T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında mal teslimatı eksikliği ve iade faturalarının geçerliliği üzerine verilen karar.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket davalıya ticari satıştan kaynaklı 95.932,80 TL alacağı olduğunu öne sürerek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken, davalı ise mal teslimatının gerçekleşmediğini ve faturaları iade ettiğini savunmuştur; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise taraflar arasında ticari ilişkinin teklif formuyla başladığı, e-faturaların düzenlendiği ve davalı tarafından iade faturaları ile itiraz edildiği, ancak her iki tarafın da sevk irsaliyesi veya teslimat belgesi sunmadığı ve ödenmeyen mal bedeli konusunda kanaat oluştuğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı şirketin davalıya koli ve tahta palet satışı yaptığını, teslimatları gerçekleştirdiğini, kesilen faturalar üzerine davalının 95.932,80 TL borçlu bulunduğunu, bu borca karşı davalının kötü niyetle itiraz ederek Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacağın ticari ilişkiden kaynaklı somut ve likit bir alacak olduğunu, bu suretle davacının maddi zarara uğradığını belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının koli ve tahta palet satışı gerçekleştiğini, malların sorunsuz şekilde teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak teslim-tesellümün gerçekleşmediğini, yalnızca fatura bulunduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu, teslimi gösterir belge sunulmadığını, e-faturaların kabul edilmediğini ve iade faturaları düzenlendiğini, müvekkilin ticari hesap ve defterlerinde bakiye bulunmadığını, resmi hesaplarda giriş çıkış olmadığını, kayıtlı cari hesap alacağı bulunmadığını, mevcut olmayan borca istinaden yapılan icra takibine itirazın haklı olduğunu, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 95.932,80-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "4.1.). Taraflar arasındaki, 06.03.2024 tarihinde Teklif Formu imzalanmıştır. 4.2.). ATS nin Beratları zamanında alınmıştır. Envanter Defterleri Notere zamanında tasdik edilmiştir. 2024, 2025 Defterleri kendi Lehlerine Delil Niteliğindedir. 4.3.). ..... nın Beratları zamanında alınmıştır. Envanter Defterleri Notere zamanında tasdik edilmiştir. Defterleri kendi Lehlerine delil niteliğindedir. 4.5.)..... nin Muavinlerine göre 95.932,80 TL alacaklıdır. ....’nın İADE Faturaları yazılmamıştır. 4.6.)...... unlu Mamüllerde, bakiye sıfırdır. 4.7.).ATS nin kestiği 02.04.2024 tarihli .... nolu, 02.04.2024 tarih ..... sevk iraliye numaralı Temel Fatura, ......’nın 01.05.2024 tarih ..... nolu 01.05.2024 İrsaliye Tarih ..... İrsaliye No ile İADE kesilmiştir. 4.8.). ATS nin kestiği 25.04.2024 tarihli ..... nolu Temel Fatura, .....’nın 06.05.2024 tarih ..... nolu 06.05.2024 İrsaliye Tarih .... İrsaliye No ile İADE kesilmiştir. 4.9.). ..... nin kestiği 25.04.2024 tarihli ..... nolu Temel Fatura, .....’nın 06.05.2024 tarih ..... nolu 06.05.2024 İrsaliye Tarih ..... İrsaliye No ile İADE kesilmiştir. 4.10.). 08 Mayıs 2024 tarihinde Beyoğlu ..... Noterliğinden ..... Yevmiye Tasdik numarası ile ..... ve .... nolu Faturaların geri kesilmesine dair Süresinde İhtarname çekmiştir. 4.11.). Dosya içerisinde Her iki tarafında Sevk İrsaliyesi, Teslim Tutanağı, belgesi yoktur. 4.12.). 02.04.2024 İrsaliye tarihi, 30.03.2024 Fatura tarihinden sonraya yazılmış, teslimatın nasıl yapıldığı belli değildir. Dosya içinde İmzalı irsaliye, tutanak, teslim edildiğine dair belge, evrak bulunmamaktadır. ..... unlu Mamülün kestiği İADE Faturası 4.13.). 05.08.2024 tarihinde Arabuluculuk görüşmesi Anlaşamama ile sonuçlanmıştır. 06.03.2024 tarihinde tarafların imzaladığı Teklif Formu ile başlayan Ticari ilişki, ATS nin kestiği e-Fatura olan Temel Eaturaların, ..... tarafından İADE süreçleri ile devam etmiş, sonunda İade edilen Faturalar için Süresinde Noterden İhtar çekilerek, İtiraz edilmiştir. Her iki tarafında Sevk İrsaliyeleri, teslim belgeleri yoktur. ....., İADE ettiği faturalara, AÇIKLAMA kısmına İade Nedenini Yazmamıştır “Alınmayan mal, Eksik alınan Mal vs” . Bu nedenle malın parasının ödenmediği yönünde kanaat oluşmuştur." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın kestiği faturalara davalı tarafından iade faturaları kesilmiştir. Dosya içerisinde her iki tarafında sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, belgesi yoktur. 02.04.2024 irsaliye tarihi, 30.03.2024 Fatura tarihinden sonraya yazılmış, teslimatın nasıl yapıldığı belli değildir. Dosya içinde imzalı irsaliye, tutanak, teslim edildiğine dair belge, evrak bulunmamaktadır. ..... nin kestiği e-fatura olan temel faturaların, .... tarafından iade süreçleri ile devam etmiş, sonunda iade edilen faturalar için süresinde noterden ihtar çekilerek, itiraz edilmiştir. Her iki tarafında sevk irsaliyeleri, teslim belgeleri yoktur. Davacının malı teslim ettiğine dair dosyada bilgiye rastlanamadığından bu hususta yemin deliline başvurması için süre verilmiştir. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle davacı tarafa kesin ve son delil olan yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuştur. Davacı tarafın yemin deliline başvurmadığı anlaşılmıştır. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 1.158,64 TL harçtan mahsubu ile bakiye 426,64 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim .....✍e-imzalıdır