmemesi ve teslim edilenlerin de imalat-tasarım kaynaklı ayıplı olması gerekçesiyle, ayıplı malların iadesi ile ödenen 11.734,22 TL bedelin tahsilini talep ettiği bir alacak davasıdır; bilirkişi incelemesi neticesinde ürünlerde kullanıcıdan kaynaklanmayan, tasarım ve üretim kusurlarına bağlı ayıplar bulunduğu ve tüketici mağduriyetini önlemek amacıyla tüm parçaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)BAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraftan 18.288,05TL ye mobilya ve yorgan niteliğinde 13 parça mal satın aldığını, 27.05.2021 tarihli kesilen faturada ki malların tamamının teslim edilmediğini, koltukların teslimatı sonrasında yapılan incelemelerde koltuklardan çivilerin çıktığını, koltukları açarken kumaşları yırttığını, ayaklarının kırık olduğunun tespit edildiğini, ürünlerin iadesinin talep edildiğini, servis tarafından eve gelinerek ayıpların tespit edildiğini, çivilerin üstün körü çakıldığını, ayakların kırık haliyle bırakıldığını, kumaşların değişeceğinin söylendiğini, sorunun hala giderilmediğini ifade ederek satılan ayıplı malın geri alınarak ödenen 11.734,22TL' nin iadesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının müvekkil şirketten ürün satın aldığını, ürünlerin satın alındığı bayinin iflas etmesi nedeniyle teslim edilemediğini, tüketiciyle yakından ilgilenildiğini, ürünlerin sorunsuz teslim edildiğini, müşteri memnuniyeti adına servis kaydı açılarak servisin yönlendirildiğini, müşterinin yasal yollara başvurduğunu, sorunun davacı kaynaklı çözülmemiş olmasına rağmen dava yoluna gidildiğini ifade ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.MAHKEMECE: "...Dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile satılan ayıplı malların iadesi ile ayıplı mallar için ödenen bedelin tahsili talebine ilişkin davadır. TBK nun 227. Maddesi uyarınca "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu oldugu hâllerde alıcı, asagıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır oldugunu bildirerek sözlesmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satıs bedelinde indirim isteme. 3. Asırı bir masrafı gerektirmedigi takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. Imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile degistirilmesini isteme.Ayrıca TBK'nın 223.maddesi uyarınca " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."Dava dilekçesinde davalı tarafından satılan ayıplı malın geri alınması ve ayıplı mal için davacı tarafından ödenen 11.734,22.-TL'nin ödeme tarihi olan 01.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.TBK'nın 227. maddesinde satış akdinde satın alınanın ayıplı olması halinde alıcının kullanabileceği seçimlik haklar gösterilmiştir. Kanunda sayılan bu haklardan sözleşmeden dönme ile satılanın iadesi ve ödenen bedelin geri verilmesine yönelik sözleşmeden dönme seçimlik hakkı yelilik doğuran bir haktır. Bu hakkın kullanılması halinde, alıcı bu talebinden vazgeçerek başka bir seçimlik hakkını kullanamaz.Mahkememizce uyuşmazlık hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükümde dikkate alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; "dava konusu koltuk takımı, yemek masası, sandalyeler ve TV ünitesinin ayıplı olduğu, bahse konu ayıpların kullanıcıdan/kullanımdan kaynaklı olmayıp, ürünlerin tasarımı ve imalatından kaynaklı olduğu, ürünlerin salonda kombin edilerek birlikte kullanıldığı, bu nedenle tüm ürünlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği aksi durumun tüketiciyi mağdur edeceği" belirtildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini iddia etmiş ise de; TTK nın 23/1-c maddesi yollamasıyla somut olayda uygulanması gereken madde TBK nun 223/2 maddesi hükmüdür. Davacı tarafça dava konusu malların onarımı için davalı şirket nezdinde yetkili servise müracaat edildiği, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmeye göre, satılan mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğu, buna göre somut olayımızda satın alınan mallarda gizli ayıp olduğundan ve bu durum sonradan ortaya çıktığından, davacı tarafça zararın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirdiği, bu nedenle davacının TBK nun 227. Maddesi gereğince seçimlik haklarını kullanabileceği kanaatine varılmış, davacının yargılama sırasında dava dilekçesinde talep etmiş olduğu seçimlik haklardan malların davalıya iadesi ile sözleşme bedelinin davalıdan tahsilini talep etmek suretiyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığı, bu hakkın bozucu yenilik doğuran haklardan olduğu, davacının bu hakkı kullanması ile ayıp nedeniyle seçimlik hakkını kullanarak karşı tarafa iletmiş olduğu, kullanılan bu hakkın yenilik doğuran hak olması nedeniyle diğer seçimlik hakları kullanamayacağı bu nedenle davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki satılan ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddi gerektiği, bilirkişi raporuna göre; faturada yer alan berjer, TV sehpası ve sandalyelerin üçlü koltuklarla birlikte alındığı ve salonda kombine edilerek birlikte kullanıldığından birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki teknik değerlendirme dikkate alındığında, ıslah dilekçesinde yer alan faturaya konu ürünlerde gizli ayıp bulunması nedeniyle misli ile değiştirilmesi koşullarının bulunduğu, davacının, alınan dava konusu ürünlerin ayıplı olduğunun davalı şirkete bildirdiği, davalı şirkete ait yetkili servis tarafından ayıbın giderilmemiş olduğu, bu nedenle satılan faturada yer alan ürünlerin davacının seçimlilik talebi dikkate alınarak davalıya iadesi ile ürünlerin satış bedeli olan 17.897,65-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, satış bedeli yönünden satılan ürünlerin davalı şirkete iade tarihinden itibaren istenebileceğinden satılan ürünlerin davalıya teslim tarihinden itibaren davalının avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Dava konusu " 1 adet ....6370 ... GK:3781/AR:6M-Ekru, 1 adet ... 6373 Üçlü Koltuk/Açyat GK:3781/K45:3785/K55:2101/AR:6M-Ekru, 1 adet ... 6373 Üçlü Koltuk/Açyat GK:3785/K45:3781/K55:2101/AR:6M-Ekru, 4 adet ... 4815 Sandalye GK:3785/AHR:2Z, 2 adet ... 4815 Sandalye GK:3781/AHR-2Z, 1 adet ... M29-29180 TV Sehpası 180 CM"nin ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin REDDİNE, 2-Satılan ayıplı malların geri iadesi ve bu mallar için ödenen bedelin iadesi talebinin KABULÜ ile;Dava konusu █████/2021 tarihli faturada yer alan "1 adet ... 6370 ... GK:3781/AR:6M-Ekru, 1 adet... 6373 Üçlü Koltuk/Açyat GK:3781/K45:3785/K55:2101/AR:6M-Ekru, 1 adet ... 6373 Üçlü Koltuk/Açyat GK:3785/K45:3781/K55:2101/AR:6M-Ekru, 4 adet ... 4815 Sandalye GK:3785/AHR:2Z, 2 adet... 4815 Sandalye GK:3781/AHR-2Z, 1 adet ... M29-29180 TV Sehpası 180 CM" nın davalı şirkete iadesine,İade edilen ürünlerin bedeli olan 17.897,65-TLnin, ürünlerin davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı .... Şirketi, Müvekkil Şirketten ürün satın aldığını, tüketicinin satın almış olduğu, teslim edilen ürünlerin ayıplı teslim edildiği iddiası ile Müvekkil Şirket Müşteri Hizmetlerine bildiride bulunduğunu, 80 yılı aşkın süredir mobilya sektöründe hizmet veren müvekkili şirketi, her daim tüketici memnuniyetini benimsemiş ve sorunların giderilmesi adına tüketicilerle yakından ilgilendiğini, müvekkili şirketin, tüketicinin mağduriyet yaşamaması adına tüketici tarafından ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan ürünlere ücretsiz basit onarım işlemi uygulamak istediğini, ürünlerin tüketiciye sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini ve teslimatın sorunsuz yapıldığına dair belge imzalandığını, ardından tüketicinin şikayeti üzerine uzman ekiplerce gerekli incelemeler yapıldığını, bu durum tüketicinin bu talebinin keyfi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu gösteriyor olsa da tüketici memnuniyeti adına ilgili şikayetlerin ücretsiz basit onarım ile giderilmesi çözüm önerisinde bulunulduğunu, ancak tüketici onarım hizmetini reddettiğini, ürün şikayeti onarım ile çözümlenebilir durumda iken Mahkemece basit onarımla giderilebilir nitelikte ayıplar söz konusuyken, satın alınan ürünlere ilişkin bedel iadesi yapılması yönündeki kararı hakkaniyete aykırı olduğunu, gerekli incelemeler ilgili birimlerce yapılmış olup, sorun çözümü bu incelemeler doğrultusunda yapıldığını, bu süreçte de tüketicinin mağduriyet yaşamaması adına alınabilecek bütün önlemler müvekkili şirket tarafından alındığını, davacı tarafından çözüm sürecine iştirak edilmediğini, müvekkili şirketin çözüm ekiplerini görevlendirerek tüketici memnuniyeti esası çevresinde yapılması gereken tüm işlemlerin yaptığını, 7. Bunlara ek olarak, müvekkili şirket'in çözüm ekipleri tarafından teslimata dair kayıt incelendiğini ve bu incelemede teslimatın sorunsuz şekilde yapıldığının teslimata dair evrakta açıkça imza altına alındığının görüldüğü, ancak buna rağmen tüketicinin talebi üzerine müşteri memnuniyeti adına servis kaydı açılmıştır ve gerekli ekibin yönlendirildiğini, ilk servis kaydına istinaden servis yetkilileri tüketiciden randevu almak amacıyla arama yaptığında tüketici sorununun çözüldüğü beyanını vermiş ve bunun üzerine kaydın kapatıldığını, sorunsuz teslimat belgesine rağmen davacı daha sonra tekrar sorun yaşadığını müvekkil şirket'e iletildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesine göre, ''c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar KanunununKanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.'' bu madde ile atıf yapılan Türk Borçlar Kanunu'nun 223. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' açıklanan tüm nedenler karşısında Mahkeme oldukça yüzeysel bir inceleme sonucu oluşturulan bilirkişi raporunu ve davacının iddialarını esas alarak tamamen usul ve yasaya aykırı hüküm kurduğunu, bilirkişinin raporunda ayıpların gizli ayıp olduğu kanaati gerçeği yansıtmadığını, ürünlerde yaşanan sorunların tümü açıkça görülebilir olup ayıbın tespitinin ihbar süresi içinde yapılması mümkündür. Bu ihbar süresine riayet edilmediğinden TTK madde 23 ve TBK madde 223'e açıkça aykırılık mevcut olduğunu, 9.Davacı, ilk teslim tutanağına sorunsuz teslimata dair imza atıp ardından satın almış olduğu ürünlerle ilgili yaşadığı sorunu ihbar süresinden sonra bildirdiğini, buna rağmen müvekkil şirket'i davacıyı mağdur etmemek adına gerekli bütün işlemleri yaptığının görüldüğünü, davacının müvekkil şirket'in sunduğu çözüm önerilerine iştirak etmemesi nedeniyle işbu davanın reddi gerektiğini, teknik müdahale ile giderilebilecek bu şikayetler için bedel iadesi yapılması müvekkili şirket'in üstün zarar sokacağı gibi bu durum hakkaniyete ve iyi niyete aykırı olduğunu, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. 24.11.2022 Karar tarihli ████████ K. Karar numaralı kararının kabul kapsamındaki hususların istinaf incelemesi yapılarak bozulmasını, kararın icraya konulması halinde icra takibinin istinaf incelemesinin sonuna kadar geri bırakılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davaya konu ürünlerin gizli ayıplı olduğunun bilirkişi tarafından ortaya konulmuş olmasına, TBK 227. maddesi hükmünün somut olayda uygulanacak olmasına, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 801,56 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 700,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 101,56 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026