İş kazasından kaynaklanan tazminat davasında, maddi alacak talebinin belirsiz alacak davası yerine kısmi dava olarak görülmesi usul hatası nedeniyle Yargıtayca bozma kararı.
Özet: 2014 yılında iş kazası sonucu parmağı kopan davacı işçinin açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kazazedenin kusursuz olduğunu, işverenin ve diğer davalının kusurlu olduğunu belirterek davayı kısmen kabulle tazminata hükmetmiş; istinaf, ilk derece kararını hukuka uygun bularak davacının istinaf başvurusunu reddetmiş; ancak Yargıtay, tazminat isteminin belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi gerekirken kısmi dava kabul edilmesi, ayrıca talep artırım ve ıslah süreçlerindeki usul hataları gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında kalıpçı ustası olarak çalıştığını, 27.08.2014 günü saat 09.30 sıralarında diğer davalı ...'in kullandığı vince malzeme yüklerken bu kişinin vinci aniden ve kontrolsüz olarak hareket ettirmesi sonucu sağ baş parmağının ikinci boğumdan olacak şekilde koptuğunu ve bu yolla özürlü kaldığını, olay nedeniyle Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen davada bilirkişi incelemesi sonucunda davacının kusursuz görüldüğünü, kusurun davalılar arasında bölüştürüldüğünü, yargılama sonucunda davalı ...'in cezalandırılmasına karar verildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşuluyla 423.645,01 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası meydana geldiği tarihten itibaren davalı şirketin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını, bu süreçte her zaman yanında olduğunu, maddi ve manevi desteğini eksik etmediğini, meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı şirketin sağlık ve kaza ödemesi olarak davacının banka hesabına 01.05.2015 tarihinde 4.568,00 TL ödeme yaptığını, davacının iş kazası geçirdikten sonra da davalı şirkette hala çalışmaya devam ettiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.20 22... /43 E., ████████ K. Sayılı kararıyla; iş kazasının oluşumunda kazazedenin kusurunun bulunmadığı, davalı işveren Hakkum Yapı Firmasının %95, davalı ...'in %5 oranında kusurlu olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olduğu kabulünden hareketle;
"1-Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulması kaydıyla maddi tazminat miktarının 695.130,87 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 423.645,01 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
2-Manevi tazminatının kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihi olan (27.08.2014) tarihinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline," karar verilmiştir .
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 06.12.20 22... /3524 E., █████████ K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacı vekilince temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 03.07.20 24... /25 44... /7638 Karar sayılı ilamı sayılı kararla özetle "... Somut olayda davacı vekilinin, müvekkili sigortalının iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat alacağı miktarını davanın açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirleyemediğinin açık olmasına göre maddi tazminat istemi yönünden davanın Mahkemece "belirsiz alacak davası" olarak kabul edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı şekilde kısmi dava olarak kabulü hatalı olduğu gibi, Mahkemece 24.02.2021 tarihli talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi ve 05.05.2022 tarihli ıslah için süre verilmesine dair davacı vekili talebinin de mükerrer nitelikte ıslah yapılacağına ilişkin bir talep olarak değerlendirilmesi isabetsizdir. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile eklenen madde hükmü ile tahkikat işlemlerinin henüz tamamlanmamış olması hususları dikkate alındığında ve davacının talebinin kabulü halinde kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılmasının yukarıda dosya kapsamına ilişkin yapılan açıklamalar ışığında söz konusu olmayacağı hususu da gözetildiğinde Mahkemece bozma sonrası ıslah yapılamayacağı değerlendirilerek davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda;
"...... hesap bilirkişisi ...'den 22.05.2025 düzenleme tarihli hesap raporu alınmıştır. bu raporda ... bilirkişisi davacının dava konusu iş kazası sebebiyle davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 2.136,90 TL. Daimi iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 4.078.966,57 TL. Olduğunu hesaplamıştır.
Kusur durumuna ilişkin bilirkişi heyeti raporunun ve ... bilirkişisi ...'ün 22.05.2025 düzenleme tarihli hesap raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olup hükme esas alınabileceği anlaşılmış, bu raporlar hükme esas alınarak mahkememizce davacının iş kazasına dayalı maddi tazminat talebinin hüküm fıkrasında belirtilen şekilde kabulüne karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle ;hükme esas alınan kusur ve sürekli iş göremezlik oranının hatalı olduğunu, işverence yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, davacının bozmadan sonra 2. kez ıslah yapmasının ve Mahkemece kabul görmesinin hatalı olduğunu beyanla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., ████████ sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ..., ... (Usule İlişkin Kazanılmış ...) Dr. A. ...’e ..., ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. ..., , sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Dairemiz bozma ilamında açıklandığı üzere davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı tespiti sonucu 16.04.2022 tarihli 2. kök rapor doğrultusunda davacı vekilinin sunduğu talebini rapor gibi arttırma dilekçesinin kabulü gerektiği belirtilmekle Mahkemece davacının maddi tazminat istemi yönünden 16.04.2022 tarihli rapor gibi karar verilmesi gerekirken bozma ilamı sonrası yeniden hesap raporu aldırılmak suretiyle davacı lehine 4.081.103,47 TL maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; temyize gelen davalı yönünden davacının maddi zararının 16.04.2022 tarihli hesap raporunda belirtilen miktar üzerinden kabulüne karar vermek ile temyize gelmeyen davalı yönünden davacı lehine oluşan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!