Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari araçların karıştığı trafik kazası sonucu değer kaybı ve ikame araç bedeli talepli alacak davası incelemesi.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan ticari alacak davasında, davacı şirket, aracının kazada hasar görmesi nedeniyle 200.000 TL değer kaybı ve 20.000 TL ikame araç bedeli talep etmiş; davalı ise yetki itirazı ile birlikte davanın haksızlığını ve kusursuzluğunu ileri sürmüştür. Yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalı aracı sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu, davacının aracında 200.000 TL değer kaybı oluştuğu, ancak makul onarım süresi olan 14 günlük ikame araç temini zaten karşılandığı için ek ikame araç bedeli zararı bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
K.YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 07.05.2024 tarihinde müvekkili şirkete ait ve ... plakalı araca çarptığını, aracın iki ay kadar tamirde kalmasına karşın Sigorta firması tarafından sadece 14 gün kasko firması muadil araç temin edebildiğini, kalan 45 gün için araç temin zararının karşılanmadığını, ayrıca müvekkil şirkete ait araçta değer kaybı oluştuğunu" beyan ve iddia ederek şimdilik 200.000 TL değer kaybı ve 20.000 TL araç ikame bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... tarafından müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin merkezinin Kadıköy ilçesinde bulunması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde ticari bir saikle kullanılmadığını, bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülemeyeceğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, ... herhangi bir başvuru yapılmadığını, dosyada kaza tespit tutanağının bulunmadığını, sunulan ekspertiz raporunun tek taraflı beyanlarla hazırlandığını ve delil niteliği taşımadığını, alacak miktarının belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, müvekkil şirketin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, talep edilen araç onarım bedeli, ikame araç temin bedeli ve değer kaybı zararlarından sorumlu tutulamayacağını, ekspertiz raporunda hasar bedelinin 10.000,00-TL olarak belirtildiğini, hükmedilecek faizin kaza tarihinden değil ödeme tarihinden itibaren işlemesi gerektiğini, ikame araç temin bedelinin davacı ile sigorta şirketinin iç meselesi olduğunu, aracın geçmiş hasar kayıtları nedeniyle değer kaybı oluşmayacağını, ... plakalı aracın 7000 KM'de olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, ihtiyati haciz talebinin vadesi gelmiş bir alacak ve teminat bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı ile davalının maliki olduğu araçların karıştığı trafik kazasında tarafların kusur durumu, söz konusu kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği ile davacının ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının ne olduğu hususlarında toplandığı tespit edildi.
...'ya, ...'ya ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
....'nun internet sitesi üzerinden davacı ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının dosyamız arasına alındığı görüldü.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
1. Kusur yönünden;
a. ... plakalı araç sürücüsü ... %100 (yüzde Yüz) oranında kusurludur.
b. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru bulunmamaktadır.
2. Değer kaybı yönünden;
a. ... plakalı aracın (Yargıtayın uyguladığı fark teorisine göre) değer kaybı 200.000 TL olduğu sonucuna varılmaktadır.
b. Söz konusu bedelin, zarara neden olan araç sürücüsünün kusuruna (%100) denk gelen kısmı yine 200.000 TL olarak hesaplanmaktadır.
3. İkame araç bedeli yönünden;
a. ... plakalı aracın onarımının (makul onarım süresi olarak) 14 gün süreceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
b. Davacının hasar onarım süresinde kasko sigorta şirketinden 14 gün ikame araç almış olduğu dikkate alındığında, makul onarım süresine göre bakiye araç mahrumiyet zararının olmadığı hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
" söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararına göre;
"...Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda, araçta meydana gelen değer kaybının neye göre hesaplandığı belli değildir. Dairemizin formülüne göre "aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması” gerekmektedir. Buna göre aynı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz gerekçe ile araç değer kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalı şirketin maliki olduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, maliki olduğu ... plakalı araca çarparak hasar verdiği iddiası ile huzurda görülen tazminat davası açılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulmuş ise de huzurda görülen davanın haksız fiile dayandığı, haksız fiilde zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, davacı şirketin faaliyet adresinin mahkememiz yargı sınırları içerisinde olduğu anlaşıldığından HMK'nın 16. maddesi uyarınca davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce kazaya karışan sürücülerin kusur durumunun belirlenmesi ve davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 200.000,00 TL olduğu, ... plakalı aracın onarımının (makul onarım süresi olarak) 14 gün süreceği, davacının hasar onarım süresinde kasko sigorta şirketinden 14 gün ikame araç almış olduğu dikkate alındığında makul onarım süresine göre bakiye araç mahrumiyet zararının olmadığı hususları tespit edilmiştir.
Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 200.000,00 TL olduğu ve davacının araç mahrumiyet zararının olmadığı, davalının işleten sıfatıyla değer kaybı tazminatından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya makul onarım süresi içerisinde ikame araç verildiğinden davacının araç mahrumiyet zararının oluşmadığının kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 200.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.662,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.757,05-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.904,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.757,05-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 4.372,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 17.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 426,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.426,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.841,82-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 427,23-TL'sinin davacıdan, bakiye 4.272,77-TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
9- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!