Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebiyle açılan davada, bilirkişi raporuyla asli kusurlu bulunan sürücünün sigorta şirketinden tazminat istenmesi.
Özet: Bu dava, 27.09.2024 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki aracın davacı aracına arkadan çarparak tam kusurlu (%100) şekilde neden olduğu trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar ve değer kaybı tazminatının tahsili amacıyla açılmış olup, davacı, sigorta şirketinden kısmi ödeme aldıktan sonra kalan 33.251,96 TL değer kaybı bedelinin davalı araç sahibi, sürücüsü ve sigorta şirketinden faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalı sigorta şirketi ise zamanaşımı ve sorumluluğun yerine getirildiği gerekçeleriyle davanın reddini istemiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; 27.09.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı davalı ... adına kayıtlı ve davalı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tam ve ağır kusurlu hareketiyle müvekkili davacı ... adına kayıtlı, kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kazası yapmasına sebep olduğunu ve maddi hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın hareket edemez ve kullanılamaz hale geldiğini, araçta değer kaybı meydana gelmiş olup ikinci el piyasa rayiç değerinde düşüş yaşandığını, ... plakalı araç ve sürücüsü davalı ...’nin, önündeki araçla arasındaki takip mesafesini korumaması, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması, trafik ışık ve levhalarına riayet etmemesi ve kaza anında dikkatsiz, kontrolsüz ve süratli olması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin hem kaza sırasında hem de kaza sonrasında herhangi bir ihmali veya özen eksikliğinin bulunmadığını, düzenlenen kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere davalının TAM (%100) ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta 85.117,20-TL maddi hasar meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından 46.748,04-TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle davalarının kabulüne, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araçta meydana gelen hasardan dolayı şimdilik 100,00-TL bakiye değer kaybı tazminatının; davalı araç sahibi ... ve davalı sürücü ...'den kaza tarihi olan 27.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 04.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline, işbu dava ve taleplerinin kabulüyle, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2026 tarihli bedel artırım dilekçesiyle; 100 TL olarak açtıkları değer kaybı bedelini alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 33.251,96 TL.'ye yükselttiklerini, haklı davalarının kabulü ile talep ettikleri değer kaybı bedelinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Huzurdaki davada zamanaşımının dolduğunu, huzurdaki başvurunun kısmi başvuru ya da belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından dava öncesi ödeme yapılmış olup tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, bu nedenle iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle belirsiz alacak/kısmi dava şartları oluşmadığından davanın usulden reddine, yapılan ödemeler nedeni ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.Konya Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne, Davalı Sigorta Şirketine, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Kural ihlali yönünden; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller başlığı altındaki 84. maddesinin d bendinde belirtilen “Araç sürücüleri, arkadan çarpma halinde asli kusurlu sayılırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ve ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın ise meydana gelen kazada kural ihlallerinin (kusurlarının) olmadığı, ... plakalı aracın değer kaybı bedeli bakiye miktarının 33.251,96 TL olduğu kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı tazmini isteminde bulunmuştur.2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından █████/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin █████/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin █████/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, █████/2025 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 80.000,00 TL tutarında değer kaybı zararı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye 33.251,96 TL değer kaybı alacağı bulunduğu, değer kaybı kaynaklı zarardan davalıların sorumlu olduğu, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı ve mahkememizin yetkili mahkeme olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın KABULÜ ile; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 33.251,96 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ... Sigorta Şirketinden █████/2025 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...’dan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 33.251,96 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 2.271,44 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 1.181,55 TL. harcın mahsubu ile kalan 1.089,89 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 1.181,55 TL. peşin harç yargılama gideri, 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 8.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 1.917,50 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.714,45 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 33.251,96 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 33.251,96 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.700 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, davalı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip Hakim