İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satış kaynaklı taşıt tanıma sistemi akaryakıt sözleşmesinin haksız feshi ve itirazın iptali davasına dair kararı inceledi.
Özet: Akaryakıt ticareti yapan davacı şirket, davalı ile taşıt tanıma sistemi üzerinden akaryakıt alımı için imzalanan sözleşmelerden ikincisinin davalı tarafından haksız ve süresinden önce feshedilmesi, borçların ödenmemesi ve cihazların iade edilmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; mahkeme, taraflar arasındaki birden fazla sözleşmenin geçerliliğini, iskonto oranlarındaki değişikliklerin etkisini ve hangi sözleşmenin ticari ilişkiye esas teşkil ettiğini incelemiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili..... A.Ş.'nin .....A.Ş. grup şirketlerinden biri olup, akaryakıt ve benzeri petrol türevlerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı firma ile müvekkil şirket arasında, 09.10.2014 tarihinde 2+3 yıl süreli Taşıt Tanıma Sistemi kapsamında akaryakıt alım sözleşmesi akdedildiğini, İşbu sözleşme devam ederken, tarafların iskonto bedelinde değişikliğe gidilmesine karar vererek 3+2 yıl süreli yeni bir sözleşme akdedildiği, taraflar arasında akdedilen ikinci sözleşme ile birlikte 09.04.2014 tarihli sözleşmenin sona erdiğini, yeni sözleşme devam ederken davalı şirket 02.10.2019 tarihinde Türk Ticaret Kanununda belirlenen usullere uygun olmayan şekilde e-mail yolu ile 21.11.2017 tarihli 3 yıl süreli akaryakıt sözleşmesini 02.10.2019 tarihi itibariyle haklı neden olmaksızın süresinden önce feshettiğini, sözleşmesini süresinden önce haklı neden olmaksızın fesheden davalı şirketin taşıt tanıma cihazlarını müvekkil şirkete teslim etmediğini, belirtilen taşıt tanıma cihazları işbu dava tarihi itibariyle halen teslim edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazının iptaline ve işlemiş ve işleyecek olan ticari faizleri ile birlikte takibe devam edilmesine, haksız itirazlarından dolayı, davalının %20’den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatını davacıya ödemesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap verilmediği, böylelikle dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı ve böylelikle usulüne uygun tahkikat aşamasına geçildiği anlaşılmakla davalı yan açısından iş bu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmıştır.MAHKEMECE: "...,Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her iki taraf ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunun anlaşılması neticesi yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında taşıt tanıma sisteminden kaynaklı sözleşmesel bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı kayıtlarına göre taraflar arasında █████/2014 tarihli 1. sözleşmenin ve █████/2017 tarihli 2. sözleşmenin imzalandığının ve söz konusu 2. sözleşmenin 1. sözleşmedeki iskonto oranında değişikliğe gidilmesi sebebi ile esasen 1. sözleşmenin sona erdiği artık 2. sözleşmenin geçerli olduğunun belirtildiği ve buna göre sözleşmesel ilişkinin █████/2020 tarihinde biteceğinin belirtilmesine karşın davalı kayıtlarına göre taraflar arasında █████/2014 tarihli 1. sözleşmenin imzalanmasından sonra aynı gün iskontonun arttırılması nedeni ile aynı tarihten geçerli olmak üzere 2. bir sözleşmenin imzalandığı ve artık birinci sözleşmenin geçersiz olduğu ve doğrudan tarihsiz sözleşmenin taraflar arasında uygulanması gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında taraflar arasındaki ihtilaf bakımından hangi sözleşmenin uygulanması gerektiğinin öncelikle tespiti ile sonuca varılması gerektiği, bu kapsamda hükme esas alınan rapordan da anlaşılacağı üzere taraf ticari defter ve kayıtlarındaki cari hesap kaydı yönünden bir fark olmamakla birlikte (dava konusu fatura hariç olmak üzere) davacının 2017 tarihinden itibaren ikinci sözleşmedeki yeni iskonto oranı kullanılmak sureti ile faturaları düzenlediği ve ticari ilişkinin yeni iskonto oranı üzerinden devam ettiği tespit edildiğinden sözleşmeler bakımından davacı iddiasının doğru olduğu ve bu kapsamda davalı tarafça belirtilen iddianın yerinde olmadığı kanaatine varılmakla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin █████/2014 tarihli 1. sözleşme ile başladığı ve sözleşmenin 2+1 yıl olarak kararlaştırıldığı, bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi neticesinde bu sözleşmenin █████/2017 tarihine kadar uygulandığı, daha sonra her ne kadar tarihsiz olsa bile 2017 tarihli 2. sözleşme ile devam ettiği ve bu sözleşmenin süresinin 2+3 yıl olarak belirlenmekle birlikte önceki sözleşmede belirtilen yükümlülüklerden farklı hükümler içerdiği ve iskonto oranının farklı olarak belirlendiği, buna göre sözleşmenin 2022 tarihinde biteceği göz önüne alındığında her ne kadar dosya kapsamından sabit olduğu üzere davalı tarafça mail yolu ile █████/2019 tarihinde sözleşmenin feshine yönelik irade beyanı yansıtılmış ve fesih beyanın ulaşmakla birlikte sonuç doğurduğu düşünüldüğünde sözleşmenin davalı yanca süresinden önce fesih edildiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yine iddia ve savunmalara göre yapılan feshin yerinde olup olmadığı bakımından incelenmesi neticesinde feshin haksız fesih olduğu gibi 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesine aykırı olarak yapıldığı kanaatine varıldığı dolayısıyla davacı tarafça söz konusu 2. sözleşme ile birlikte bu fesih sebebi ile uğradığı zararların davalıdan talebi bakımından haklı olacağı, her ne kadar davalı tarafça istenilen bedelin fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de bunun sözleşmesel ilişki gereği istenilen cezai şart olduğu, takip cihazı ucuz da olsa pahalı da olsa istem konusu edilen cezai şart miktarını etkilemeyeceği bu kapsamda takip cihazının ayrıca rayiç bedel belirlemesi yapılmasına gerek görülmeden fesih tarihi itibari ile USD/TL cinsi bedelin tespitinin gerektiği değerlendirilmekle bu kapsamda hükme esas alınan raporda bu hususa dair değerlendirmenin yapıldığı, 16 adet taşıt tanıma cihaz sistemi bakımından sözleşme maddesi gereği 150 dolar üzerinden istenilen ve 1 USD = 5,6752 TL olarak belirlenen bedel yerinde görülmekle davacının 13.620,48 TL tutarında davalıdan cezai şart talebinde bulunabileceği ancak davacı tarafça bahse konu fatura ile 12.441,00 TL üzerinden talepte bulunduğu göz önüne alındığında asıl alacak bakımından davacı talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte yine her ne kadar davalı yanın 10 adet cihazı iade edebileceği noktasındaki beyanına davacı tarafça iştirak edilmediği göz önüne alındığında bu hususun bu dava konusu olmadığı gibi konunun cezai şartın geçerli olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik olduğu ve bunun da az önce belirtilen şekilde değerlendirilmesinin yapıldığı anlaşılmakla bu anlamda da davalı savunmasına itibar edilmemiş, istem konusu edilen faiz bakımından yapılan değerlendirmede 2. sözleşme ile ödemenin takip eden ayın 10'dan itibaren başlayacağı yönündeki kayıt göz önüne alındığında davacının davalıdan faiz isteyebileceği, taraflar arasındaki ilişkinin fatura konusu ile birlikte değerlendirilmesi ile birlikte davacının davalıdan yıllık % 21,25 oranında bu fatura konusu yönünden faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla birlikte bu anlamda dosyanın tevdisi ile ek rapor almak yerine basit bir matematik hesabı ile faizin miktarının değerlendirilebileceği göz önüne alınmakla yapılan hesaplama neticesinde;Başlangıç BitişAna paraFaiz OranıBedel █████/2019 █████/2019 12.441,00 TL % 21,25543,22 TLfaiz isteyebileceği ancak burada da davacının 259,22 TL faiz talebinde bulunduğu göz önüne alınmakla taleple bağlılık ilkesi gereği açılı davanın kabulü ile davaya konu icra dosyasına davalı yanca yapılan itirazın yerinde olmadığı bu kapsamda davacının asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan toplam 12.770,22 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 19,50 oranından az olmamak üzere ve artan oranlarda avans faizi uygulanmasına ve dosya kapsamına kazandırılan delillere, yazışmalara göre yasal şartları oluştuğu kanaatine varılmakla birlikte hüküm edilen tutarın % 20'si olarak hesaplanan 2.541,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ ile davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 12.441,00 TL asıl alacak ve 259,22 TL işlemiş faizden oluşan toplam 12.770,22 TL alacağın tahsili bakımından devamına, - Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,50 oranından az olmamak üzere ve artan oranlarda avans faizi uygulanmasına, - İİK 67/Son gereği hüküm olunan tutarın % 20'si olarak hesaplanan 2.541,04 TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:Davalı ..... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece beyan ve itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, dava safahatinde de beyan edildiği üzere taraflar arasında █████/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmeye önce 2+1 yıl ve aynı gün iskontonun artırılması nedeniyle sözleşme hükümleri aynı kalmak kaydı ile aynı tarihten geçerli olmak üzere 3+2 yıl olarak imzaladıklarını, iddia edildiği gibi ikinci sözleşmeyi ilk sözleşmenin bitiminde imzalamadıklarını, bu hususun iddia edilen ikinci sözleşmede tarih bulunmaması ile de sabit olduğunu, iddia edilen █████/2017 tarihinin hukuki bir geçerliliği olmadığı sözleşmede tarih bulunmaması ile de ortada olduğunu, sözleşme süresi sonunda 3+2 yıl yani 5 yıl, █████/2019 tarihli e-mail ile de müvekkili şirketin sözleşmeyi süre bitimi nedeniyle sona erdirdiğini, mahkemece sadece soyut kanaat ile hüküm kurulduğunu, sözleşmenin süre bitimi nedeniyle sona ermesi ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile mutabakat sağlanamaması ve talep edilen alacak iddiasının dayanağı fatura ve içeriğinin yargılamayı gerektirmesi sebebi ile müvekkili şirket aleyhine girişilen icra takibinde ödeme emrinin kabul edilmediğini ve itiraz edildiğini, bilirkişi raporunun da müvekkili şirket kayıt ve belgelerini teyit ettiğini, davacı tarafın söz konusu taşıt tanıma cihazı zararını ortaya koyacak taşıt tanıma cihazı maliyeti ile ilgili bir delil sunmamasının da beyanlarını teyit ettiğini, mahkemece taşıt tanıma cihazı beldelinin ilgili yerlerden sorulabileceğini ancak mahkemece bu taleplerinin de karşılanmadığını, davacı tarafın cezai şart talebinin dayanağı olan ve ekonomik bir değer de taşımayan taşıt tanıma cihazlarından 10 adedinin de halihazırda müvekkili şirket nezdinde olup, talep edildiği anda teslime hazır bir şekilde beklediğini, ayrıca taşıt tanıma cihazları takılan bazı araçların da davacı tarafın bilgisi dahilinde satıldığını, bu hususun dava dilekçesinde belirtilen araçların 16 adet trafik tescil kayıtlarının celbi halinde ortaya çıkacağını ancak bu taleplerinin de karşılanmadığını, dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın cezai şart bedeli olarak talep ettiği taşıt tanıma cihazları için uğradığı kabul edilebilecek zararın taşıt tanıma cihazları bedeli ile sınırlı olabileceğinden zarardan fazla cezai şart talebi iddiasının usul ve yasaya uygun olmadığının ortada olduğunu, █████/2014 tarihli sözleşmenin süre bitimi nedeniyle sona ermesi nedeniyle iddia edilen cezai şart talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden feshinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Davacı tarafça, davalı firma ile süreli taşıt tanıma sistemi kapsamında akaryakıt alım sözleşmesi akdedildiği sözleşme devam ederken, tarafların iskonto bedelinde değişikliğe gidilmesine karar vererek 3+2 yıl süreli yeni bir sözleşme akdedildiği, davalının haklı neden olmaksızın süresinden önce feshettiği, sözleşmesini süresinden önce haklı neden olmaksızın fesheden davalı şirketin taşıt tanıma cihazlarını teslim etmediği, belirtilen taşıt tanıma cihazları işbu dava tarihi itibariyle halen teslim edilmediği iddiasıyla İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün █████████ 3esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesi sunmayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, her iki sözleşmede davalı tarafın imzasının bulunduğunun, █████/2017 tarihinden itibaren ikinci sözleşmedeki % 5,5 olan yeni iskonto oranı kullanılmak sureti ile fatura düzenlediği ve ticari ilişkinin yeni iskonto oranı üzerinden devam ettiğinin, davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak taşıt tanıma cihazları teslim edilmediğinden davacının sözleşmede belirlenen cezai şart alacağını talep edebileceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 872,34 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 218,09 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 654,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026