Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, fuar katılım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında ticari defter ve bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının ticari nitelikteki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan 14.800,00 Euro tutarındaki alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almaktadır; davacı, edimlerini yerine getirdiğini ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı hizmetin sağlanmadığını, borcun bulunmadığını iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı hükmedilmesini istemiştir; bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olmaması nedeniyle delil niteliği taşımadığı, davalının defterlerinin ise delil niteliği taşıdığı belirtilmiş, ancak her iki tarafın defterleri ve vergi beyanları arasında 529.017,12 TL tutarında karşılıklı bir işlem kaydı bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı ...'nin müvekkil ...'ne olan borçlarını ödememesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 14.800,00 Euro tutarındaki fuar katılım sözleşmesine dayalı alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 30.05.2025 tarihinde haksız ve yersiz şekilde borca, faize ve icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itiraz üzerine Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro ve ... arabuluculuk numaralı dosyasında yapılan görüşmelerin █████/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın 1 EURO kur ve 21 TL ile 654.308,00 TL toplam tutar üzerinden yapılan takibi kötü niyetli olarak durdurduğunu, müvekkil şirketin fuar sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, bu nedenle icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptali davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, davalı aleyhine İİK m. 67/2 uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacı Taraf Bakırköy .... İcra Müdürlüğü tarafından ... E. sayılı dosya ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu borcun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin davacıya iddia edilen 14.800,00-EUR tutarında bir borcunun bulunmadığını, sözleşmede bahsi geçen fuar katılım hizmetinin müvekkile sağlanmadığını, müvekkile herhangi bir yer gösterme veya teslimat yapılmadığını, müvekkil firmanın sözleşmedeki standı kullanmadığını, davacı tarafın hizmetin ifa edildiğine dair dosyaya somut bir delil sunmadığını, davanın ilerleyen aşamalarında yapılacak bilirkişi incelemesinde müvekkilin usulüne uygun tutulan ticari defterleri incelendiğinde hizmetin alınmadığının tespit edileceğini, söz konusu hizmete ilişkin müvekkil şirket adına düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının hizmeti sağlamamasına rağmen bedel talep etmesinin haksız olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hizmet alımı gerçekleşmediği halde icra takibi başlatılması ve huzurdaki davanın açılmasının haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, bu nedenle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasındaki takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilin icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde davacının geri adım atmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddedilmesi gerektiğini, sonuç olarak itirazın iptali davasının reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından vaki itirazın iptali istemine ilişkin İİK m. 67 uyarınca açılmış bir itirazın iptali davasıdır.Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile Zeytinburnu Vergi Dairesi, Zincirlikuyu Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda dava konusunun davacının 14.800,00 EURO tutarında asıl alacaklı olduğu iddiasıyla başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durması neticesinde açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı tarafın 2024-2025 yılları envanter defterlerinin açılış tasdiklerini yasal süresinde yapmış olmasına rağmen 2024 yılı yevmiye ve kebir defterleri ile 2025 yılı açılış tasdiklerini süresinde yaptırmadığı için ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşımadığı, davalı tarafın 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin ise açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde yapıldığı için lehine delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 529.017.12 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davacının 529.017,12 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının 2024 yılında bir adet belge ile KDV hariç 529,017,12 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, davalının da aynı tutarı alış olarak BA bildiriminde gösterdiği, tarafların söz konusu faturaları vergi dairesine beyan ettikleri, taraflar arasında 15.01.2024 tarihinde 40 metrekarelik alan için ... moda ve tekstil fuarına katılım sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin 14.800,00 EURO bedelli olduğu, davacının icra takip talebinin 14.800,00 EURO tutarında bulunduğu, davacının davalıdan olan alacağının para biriminin EURO mu yoksa TL mi olarak kabul edileceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucu; Davacı vekili, davalı şirketten 15.01.2024 tarihli "Fuar Katılım Sözleşmesi"nden kaynaklanan 14.800,00 EUR alacağına yönelik Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise sözleşmede bahsi geçen hizmetin ifa edilmediğini, müvekkiline yer gösterme ve teslim yapılmadığını, standın kullanılmadığını, faturanın bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, ayrıca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Sözleşmenin varlığı ve geçerliliği açısından yapılan değerlendirmede; taraflar arasında 15.01.2024 tarihinde, 22-24 Temmuz 2024 tarihlerinde .../...'da düzenlenecek "... Moda ve Tekstil Fuarı"na 40 m² alan tahsisiyle katılıma ilişkin, 14.800,00 EUR bedelli "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin imzalandığı tespit edilmiştir. Sözleşmede davalı firma adının yazılı olduğu, "Firma Yetkilisi" hanesinde yer alan Hacı Osman Karacan'ın davalı şirketin yetkilisi olduğu, tarafların imzalarının bulunduğu bu itibarla sözleşmenin davalıyı bağladığı anlaşılmıştır. Faturaya ilişkin TTK m. 21/2 karinesi; Davacı, sözleşme konusu hizmet bedeline ilişkin olarak davalı adına 24.07.2024 tarihli, 529.017,12 TL tutarlı e-faturayı düzenlemiş ve bu fatura, Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura sistemi üzerinden davalıya iletilmiştir. Davalı tarafça bu faturaya karşı TTK m. 21/2'de öngörülen sekiz günlük yasal süre içinde herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmamıştır. Bu durumda fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılması gerekir; davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü "fatura bulunmadığı" yönündeki savunmaya bu kapsamda itibar edilmemiştir. Ticari defter kayıtları incelendiğinde; Bilirkişi raporuna göre davacının 2024 yılı yevmiye-kebir defterlerinin açılış-kapanış tasdikleri ile 2025 yılı açılış tasdiki yasal süresinde olmadığı, 11.09.2025 tarihinde, dava açıldıktan sonra yaptırıldığı anlaşıldığından bu nedenle davacının defterleri TTK m. 222 ve ilgili hükümler uyarınca kendi lehine delil teşkil etmemektedir. Buna karşılık davalının defterlerinin açılış-kapanış onaylarının kanuni süresinde yaptırıldığı, dolayısıyla usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Davalının kendi usulüne uygun düzenlemiş olduğu defterlerinde, dava konusu 529.017,12 TL tutarındaki fatura, davacı lehine "alacak" olarak kayıtlıdır (320 Satıcılar hesabı altında). Usulüne uygun tutulan ticari defterlerdeki kayıtlar, defter sahibinin aleyhine delil teşkil eder. Davalının kendi defterine bu borcu işlemiş olması, sözleşme konusu hizmetin ifa edildiğini ve borcun varlığını davalının kendi ticari kayıtlarıyla ikrar ettiği anlamına gelmektedir. Davalının "hizmet alınmadı, stand kullanılmadı" yönündeki savunmasının kendi tuttuğu defter kayıtlarıyla çeliştiği anlaşılmıştır. Tarafların BA-BS bildirimleri incelendiğinde; Vergi dairelerinden celbedilen BA-BS formlarına göre davacı 2024 yılında 529.017,12 TL tutarında satış bildirmiş, davalı da aynı tutar ve aynı belge sayısıyla alım bildiriminde bulunmuştur. İki taraf beyanı arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Bu örtüşme, faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını ve davalı tarafından da içerik olarak benimsendiğini göstermektedir. Davalı tarafın savunmasının değerlendirilmesi; Davalı vekilinin "hizmetin ifa edilmediği, somut delil sunulmadığı" yönündeki itirazları, sözleşme, itirazsız kabul edilmiş fatura, davalının kendi defter kaydı ve BA-BS uyumu olmak üzere birbirini destekler nitelikteki deliller göz önüne alındığında davalının iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki icra takibi 14.800,00 EUR asıl alacak üzerinden başlatılmış; takip ve dava tarihindeki kur (1 EUR = 44,21 TL) ile TL karşılığı 654.308,00 TL olarak gösterilmiştir. Bilirkişi incelemesinde ise defter ve fatura kaydının, faturanın düzenlendiği 24.07.2024 tarihindeki TL karşılığı olan 529.017,12 TL olarak yer aldığı görülmüştür. Sözleşmenin EUR cinsinden akdedildiği ve borcun yabancı para borcu niteliğinde olduğu sabit olduğundan, alacaklının TBK m. 99 uyarınca yabancı para alacağını aynen veya fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden TL olarak talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacı bu seçimlik hakkını icra takibinde EUR esası ile kullanmış olup, faturadaki TL tutarının düzenleme tarihindeki muhasebeleştirme kaydından olduğu anlaşılmakla bu durumun asıl borcun EUR niteliğini ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 14.800 Euro alacak yönünden iptaline, takip talebi göz önüne alındığında takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmiş, dava konusu alacağın miktarı belirli, varlığı ve kapsamı kesin biçimde tespit edilebilir nitelikte, yani likit bir alacak olduğu anlaşıldığından davalı aleyhine, takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 14.800 Euro alacak yönünden iptaline, takip talebi göz önüne alındığında takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,2-Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 654.308,00 TL'nin % 20'si üzerinden hesap edilen 130.861,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Alınması gerekli 44.695,80 TL harçtan peşin alınan 7.896,81 TL peşin harcın mahsubu ile 36.798,99 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 7.896,81 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.599,71- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 104.146,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 7.511 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."