Banka tarafından açılan ticari kredi alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında, haricen tahsilatla konusuz kalan esas talebe rağmen borçlunun haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi.
Özet: Ticari kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, yargılama sırasında borcun davalı tarafından haricen ödenmesi nedeniyle asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; ancak davacının takipte haklı bulunması, alacağın likit olması ve borçlunun itirazında haksız çıkması gerekçeleriyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ----- 28.02.2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 10.000.000,00 TL limitli kredi kullandığını, bu kredinin teminatı olarak 05.03.2025 tarihli sözleşme ile ----- plakalı ----- marka otomobilin ve 04.06.2025 tarihli sözleşme ile --- marka otomobilin rehnedildiğini, davalının taksit ödemelerini yapmaması üzerine---- Noterliği'nin 20.10.2025 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü, ---Banka Alacakları İcra Dairesi'nin----- sayılı dosyası üzerinden başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe davalının 28.11.2025 tarihinde haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı vekilinin borcun bir kısmının ödendiğini iddia ederek takibe itiraz ettiğini ancak sunulan dekontların borcun tamamını karşılamadığını, davalının rehinli araçların mekanik parçalarını sökerek değerlerini 1.000.000,00 TL seviyesine düşürdüğünün bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, bu durumun kötü niyetli mal kaçırma kastını gösterdiğini, alacağın likit olması sebebiyle İİK m. 67 uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa tarihinde █████/2026 usulüne uygun biçimde dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın davaya cevap sunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:Dava , hukuki niteliği itibariyle genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Mahkememiz duruşmasında davacı vekili, alacağın haricen tahsil edildiğini belirtilmiştir. Haricen tahsil sebebiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı yan yargılama gideri talebi olduğunu beyan etmiştir. Bu noktada dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinden işin bu yönden esasına girilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.----Bu kapsamda her ne kadar borçlu taraf davaya konu olan takipten vazgeçmiş ise de, davacı banka alacağını talepte haklı olduğu ve borçlunun takibe itirazından vazgeçerek takibin haklı nedene dayalı olması nedeniyle alacağın likit olması da gözetildiğinde, icra inkar tazminatı koşulları olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 93.859,66 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye 93.127,66 TL nin davacıya iadesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarfedilen 576,00 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir masraf bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.