5510 sayılı Kanun kapsamında sigortasız çalışmanın tespiti davasında iş akdinin temel unsuru bağımlılığın değerlendirilmesi ve ispatına dair Yargıtay içtihadı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının belirli bir dönemde sigortasız çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasını konu almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının davalı işveren nezdinde asgari ücretle çalıştığını ve bu sürenin SGK kayıtlarına eklenmesi gerektiğine karar vermişken, davalı ile feri müdahil kurum, davacının fiili çalışmasının kanıtlanmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Yüksek Mahkeme ise, uyuşmazlığın hizmet tespiti istemine ilişkin olduğunu vurgulayarak, bir iş sözleşmesinin temel unsurları olan iş görme, ücret ve özellikle işverenle işçi arasındaki “bağımlılık” ilişkisinin tespiti kriterlerini detaylıca incelemeye başlamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işveren ...’in “...” isimli işyerinde 24.08.2020 tarihinde döner ustası olarak çalışmaya başladığını, davalı işyerinin vergi levhasında işyeri çay ocağı olarak gözükse de döner dükkanı olarak işletildiğini, müvekkilini işe işyeri sahibinin eşi ...’in aldığını mevcut işyerini de eşi ile birlikte yönettiğini, davacı müvekkil 15.12.2020 tarihinde eşinin hastaneye gitmesiyle sigorta girişinin hala yapılmadığını öğrendiğini, işverenine sözlü olarak sigortasını neden yapılmadığım sormuş herhangi bir yanıt alamayınca da iş akdini aynı tarihte sona erdirdiğini, müvekkilinin 24.08.2020-15.12.2020 tarihleri arasında davalı işveren yanında asgari ücret ile aralıksız çalıştığını, işverenin sigorta girişini yapmadığını ve ... primini yatırmadığını, davanın kabulü ile, müvekkilinin 24.08.2020-15.12.2020 tarihleri arası, davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespiti ile davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurumun 3...9 sigorta sicil numaralı sigortalısı olduğunu, Kurumumuz kayıtlarının incelendiğinde, davaya konu dönem itibariyle davalıya ait işyerinde geçen çalışmasına bulunmadığını, davacının eksik bildirildiğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgeler ile ispatı gerektirdiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, davacının, davalıya ait işyerinde 24.08.2020 - 15.12.2020 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, ...'ya eksik bildirilen günlerin diğer hizmet süreleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 31.08.2020 tarihinde işyerinde yapılan denetimde davacının çalışması olmadığını beyan ettiği, davalı işyerinde fiili çalışmasının olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde fiili çalışması olduğunun kanıtlanamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Hizmet akdini, konusu iş görme borcu doğuran diğer borçlar hukuku sözleşmelerinden ayırt etmek bazen oldukça zor olabilmektedir. Bu sözleşmelerde ortak yön, bir iş görme borcunun mevcut olmasıdır. İş Kanunu m.8’de, “…bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir…” diyerek iş sözleşmesini tanımlamıştır. 818 sayılı BK m.313’de “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona ücret vermeği taahhüt eder…” şeklinde tanımlanmıştır. 01.07.2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK m.393’de ise “…işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanım yapılmıştır. Bu şekilde hizmet akdinin kanuni unsurları, “iş görme”, “ücret” ve “bağımlı çalışma” olarak ortaya çıkmaktadır.
2.Hizmet akdini, diğer iş görme borcu olan sözleşmelerden ayıran temel unsur “bağımlılık” unsurudur. Bağımlılık; işçinin, işverenin talimatına göre ve onun denetiminde çalışmasını ifade eder. İşçinin, iş yerinde çalıştığı tüm yönetimin işverence belirlendiği iş ilişkilerinde “bağımlılık” unsurunu tespit etmek daha kolaydır. Uygulamada şu hallerde bağımlılık unsurunun bulunduğu kabul edilir: a- İşin işyerinde yapıldığı, b- Malzemenin işveren tarafından sağlandığı, c- İş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat aldığı, d- İşin iş sahibi veya yardımcısı tarafından kontrol edildiği e- Sermaye koymadan kendisine ait iş organizasyonu olmadan faaliyet gösterdiği f– Ücretin ödeniş şekli… Bu durumlarda dahi çalışanın iş yerinde üretim araçlarına sahip olup olmamasına, kar ve zarara katılıp katılmamasına, karar verme özgürlüğüne sahip olup olmamasına göre “bağımlılık” unsurunun somut verilere göre değerlendirilmesi gerekir. “Bağımlılık” unsurunu mutlak ve her hukuki ilişkide birebir aynı ölçütlerde tespit etmek mümkün değildir. Atipik hizmet ilişkilerinde ise “bağımlılık” unsuru değişmiş, esnek çalışmaya dönüşmüştür. Fakat bu ilişkilerde de hizmet akdinde bulunması gereken “bağımlılık” ilişkisinin, esnek de olsa mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu belirleme “işçinin işverene ait iş organizasyonu kapsamında çalışmasına” göre yapılmalıdır.
3.Bu davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerekir. Hak kayıplarının ve gerçek dışı sigortalılıkların önlenmesi amacıyla tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, Mahkemece re'sen gerekli deliller toplanmalı ve tüm deliller serbestçe değerlendirilmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin kanun kapsamında olup olmadığı belirlenmeli; iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne işinin yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği; çalışmanın sürekli veya kısmi zamanlı olup olmadığı eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır. Tanıkların ifadeleri değerlendirilirken inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları; işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri, uzun yıllar öncesine ait bilgileri nasıl hafızalarında korudukları üzerinde durulmalıdır. Re'sen araştırma kapsamında taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün olduğunca işyeri yetkilileri ve işyerinde çalışan diğer kişiler ile başka bilebilecek tanıklar dinlenerek beyanlar denetlenmeli, böylece çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Somut olayda davacının döner ustası olarak davalı işyerinde 24.08.2020 - 15.12.2020 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti talep edilmiş olup mahkemece 24.08.2020 tarihinde ... sayfasında döner tezgahı başında çekilmiş fotoğrafını paylaşması, 14.11.2020 tarihinde, davalı işyerinde sipariş verdiği Kargoyu teslim alması ve yetersiz tanık beyanları hükme esas alınmak suretiyle kabul kararı verilmiş ise de; karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davalının eşi olan tanık...; davacının işyerine gezmeye geldiğinde döner tezgahının başında fotoğraf çekinebilir miyim dediğini, fotoğrafa izin verdiğini, davacının bıçak siparişi vereceğini, adres olarak davalı işyeri adresini vermek istediğini, kendisinin kargoyu teslim almayacağını davacı kargoyu alırsa adres verebileceğini söylediğini, böylelikle davacının kargoyu teslim aldığını ve davacının çalışan olmadığını beyan ettiği, Mahkemece; ilgili tanıktan davacının bu işyerinde ne sebeple bulunduğunun sorulmadığı, yine davalı işyerinde talep konusu dönem içerisinde 31.08.2020 tarihinde sigortasız işçi çalıştırıldığı gerekçesi ile Kurum tarafından denetim yapıldığı ve denetim sırasında davacının davalı işyerinde bulunmaması hususu üzerinde durulmadığı, kabule esas alınan tanık beyanlarında davacının paket servis yaptığı yönündeki beyanları karşısında ilgili tanıklardan davacının ne şekilde döner kesim işi yaptığı, ne şekilde döner kesim işini bırakıp paket dağıtımına çıktığının sorulmadığı, ayrıca sağlık açısından gıda işyerinde çalışanların portör muayene kayıtlarının tutulması da gerektiğinden söz konusu kayıtların Sağlık Müdürlüğünden celbedilmediği, Belediye'den işyerinin ruhsat ve denetim raporları ile ilgili Vergi Dairesinden vergi yoklama fişlerinin istenilmediği anlaşılması karşısında eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!