Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının sigorta şirketi ve sürücüden maddi, manevi tazminat talepli, ıslah dilekçesiyle artırılan haksız fiil davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu ağır bedensel zarara uğrayan davacının, kazaya karışan araç sürücüsü ve sigorta şirketinden, başlangıçta ve ardından ıslah dilekçesiyle artırarak toplamda 442.923,43 TL maddi (bakıcı, tedavi, geçici ve kalıcı iş göremezlik bedelleri dahil) ve 200.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği davada, davalıların ise kusursuzluk, illiyet bağı eksikliği, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğu ve faiz taleplerinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davanın reddini istediğini özetlemektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; 20.12.2024 tarihinde ... adına kayıtlı araçla sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ye çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır bedensel zarara uğradığını, şu an iş göremez durumda olduğunu, ... plaka sayılı aracın sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi zararın tazmini için davalı sigorta şirketine tarafımızca başvurulduğunu ancak bir dönüş yapılmadığını, işbu davaya konu kazanın üzerinden yedi aydan daha uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen hala ayakta uzun süre kalmakta zorlandığını, bu sebeple sosyal hayatında zorlanan, yaşı sebebiyle psikolojisi olumsuz etkilenen müvekkilinin hayatının kaza sebebiyle tepetaklak olduğunu, kazanın davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkili ...'nin annesi ve babasının kızlarının yaşamış olduğu bu zorlu süreçten en az onun kadar olumsuz etkilendiklerini, açıklanan nedenlerle her türlü fazlaya ilişkin hakları ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili ... yönünden bakıcı gideri olarak 100 TL, tedavi gideri olarak 100 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100 TL, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 400 TL' lik maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkil ... yönünden 100.000 TL, ve diğer müvekkiller ... ve ... yönünden 100.000 TL olmak üzere toplamda 200.000 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini
dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili █████//2026 tarihli ıslah dilekçesiyle; Dava dilekçesinde belirsiz alacak talepli olarak açmış oldukları, 100,00 TL geçici maluliyet tazminat taleplerini 49.314,55 TL'ye, 100,00 TL olarak talep ettikleri bakıcı giderleri tazminat taleplerini 19.008,88 TL'ye, 100,00 TL olarak talep ettikleri tedavi gideri tazminatı taleplerini 4.500 TL'ye, 100,00 TL olarak talep ettikleri kalıcı maluliyet tazminat taleplerini 370.100 TL'ye,
arttırdıklarını, toplamda 442.923,43 TL Maddi tazminatın, davalılardan (davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile) müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile verilmesine, Davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilecek olan alacak tutarlarına, başvuru tarihinden ve diğer davalılar aleyhine hükmedilecek olan alacak tutarlarına ise, olay/kaza tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek avans faiz oranının uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatının gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olmadığını, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini ve bu nedenle faiz hesabının temerrüt tarihinden itibaren olması gerektiğini, davacı tarafın 12 aylık tedavi sürecini tamamlamaksızın müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davacıların davasının esastan reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Kaza nedeniyle müvekkili hakkında Konya .Çocuk Mahkemesi’nde ... Esas sayılı dosya kapsamında halen yargılama devam ettiğinden bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin olayın oluşumu bakımından kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkili tali kusurlu kabul edilse de kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusuru nedeniyle hükmedilecek tazminatta indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın ağır bedensel zararının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, somut olayda TBK 56/2’de yer alan şartlar oluşmadığından davacı anne ve babanın manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmadığını, tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup fahiş bir miktarda olduğunun açıklanan nedenlerle müvekkilleri aleyhine açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin haksız davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Delillerin toplanması bakımından Mahkememizce Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, ... Sigorta A.Ş'ye, Konya İl Sağlık Müdürlüğüne, Konya . Çocuk Mahkemesine, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacı ...'nin Kural ve yasaklarına uymadığı, yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önünde bulundurmadığı, araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, taşıt yoluna kontrolsüz girerek kendi can güvenliğini ve geçiş yapan araçları tehlikeye düşürdüğü, sağından gelen trafiği yeterince kontrol etmediği, dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesi karışmış olduğu kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın Kural ve yasaklarına uymadığı, aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, okul bölgesi olması sebebiyle yaya trafiğinin yoğun olduğu yerden geçerken hızını azaltmadığı, hız kurallarına uymadan seyrederken de karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya çarptığı, dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesi karışmış olduğu kazada %25 oranında kusurlu olduğunu raporunda belirtmiştir.
Dosya Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacı Menevşe Akın'ın maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan █████/2025 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kişinin sürekli iş göremezlik oranının %19.0 olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu ve kalıcı sakatlık iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 18.000 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür.
Davacının tazminat alacağına ilişkin dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle;
Çalışma Gücü ve meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre; Sakatlanma klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar:
Davacı için kalıcı maluliyet tazminatı olarak 765.240,87 TL, geçici maluliyet (iş göremezlik) tazminatı olarak 49.314,55 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 19.008,88 TL, tedavi gideri tazminatı olarak 4.500,00 TL olmak üzere toplamda 838.064,30 TL tazminat hesap edildiğini,
Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre; Sağlık klozu teminat Limiti(1.800.000,00TL) içinde kalan tutar:
Davacı için geçici maluliyet (iş göremezlik) tazminatı olarak 49.314,55 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 19.008,88 TL, tedavi gideri tazminatı olarak 4.500,00 TL olmak üzere toplamda 72.823,43 TL tazminat hesap edildiğini raporunda belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir".
Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ... )
Somut olayda davacılar, davaya konu trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, █████/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, █████/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin █████/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, █████/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve █████/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, █████/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, █████/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay Hukuk GenelKurulunun 08.04.2026 Tarih, ... Esas, ... Karar ve Yargıtay HukukGenel Kurulunun 08.04.2026 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamları da Yargıtay .Hukuk Dairesinin ve Mahkememizin yerleşmiş uygulamasını destekler mahiyettedir.
Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından █████/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;
2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin █████/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin █████/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, █████/2025 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 tarihli ... E. Ve ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın yaya olan davacı ...'ye çarpması neticesinde gerçekleşen kazada, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi yaya olan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacıların ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararıyla, manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak açılan davalarda, reddedilen miktara ilişkin, karşı vekalet ücretine hükmedilmesi uygulaması iptal edildiğinden, reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacı ...’nin Maddi Tazminat Davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 49.314,55 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 19.008,88 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 4.500,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 75.823,43 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden █████/2025’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ...’tan kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Davacı ...’nin Sürekli Maluliyet Tazminat Talebinin REDDİNE,
3-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; ... için 50.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 70.000 TL’nin ...’tan tahsili ile DAVACILARA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 72.823,43 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 4.974,56,49 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 1.513 TL. harcın mahsubu ile kalan 3.461,56 TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
5-Maddi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 1.513 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 9.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 6.898,18 TL. Maluliyet raporu gideri, 978 TL. Posta ve tebligat gideri, olmak üzere toplam 17.491,58 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 4.870,52 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 2.483,40 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 72.823,43 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 370.100 TL. olduğunun kabulü ile) davalılar vekilleri için 45.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine,
9-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 70.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 4.781,70 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL. harcın mahsubu ile kalan 4.166,30 TL. Harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
10-Manevi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç yargılama giderinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacılara verilmesine,
11-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 50.000,00 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
12-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 10.000,00 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 10.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
13-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 10.000,00 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 10.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
14- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.700 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
15-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip Hakim
MADDİ HATA (TASHİH) ŞERHİ : Bu davaya ilişkin kısa kararın ve gerekçeli kararın 1. maddesinde, "... toplam 75.823,43 TL maddi tazminatın ...", cümlesinde, "75.823,43 TL" yazılmış ise de; bu hususun yazı hatası (maddi hata) olduğu, 49.314,55 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 19.008,88 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 4.500,00 TL tedavi gideri zararı tazminatının toplam 72.823,43 TL olduğu görüldüğünden, 6100 s. HMK'nin 304/1. maddesi gereğince kısa karar ve gerekçeli kararın 1. maddesindeki "75.823,43 TL" şeklindeki yazı hatasının re'sen, "72.823,43 TL" olarak düzeltildiğine (tashih edildiğine) dair şerhtir. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!