Sahte sigortalılık gerekçesiyle kurum tarafından iptal edilen yaşlılık aylığına ilişkin hizmet tespiti davası.
Özet: Dava, davacının 2011 yılındaki çalışmalarının davalı kurum tarafından "sahte sigortalılık" gerekçesiyle iptal edilmesi, emeklilik aylığının durdurulması ve yaklaşık 243 bin TL borç çıkarılması üzerine açılmış olup, davacı dernek bünyesinde okul inşaatında fiilen çalıştığını, kurum işleminin haksız ve zamanaşımına uğradığını iddia ederek çalışmalarının tespitini ve emeklilik hakkının iadesini talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, denetmen raporunun aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, temyiz incelemesi ise davacının iddia ettiği çalışmanın gerçekliği ve kurumun aylık iptali işleminin yerindeliği üzerine yoğunlaşmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölhisar 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından davacının ... Derneğindeki 01.07.2011 tarihi ile 30.09.2011 tarihleri arası sigortalılığının iptal edildiğini ve emeklilik aylığının durdurulduğunu, yersiz ödeme nedeniyle 243.319,03 TL borç tahakkuk ettirildiğini ve ... tarafından borç bildirim belgesi gönderildiğini, davalı Kurum tarafından düzenlenen 31.03.2022 tarihli raporu kabul etmediklerini, olayın üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bu hizmet sürelerinin geçersiz sayılmasının kanunlara uygun olmadığını, idarenin yaptığı işlemde zamanaşımı söz konusu olduğunu, davacının denetim raporunda sözü edilen işyerlerindeki (...) çalışmalarının gerçek olduğunu, Dernek tarafından yaptırılan Okul inşaatında fiilen çalıştığını, müvekkili inşaatta amelelik yaptığını, tuğla taşıma, kum taşıma işleri yaptığını, denetim raporu ile 2011 yılındaki çalışmalarının gerçek olmadığının belirtilmesinin hayatın olağan akışına da uygun olmadığını belirterek, davacının 01.07.2011 - 30.09.2011 tarihleri arasında ... Derneğinde fiilen çalıştığının tespitine, davalı Kurumun yarattığı muarazanın giderilerek, davacının 01.10.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının tetkikinde 0...8 sicil numarası ile kayıtlı ...adına 08.04.2021 tarih ve ███████████/14 sayılı denetmen raporu düzenlendiğini, ilgili rapora göre ... Dernegi'ne ait okul inşaatı işyerinden bildirilen ve davacı ...'nin işyerinde fiilen çalışmadığı halde sahte sigortalı olarak bildirilmesi nedeniyle yapılan kayıt incelemesi, alınan ifadeler, karineler ve hayatın olağan akışı gibi unsurlar dikkate alındığında işyerinden sahte sigortalı bildirimleri yapıldığı anlaşıldığını, bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmelerinin zorunlu olduğunu, Kurum kayıtları resmi kayıt ve belgeler olup aksinin ancak eşdeğer delillerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu fiili olup olmadığı özel bir duyarlılıkla araştırılması gerektiğini, bu itibarla tahkikat işyeri işveren yönünden, sigortalı yönünden, çalışma olgusu yönünden birlikte ve ayrı ayrı yürütülmesi gerektiğini, yapılan işlemlerin ilgili mevzuat ve usule uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıkları, sigortalılığı iptal edilmeyen bordro tanıkları, denetmen raporunda beyanı bulunanların beyanları, yaptırılan kolluk araştırması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Gölhisar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, iddialarının kanıtlandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava dışı ... unvanlı işyerinde 01.07.2011 - 30.09.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
1. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2. İnceleme konusu davada davacı, Kurum tarafından iptal edilen 01.07.2011 - 30.09.2011 tarihleri arasında davalı işyerinden yapılan bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitiyle Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda resen seçilen bordro tanıklarının davacıyı tanımamaları, davacının işyerinde herhangi bir belgeye imza atmadığını beyan etmesine karşın işveren tarafından imzalı bordroların sunulmuş olması hususları ile denetim sırasında alınan tanık ifadeleri ile Mahkeme huzurundaki ifadelerin çelişkili oldukları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
3. Somut olayda, sahte olduğu kabul edilen dönemde davacının çalışmasının bulunduğu dava dışı Dernek tarafından okul inşaatı tamamlanarak ...Lisesinin 20.01.2012 tarihi itibariyle yeni yapılan okul binasına taşındıkları, dava dışı Dernek adına tescilli ... sicil numaralı işyerinin "Bina İnşaatı" mahiyetli işyeri olduğu, Kurum denetmenlerince yapılan inceleme ile işyerinin sahte olmadığı ancak bir kısım sigortalıların çalışmasının fiili olmadığının değerlendirildiği anlaşılmış olup, dava dışı Dernek işyerinin uyuşmazlık konusu edilen dönem öncesi bordroları da celp edilmek suretiyle tespit edilecek bordro tanıkları dinlenmeli, tanıklardan inşaatın hangi dönemlerde faaliyette bulunduğu, özellikle iptallerin olduğu dönemde inşaatın faal olup olmadığı sorulmalı, okul inşaatının yapımı sırasında denetim işinin verildiği ... şirketi tespit edilerek bu şirketten ve ilgili Belediye Başkanlığından da okul inşaatı işinin hangi dönemlerde faaliyette bulunduğu, iptallerin olduğu dönemde inşaatın faal olup olmadığı hususları araştırılmalı, öte yandan iptaline karar verilen çalışma döneminde davacının hangi adreste ikamet ettiği araştırılmalı, davacının denetim raporunda tespiti yapılan köyde yaşadığının anlaşılması halinde köy muhtar ve azaları tespit edilerek davacının ilçe merkezinde çalışmaya gidip gitmediği hususlarında beyanlarına başvurulmalı, buna göre araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!