İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarını ödeyen kooperatifin güvenlik şirketine açtığı rücu davasına dair istinaf kararıdır.
Özet: Bir özel güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, ana işveren konumundaki davacı kooperatifin, alt işveren olan davalı güvenlik şirketinin işçilerine ödemek zorunda kaldığı kıdem, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki sözleşmedeki tüm personel giderlerinin alt işverence karşılanacağına dair açık hükümler uyarınca davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği olayda, ilk derece mahkemesi, sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca kıdem tazminatı da dahil tüm işçilik alacaklarından davalı alt işverenin sorumlu olduğunu kabul ederek, davacının icra tehdidi altında ödediği toplam 65.784,69 TLnin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatif ile ... şirket arasında █████/2011 tarihinde █████/2011- █████/2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere özel güvenlik sözleşmesi imzalandığı, alınacak güvenlik hizmeti karşılığında, sözleşmenin 11.1 maddesi gereğince kooperatifin 25 güvenlik personeli için ...'e aylık KDV dahil 46.551,00 TL ödeyeceğini, davalının 13 çalışanı tarafından █████/2012 tarihinde kıdem, fazla çalışma, genel tatil, bayram çalışma alacakları, izin ücreti alacaklarının kooperatif ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili için dava açıldığı, açılan davanın daha sonra tefrik edildiği, her bir ilgili mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde alacağın kooperatif ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, bir kısım kararın kesinleşerek ilgilisi tarafından icra takibine konu yapıldığını, Beykoz İcra Dairesinin ..., ..., ..., ..., ... sayılı dosyaları kapak hesapları icra tehdidi karşısında kooperatifin toplam 65.784,69 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşme gereği rücu hakkı kullanılması için sözleşme gereği alınan teminat mektubunun tarihinin sona ermiş olması gerekçesi ile ...'e iade edildiğinin görüldüğü ileri sürerek haklı davanın kabulü ile rücu alacak hakkı kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile alacağın belirlendiği anda arttırılmak kaydı ile müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödenen toplam 65.784,69 TL'nin her bir ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kooperatif tarafından işçilere ödenen alacak kalemlerinden bir tanesinin kıdem tazminatı olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kıdem tazminatına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, asıl işveren tarafından alt işveren olan müvekkiline ödenen miktarın işçilere ödenen maaş, yol yemek gideri ve SGK ödemeleri gibi mutat ödemelerden ibaret olduğu, müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olduğu, çalışma düzenini koyan kooperatifin bunun neticesine fazla çalışma alacağı doğacağını bilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; açılan davanın davalıdan güvenlik hizmeti alan davacının davalı ile yapmış olduğu █████/2011 tarihli özel güvenlik sözleşmesi kapsamında, dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının tahsili için dosyamızın taraflarını husumetli göstererek açtıkları davalar neticesinde İş Mahkemesince tespit edilip hüküm altına alınan bedellerin davacı tarafça ödenmesi neticesinde, davacının ödediği bu bedelleri özel güvenlik hizmeti sözleşmesi çerçevesinde tahsili talepli olduğu, █████/2011 tarihli taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 3.7 ve 7.2 maddelerinde davacı kooperatifinin, davalı ... .... Şti'nden güvenlik hizmeti aldığı, bu güvenlik hizmetinde istihdam edilen tüm personelin tüm ücretleri ile bunlara ilişkin tüm giderlerin güvenlik firması tarafından karşılanması gerektiğinin sözleşme ile kararlaştırıldığı, bu yükümlülüğün sözleşmenin 3.7 maddesinde “Çalışan personelle ilgili ödenmesi gerekli her türlü genel gider, vergi, SSK primleri, muhtasar gibi ödemeleri yapmak ve bunların belgelerini ödemeyi takip eden ayın 15'ine kadar İdare'ye teslim etmek.” şeklinde düzenlendiği, 7.2 maddesinde ise davalının SGK mevzuatına uygun hareket etmesi gerektiğinin düzenlendiği, kıdem tazminatının da mahkememizce kabul edildiği üzere bu kapsamda yer aldığı, İş Mahkemesi kararları ve icra dosyaları tetkik edildiğinde dava dışı işçiler lehine hükmedilip davacı tarafından ödenen toplam 65.784,68-TL'nin Kooperatif tarafından yapıldığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı tarafından yapılması gereken ödemelerin müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde mevzuattan kaynaklanan sebeplerle davacı tarafından yapıldığı, işçi ücreti ve SGK primleri gibi kıdem tazminatından da davalı işverenin sözleşmenin açık hükmü gereği sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ilgili personelin tüm giderlerinin davalı tarafından ödeneceği ve bunun kontrolünün sağlanması amacı ile ilgili belgelerin idareye verileceğinin sarahaten kararlaştırıldığı, diğer tüm işçilik alacakları kalemlerinde olduğu gibi , işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden de davalı ... .... Şti'nin sorumlu olduğu, bu durumda davacı kooperatifinin yapmış olduğu ödemeleri davalıya rücu edebileceğinin değerlendirildiği, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 11.758,37-TL'nin ödeme tarihi olan 19.03.2020 tarihinden, 18.063,39-TL'nin ödeme tarihi olan 08.07.2020 tarihinden, 11.748,32-TL'nin ödeme tarihi olan 08.07.2020 tarihinden, 12.488,79-TL'nin ödeme tarihi olan 20.07.2020 tarihinden, 11.725,81-TL'nin ödeme tarihi olan 07.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece karara gerekçe edilen hususun kanuna aykırı olduğunu, kıdem tazminatının İş kanununda düzenlendiğini ve SGK mevzuatı ile ilgisi bulunmadığını, nitekim SGK mevzuat gereğince işçinin hak etmiş olduğu kıdem tazminatından da prim alınmadığını, bu duruma rağmen mahkemenin kıdem tazminatı alacağını SGK mevzuatıyla ilişkilendirerek müvekkilini sorumlu tutmasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki, dava dışı işçinin iş akdinin sona ermiş olması sebebiyle işçilik alacaklarının ödenmesi için dava dışı işçi tarafından mahkemeye müracaat edildiğini, iş mahkemesinin vermiş olduğu karar sonrasında idarenin dava dışı işçiye ödeme yapması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan işçilik alacakları ödemesi sebebiyle işbu davanın açıldığını, cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere müvekkili şirketin dava konusu alacaktan sorumluluğunun bulunmadığını, zira müvekkili şirketin sözleşme ve sözleşme eki olan şartname gereğince belirlenen işçilik ücretleri ile sorumlu olduğunu, işçiye karşı ücretlerin eksiksiz olarak ifa edildiğini, sözleşmede düzenlenmeyen ve sözleşme maliyetlerinin içinde bulunmayan kıdem tazminatından sorumlu olmadıklarını, müvekkili ile davacı kamu kurumu arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi ve sözleşme eklerinde işçilik alacaklarını bir tarafa yükleyen açık bir düzenleme bulunmadığını, bu sebeple müvekkili ile davacı arasındaki sorumluluk için TBK hükümlerinin uygulanmalsı gerektiğini, ilgili TBK hükümleri uyarınca müvekkili ile davacının müteselsilen eşit oranda sorumlu olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında ve rucüen alacaklar için emsal niteliği taşıyan Yargıtay 13.H. D. 01.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K. sayılı kararında tarafların işçilik alacakları bakımından sorumluluğun ne şekilde olması gerektiği açıklığa kavuşturulduğunu, karardan anlaşılacağı üzere; İşçilik alacakları bakımından alt işveren müvekkilinin kendi dönemi ile sınırlı olarak belirlenecek miktarın 1/2 sinden sorumlu olacağının açıklandığını, müvekkilinin kendi dönemine ait işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olduklarından dolayı, kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere dava dışı işçiye yapılan ödemenin yarısından sorumlu olduğunu, mahkemenin bu hususu göz ardı ederek sorumluluğu tek başına alt işverenlere yüklemesi ve bu yönde müvekkili şirket aleyhine hatalı hüküm kurması açıkça haksız olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Davacı taraf asıl işveren olarak ödediği işçilik alacaklarını alt işveren olan davalı taraftan rücuen tahsilini talep etmektedir.Mahkemece, █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek yukarıdaki yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olup olmadığı ve buna göre ödenen bedelin tamamının davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan █████/2021 tarihli raporda; davacı kooperatif tarafından icra dosyalarına toplam 65.784,68-TL ödeme yapılmış olduğunun belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.7 ve 7.2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davacı ....Kooperatifinin, davalı ... .... Şti'nden güvenlik hizmeti aldığı, bu güvenlik hizmetinde istihdam edilen tüm personelin tüm ücretleri ile bunlara ilişkin tüm giderlerin ... firması tarafından karşılanması gerektiği, bu yükümlülüğün sözleşmenin 3.7 maddesinde “Çalışan personelle ilgili ödenmesi gerekli her türlü genel gider, vergi, SSK primleri, muhtasar gibi ödemeleri yapmak ve bunların belgelerini ödemeyi takip eden ayın 15'ine kadar İdare'ye teslim etmek.” Şeklinde ifade edildiği, bu maddenin özellikle ücret dışında ödenmesi gereken giderleri kapsadığı, ayrıca 7.2 maddesinde yer alan konu ile ilgili diğer düzenleme ise SGK mevzuatına uygun hareket edilmesi gerektiğine ilişkin olup kıdem tazminatının da bu kapsamda yer aldığı, bu ödemelerin Kooperatif tarafından yapılmış olması, kendisi tarafından yapılması aslında kendisi tarafından yapılması gerekmeyen bir ödeme kalemi için mevzuattan kaynaklanan müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince yaptığı bir ödemedir ve bu miktar kendisi açısından geniş anlamda bir zarar türü olup bunun asıl sorumlu olan kişiye rücu edilerek giderilmesi gerektiği, işçi ücreti ve SGK primleri gibi kıdem tazminatından da işveren sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeden ilişkide kooperatif, ...firmasından güvenlik hizmeti almış ve ilgili personelin tüm giderlerinin ... tarafından ödeneceği ve bunun kontroli sağlanması amacı ile ilgili belgelerin idareye verileceği kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede yapılan ödemelerin kendi aralarında nasıl paylaştırılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, sonuç olarak işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden neticeten ... .... Şti” sorumlu olduğundan ...Kooperatifinin yapmış olduğu ödemeleri istemesinin mümkün olduğu, nihai takdir ve tensip mahkemeye ait olmakla birlikte davacı ...Kooperatifinin, ... .... Şti'nden 65.784,68 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir."...Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 01.12.2022 tarih ve █████████-████████ esas ve karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa dair herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işverenin ödediği tazminatın tamamını, alt işverenden (yükleniciden) tahsilini isteyebileceğini belirtmiş olup buna karşılık Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 13.04.2022 tarih ████████-████████ esas ve karar sayılı ilamı ile, hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmaması hâlinde, tarafların eşit oranda sorumlu olacağını belirtmiştir.Her iki Daire arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████/2023 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile "Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar vermiştir. 4857 sayılı İş Kanunun 2/6. maddesinde, asıl işveren - alt işveren açıklanmış ve bu ilişkide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur hükmüne yer verilmiştir. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül söz konusudur. Asıl ve alt iş verenler dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Bu düzenleme işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla alınmıştır. Sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt iş veren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, TBK ve sözleşme hükümleri esas alınacaktır. Bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekecektir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Bu durumda yukarıda ifade edildiği gibi serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır.Somut olayda, rücuen tazminat talebine konu alacak kalemlerinin dava dışı işçiye ödenen izin ücreti ve kıdem tazminatı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarih, █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında açıklandığı üzere rücu isteminde, kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Açıklanan nedenlerle, gerek İş Kanunu ve gerekse de İş Kanununda değişiklik getiren 6552 sayılı yasanın ilgili maddeleri işçi alacağını korumaya yönelik olup, alt ve üst işveren arasındaki uyuşmazlıklarda taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşme hükümleri esas olduğundan sözleşme şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekir.Yüklenici davalı ile davacı işveren arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve eklerine göre, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmadığı ve davacının, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamadığından, davacı asıl işverenin,işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı ve dava dışı işçiye ödenen bedellerden davalı alt işverenin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, TBK'nın 167. Maddesinde düzenlenen borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduğu hususunun somut olay bakımından uygulanması sözkonusu olamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, davacının ödediği bedelin tamamını davalıdan rücu edebileceği dikkate alınarak hesaplama yapılan dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkemece bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 1.123,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!