Ticari abone sözleşmesi kaynaklı kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkukuna itiraz eden menfi tespit ve şirket alacağının tahsili için itirazın iptali davası.
Özet: Bir esnaf, elektrik dağıtım şirketinin iş yerinde usulsüz elektrik kullanımı iddiasıyla düzenlediği tutanağa dayanarak tahakkuk ettirdiği toplam 383.017,23 TL tutarındaki borcun haksız olduğunu, faturalandırmanın ve tutanağın geçersiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmış, öte yandan elektrik dağıtım şirketi ise aynı usulsüz kullanım tespiti nedeniyle başlattığı icra takibine esnafın itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davasıyla alacağın tahsilini talep etmektedir. Esnaf, elektrik kesintisinin önlenmesi için tedbir ve gerçek tüketim değerlerinin tespitiyle borçsuzluğun belirlenmesini isterken, şirket, usulsüz kullanımın tespit edildiğini ve tahakkukların mevzuata uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : █████/2022
BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
...... ESAS, ..... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
ASIL DAVADA:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile ... ili ...... ilçesindeki adresinde babasıyla birlikte market işlettiğini, █████/2022 tarihinde davalı şirket görevlilerinin iş yerinde yaptığı denetim sonucunda kaçak hat kullanıldığı iddiasıyla tutanak düzenlendiğini, █████/2022 tarihinde kendisine tebliğ edilen... ve ... seri numaralı faturalar ile toplam 383.017,23 TL tutarında usulsüz kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini öğrendiğini, ... sayılı tutanağın yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiğini ve yok hükmünde olduğunu, tutanakta yer alan elektrikli aletlerin bir kısmının harici hatla ilgisi bulunmadığını, cihazların güç tüketim değerlerinin gerçeğe aykırı ve fahiş şekilde yüksek gösterildiğini, davalı şirketin EPTHK madde 42/1-a bendi uyarınca haksız kazanç elde etme amacıyla hatalı faturalandırma yaptığını, █████/2022 tarihinde elektriğinin kesilmesi üzerine 100.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı şirketin █████/2022 tarihine kadar kalan borcun ödenmemesi halinde enerjiyi tekrar keseceğini bildirdiğini, ticari faaliyetinin devamı için elektriğin zorunlu olduğunu, bu durumun iflasına yol açacağını belirterek yargılama süresince elektrik kesintisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, usulsüz düzenlenen tutanağın ve buna dayalı cezaların iptalini, mahkeme aksi kanaatteyse keşif yapılarak cihazların gerçek tüketim değerlerinin tespit edilmesini, bilirkişi incelemesiyle borçlu olunmayan tutarın belirlenmesini ve ödenen bedelin mahsubunu talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketimine ilişkin olduğunu, davacının tacir olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını ve İstanbul Ticaret Odası tarafından ... isimli şahsın ticari işletme kaydının olmadığının bildirildiğini, bu nedenle davanın görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, görev hususunun dava şartı olduğunu, müvekkil şirketin merkezinin .../.... adresinde bulunması sebebiyle yetkili mahkemelerin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu varsayılsa dahi zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 04.07.2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayacın giriş kare buatından ek alınarak harici hat üzerinden enerji kullanıldığının tespit edildiğini, bu doğrultuda ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, 05.01.2022 ile 04.07.2022 tarihleri arası için 69552 kwh ve 04.07.2021 ile 05.01.2022 tarihleri arası için 71484 kwh kaçak elektrik kullanımı hesaplandığını, 18.07.2022 son ödeme tarihli 294.920,55-TL ve 88.096,68-TL tutarında faturaların düzenlendiğini, tahakkuk işlemlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun yapıldığını, tarife bileşenleri üzerinde müvekkil kurumun tasarrufu olmadığını, kaçak tespit tutanağının üç nüsha düzenlendiğini ancak davacının mukavemet göstermesi sebebiyle bir nüshasının teslim edilemediğini, tutanakta davacının imzadan imtina ettiğinin belirtildiğini, saha personelinin teknik eğitimli olduğunu, davacının keşif talebinin tespit tarihinden bu yana geçen süre ve davacının müdahale ihtimali nedeniyle kabul edilemeyeceğini, davacının kaçak elektrik kullanmadığına dair somut bir delil sunamadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı sayaçta 04.07.2022 tarihinde yapılan kontrollerde giriş kare buattan ek alınarak kontaktör vasıtasıyla harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespit üzerine ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, 05.01.2022 ve 04.07.2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 69552 kWh karşılığı 294.920,55 TL tutarında kaçak faturası ve 04.07.2021-05.01.2022 tarihleri arasında 185 günlük süre için 71484 kWh karşılığı 88.096,68 TL tutarında ceza bedelsiz ek fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı aleyhine toplam 287.680,93-TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine tabi olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil etmesi sebebiyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının kaçak elektrik bedelinden sorumlu olduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davası ile huzurdaki dava arasında irtibat bulunduğunu, 04.07.2022 tarihinde ... numaralı hizmet noktasında kayıtsız sayaçtan elektrik kullanımının video kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın muaccel olduğunu belirterek İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın HMK m. 166 gereği Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davalı birleşen davada davacının müvekkilin kullanımındaki sayaçta 04.07.2022 tarihinde kontaktör vasıtasıyla harici hat üzerinden usulsüz elektrik kullanımı tespit edildiği iddiasıyla ... seri numaralı tutanağı tanzim ettiğini, bu tutanağa istinaden 05.01.2022 ve 04.07.2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 69552 kWh karşılığı 294.920,55 TL tutarında kaçak faturası ve 04.07.2021-05.01.2022 tarihleri arasında 185 günlük süre için 71484 kWh karşılığı 88.096,68 TL tutarında ceza bedelsiz ek fatura tahakkuk ettirdiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe müvekkil tarafından itiraz edildiğini, davalı birleşen davada davacının açtığı davanın derdest olan asıl dava ile doğrudan bağlantılı olması sebebiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, tutanağın gerçeğe aykırı hazırlandığını ve sayaç etrafındaki kabloların hangi aboneye ait olduğunun veya aletlerin güç tüketiminin tespit edilmediğini belirttiğini, █████/2022 tarihli tutanak düzenlenmediğine ilişkin yazının gerçeğe aykırı olduğunu ve evraktaki imzaların tutanaktakilerle uyuşmadığını ifade ettiğini, faturalandırmanın günlük 14 saat çalışma hesabı üzerinden 365 gün olarak yapılmasının ve abonesiz kaçak olarak işaretlenmesinin çelişkili olduğunu savunduğunu, yönetmeliğin 45/1 maddesi uyarınca faturalandırma süresinin 90 veya 180 günü geçemeyeceğini vurguladığını, elektrikli aletlerin gerçek tüketim değerlerinin tespiti için yerinde inceleme yapılması gerektiğini bildirdiğini, davalı birleşen davada davacının ihtiyati haciz talebinin haksız olduğunu ve emsal gösterilen Bu Talepte Bulunurken İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz kararının █████/2022 tarihinde kaldırıldığını hatırlattığını, icra inkar tazminatı taleplerinin yersiz olduğunu beyan ettiğini ve asıl dava dilekçesindeki tüm hususları tekrar ederek haksız davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Asıl dava, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağa dayalı düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin mahsubuna ilişkindir.
Birleşen dava ise birleşen davada davacı ...'ın kaçak elektrik fatura bedelinin tahsiline yönelik başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Küçükçekmece Vergi Dairesi, ...... Müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda tutanak öncesi günlük 72,10 kwh olan tüketim ortalaması ile tutanak sonrası günlük 233,93 kwh olan tüketim ortalaması arasında bariz fark bulunduğu, 2021 Temmuz-Eylül dönemi ile 2022 Temmuz-Eylül dönemi tüketim verileri arasında da belirgin fark olduğu, tutanak tarihi itibarıyla harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42-b maddesi uyarınca kaçak tüketim teşkil ettiği, .... tarafından yapılan hesaplamada mahalde tespit edilen toplam güç değerinin esas alındığı, oysa mevzuatın 44-3 maddesi gereğince harici hat üzerinde tespit edilen 11220 watt güç değerinin dikkate alınması gerektiği, ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca davacının 117.454,87 TL kaçak ve 35.813,55 TL ek kaçak tahakkuku olmak üzere toplam 153.268,42 TL tutarından sorumlu olduğu, davacının 229.748,81 TL tutarında menfi tespit talebinde bulunabileceği, birleşen dosya bakımından takip tarihi itibarıyla asıl alacak 153.268,42 TL, işlemiş faiz 2.299,03 TL ve KDV 413,83 TL olmak üzere toplam 155.981,28 TL üzerinden ... adına takibin devam edebileceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
█████/2024 tarihli ek raporda davalı kurumun 20.07.2022 tarihinde 100.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını bildirdiği, ödeme tarihine kadar gecikme faizi dahil toplam tutarın 153.431,91 TL olarak hesaplandığı, davacı ödemesi düşüldükten sonra kalan tutarın 53.431,91 TL olduğu, takibin 53.431,91 TL asıl alacak, 455,95 TL gecikme faizi ve 82,07 TL KDV ile toplam 53.969,93 TL üzerinden ... adına devam edebileceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda işletmede 04.07.2022 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu ve delil değeri taşıdığı, kaçak kullanım borcunun hesaplanmasında yalnızca harici hat üzerindeki cihazların gücünün esas alınması gerektiği, Toplam Kurulu güç üzerinden yapılan hesaplamanın mevzuata aykırı bulunduğu, kaçak kullanım süresinin başlangıç tarihinin kesin olarak bilinmemesi ve sözleşme gücünün 70 kW altında olması sebebiyle en fazla 180 gün olarak dikkate alınması gerektiği, davalı ... tarafından 365 gün üzerinden yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğu, harici hatta bağlı cihazların gerçek güç değerlerinin tespiti için yerinde fiziki ve teknik inceleme yapılmasının zorunlu olduğu, nihai borç tutarının ilgili yönetmelik maddeleri uyarınca yeniden hesaplanması gerektiği, davacının yapmış olduğu 100.000 TL tutarındaki ödemenin bu borçtan mahsup edilerek kalan alacak durumunun netleştirilmesi gerektiği, davacının iptalini talep ettiği faturaların meşruiyetinin bu yeni tutar ile karşılaştırılarak değerlendirilmesi gerektiği ve dosyada mevcut ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan 153.268,42 TL tutarındaki hesaplamanın metodoloji bakımından mevzuata uygun olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; 04.07.2022 tarihi itibarıyla davacıya ait işletmede EPTHY Madde 42/1-b kapsamında harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, ... seri numaralı tutanağın usulüne uygun olduğu ve delil değerini haiz bulunduğunu, hesaplamada EPTHY Madde 44/3 gereği sadece harici hat üzerindeki cihazların kurulu gücünün esas alınması gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan toplam kurulu güç üzerinden hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, █████/2026 tarihinde yapılan keşif neticesinde harici hatta bağlı cihazların toplam kurulu gücünün 7,218 kW olarak belirlendiğini, depodaki kullanılmayan eski klimanın hesaba dahil edilmediğini, kaçak kullanım başlangıç tarihi kesin olarak tespit edilemediğinden EPTHY Madde 45/1-b uyarınca azami 180 günlük sürenin esas alındığını, davalının 365 gün üzerinden yaptığı hesaplamanın hatalı olduğunu, yapılan hesaplama neticesinde davacının toplam borcunun 66.783,20 TL olarak saptandığını, davacı tarafından gerçekleştirilen 100.000 TL tutarındaki ödemenin borçtan mahsubu sonucunda 33.216,80 TL tutarında fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacının 383.017,23 TL tutarlı faturalar nedeniyle 66.783,20 TL üzerindeki kısım yönünden borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, ... isimli davacının .... 'ye karşı 66.783,20 TL tutarına kadar borçlu olduğunun, bu tutarı aşan kısım için borçlu bulunmadığının ve yapılan ödeme ile 33.216,80 TL alacaklı duruma geçtiğinin belirlendiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucu; asıl davada, davacı vekili müvekkiline ait .. Mah. ... Sokak No:.... ..../.... adresindeki işletmede 04.07.2022 tarihinde davalı ... ekiplerince gerçekleştirilen denetimde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden 294.920,55 TL kaçak tahakkuku ve 88.096,68 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 383.017,23 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, tutanağın usulsüz biçimde düzenlendiğini ve cihazlara ait güç değerlerinin gerçeği yansıtmadığını, tahakkuk ettirilen fatura bedelinin büyük bölümü yönünden borçlu olmadığını, elektriğinin kesilmesi tehdidi altında ailesinden borç alarak 100.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 383.017,23 TL tutarındaki faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve yapılan 100.000 TL ödemenin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise davacı ... vekili 04.07.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen ve ödenmemiş olan kaçak elektrik fatura bedelinin davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan önceki bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmaması nedeniyle mahkememizin 11.03.2026 tarihli ara kararı uyarınca yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Elektrik mühendisleri ..., ... ve elektrik-elektronik mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti 30.03.2026 tarihinde mahallinde keşif gerçekleştirmiş ve 31.03.2026 tarihli raporunu mahkememize sunmuştur.
Kaçak elektrik kullanımının varlığı yönünden yapılan incelemede; Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde 04.07.2022 tarihinde davacıya ait işletmede kaçak elektrik kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (EPTHY) 43. maddesinde öngörülen asgari unsurları taşımakta olup aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğindedir. Tutanakta sayacın giriş buatından ek alınarak kontaktör vasıtasıyla harici hat oluşturulduğu açıklanmış, davalı ... tarafından sunulan video kayıtları da bu tespiti görsel olarak doğrulamıştır.
Davacı tarafından ileri sürülen, tutanağın işletmede değil başka bir yerde düzenlendiğine ilişkin iddia tutanağın ispat değerini ortadan kaldırmamaktadır. EPTHY'nin 43. maddesi tutanağın düzenleneceği fiziki mekan konusunda katı bir kural içermemekte olup esas olan tutanaktaki teknik tespitlerin doğruluğudur. Mahkememizce yaptırılan keşifte harici hat bağlantısının tespit tarihi itibarıyla mevcut olduğu teyit edilmiş olmakla keşif günü bu düzeneğin artık bulunmaması ise müdahalenin giderildiğine işaret etmektedir. Tutanağın imzadan imtina şerhi ile düzenlenmiş olması da HMK'nın 200. maddesi uyarınca içeriğinin aksi ispat edilmediği sürece geçerliliğini etkilemeyeceği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacının kaçak elektrik kullanımının bulunmadığına ilişkin iddiası yerinde görülmemiş ve EPTHY'nin 42/1-b maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği sabit kabul edilmiştir.
Hesaplamada Esas Alınacak Güç Değeri Yönünden yapılan incelemede; Davalı ..., hesaplamayı işletmenin toplam kurulu gücü olan 27,6 kW üzerinden yapmıştır. Davalı bu görüşünü, EPDK'nın OSOS kayıtlarının esas alınmaması gerektiğine dair görüşü ile bu görüşü benimseyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına dayandırmıştır. Ancak bu konuda EPTHY'nin 44/3. maddesi şu hükmü amirdir: "42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır."
Somut olayda kaçak kullanım yöntemi, sayaçtan geçirilmeksizin harici hat çekilmesi suretiyle gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla hesaplamanın yalnızca harici hat üzerindeki cihazların kurulu gücü esas alınarak yapılması yasal zorunluluktur. Davalı ...'ın toplam kurulu güç üzerinden yaptığı hesaplama EPTHY'nin 44/3. maddesine aykırı olup kabul edilmesi mümkün değildir.
Davalının dayandığı EPDK görüşü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ise kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespitine ilişkin OSOS kayıtlarının değerlendirilmesiyle ilgili olup hesaplamada esas alınacak güç değerini düzenleyen EPTHY'nin 44/3. maddesinin uygulanmasını bertaraf edecek nitelik taşımamaktadır.
Bilirkişi heyeti 30.03.2026 tarihinde gerçekleştirdiği keşifte harici hatta bağlı cihazları tek tek tespit etmiş, her birinin güç değerini teknik etiket okuması ve piyasa standartları yoluyla belirlemiş ve toplam kurulu gücü 7,218 kW olarak hesaplamıştır. Depoda bulunan ve herhangi bir elektrik bağlantısı olmadığı, kullanılmadığı taraflarca da beyan edilen eski kasa tipi klima cihazı ise bu hesaplamaya dahil edilmemiştir. Bilirkişi heyetinin bu tespitleri yargısal denetime elverişli ve mevzuata uygun bulunmuştur.
Hesaplamada Esas Alınacak Süre Yönünden yapılan incelemede; EPTHY'nin 45/1-b maddesi, 42/1-b kapsamındaki kaçak kullanımlarda hesaplamada esas alınacak sürenin 180 günü geçemeyeceği düzenlenmiştir. Dosyada kaçak kullanımın başlangıç tarihini kesin olarak belirleyecek yeterli bulgu bulunmamaktadır. Sayaç okuma dönemleri ve OSOS kayıtları bu konuda kesin bir tespit için yeterli görülmemiş olduğundan mevzuatın belirlediği azami süre olan 180 gün esas alınmıştır. Ayrıca kaçak ek tahakkuku (eksik tüketim) bakımından da kaçak kullanım başlangıcının 180 günden önceye dayandığını kesin olarak kanıtlayan bir bulgu dosyada mevcut olmadığından EPTHY'nin 45/1-ç maddesi uyarınca ek tahakkuk hesaplanmamıştır.
Günlük Çalışma Saati Yönünden; EPTHY'nin 45/3-ç maddesi uyarınca ticarethane statüsündeki tüketiciler için günlük çalışma saati kural olarak 8 saat kabul edilmektedir. Ancak dosyada mevcut tüketim verileri ve keşif sırasında işletmenin faaliyet yapısı dikkate alındığında işletmenin iki vardiya şeklinde çalıştığı ve günlük 14 saatlik enerji kullanımının makul olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus davalı ... tarafından yapılan hesaplamada da kabul edilmiş olmakla günlük çalışma saati 14 saat olarak esas alınmıştır. Bu kapsamda bilirkişi heyetince gerçekleştirilen hesaplama mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Buna göre: Güç: 7,218 kW Süre: 180 gün, Günlük Çalışma Saati: 14 saat, toplam Kaçak Tüketim: 7,218 x 180 x 14 = 18.189,36 kWh Kaçak tüketim döneminde geçerli tarifeler esas alınarak EPTHY'nin 46/2. maddesi uyarınca 1,5 kat uygulamasıyla hesaplanan tüm vergi ve fonlar dahil toplam kaçak tahakkuk bedeli 66.783,20 TL olarak belirlenmiştir.
Buna göre davalı ... tarafından tahakkuk ettirilen 383.017,23 TL tutarındaki faturanın 66.783,20 TL'lik kısmı için davacının borçlu bulunduğu, bu tutarı aşan kısım yönünden davacı ...'nün borçlu olmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında davacı ...'nün 100.000 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Yapılan 100.000 TL'lik ödemenin 66.783,20 TL'lik kısmı gerçek borcu karşılamış, kalan 33.216,80 TL ise fazla ödeme niteliği taşımaktadır. Buna göre davacının davalı ...'a herhangi bir borcu kalmadığı anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise birleşen davada davacı ..., kaçak elektrik fatura bedelinin tahsilini talep etmektedir. Ancak bilirkişi raporuyla sabit olan hesaplama ve asıl davada davacının yapmış olduğu ödeme birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'nün hesaplanan gerçek borç tutarını aşan ödeme yapmış olması nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl Dava Yönünden DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafından █████/2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen 294.920,55 TL ve 88.096,68 TL bedelli faturalar nedeniyle davacının 66.783,20 TL'yi aşan kısım yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yapılan 100.000 TL ödemenin alacaktan mahsubuna,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 4.562- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 80,70 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 4.481,30-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 172,90-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 14.239,25 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.420,70-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Birleşen Dava Yönünden DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.474,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.742,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!