Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonrası cismani zarar ve maluliyet sonucu uğranılan maddi tazminat taleplerine ilişkin sigorta ve sürücü mirasçıları aleyhine açılan davanın yargılaması.
Özet: Bir trafik kazasında motosiklet yolcusu olarak yaralanan davacı, kusursuz olduğunu belirterek, davalı sigorta şirketi ve araç sürücüsünün mirasçılarından geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri kapsamında toplam 80.733,72 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi, zorunlu başvuru eksikliği, kusursuzluk, teminat dışı kalan kalemler ve poliçe limiti savunması yaparken, diğer davalılar ise murislerinin kusursuz olduğunu, davacının müterafik kusurunu ve tazminat talebinin fahişliğini ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
MİRASÇILAR :3-
1-
2-
3-
4-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesiyle; 23.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, dava dışı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, ... plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin kazanın oluşunda kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin maluliyet oluşacak şekilde yaralandığını, kaza nedeni ile müvekkilinin uğradığı geçici iş göremezlik, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi gideri tazminatlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle; Dava Değerini Arttırma taleplerinin kabulüne, arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu; müvekkili ... için Bakıcı Giderinden Doğan Tazminat alacağı olarak 20.002,50-TL, Tedavi Giderinden Doğan Tazminat alacağı olarak 6.000,00-TL, Geçici İş Göremezlikten Doğan tazminat alacağı olarak 54.731,22- TL, olmak üzere toplam 80.733,72-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalı yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Davacı tarafınca 2918 sayılı ktk gereği müvekkili şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyetin kaza ile illiyet bağının kurulması ve özür olarak belirtilen maluliyetin tespiti konusunda istanbul adli tıp kurumu üçüncü ihtisas kurulundan rapor alınmasını, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar gereğince kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafın maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının güncel 2918 sayılı KTK da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacıların geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz türü olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, mezkur kazada davacının müterafik kusurunun mevcut olup, tazminat hesabından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Mirasçı ... █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Dava konusu kazada muris araç sürücüsünün her hangi bir kusurunun bulunmadığından işbu davanın reddinin gerektiğini, söz konusu kazada dava dışı sürücü ve davacı ...'in de kusuru bulunmakta olup salt araç sürücü murisin kusurlu atfedilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iddiaları ve davayı asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının maddi tazminatının hesaplanması için aktüer siciline kayıtlı bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin oldukça fahiş olup zenginleşme amacı gütmemesi gereken tazminat talebinin kötü niyetli olarak talep edildiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, zenginleşme amacı taşıyan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Mirasçı ... █████/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Dava konusu kazada muris araç sürücüsünün her hangi bir kusurunun bulunmadığından işbu davanın reddinin gerektiğini, söz konusu kazada dava dışı sürücü ve davacı ...'in de kusuru bulunmakta olup salt araç sürücü murisin kusurlu atfedilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iddiaları ve davayı asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının maddi tazminatının hesaplanması için aktüer siciline kayıtlı bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin oldukça fahiş olup zenginleşme amacı gütmemesi gereken tazminat talebinin kötü niyetli olarak talep edildiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, zenginleşme amacı taşıyan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Delillerin toplanması bakımından Mahkememizce Ereğli Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, ... Sigorta A.Ş'ye, Ereğli İlçe Sağlık Müdürlüğüne, Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve Sigorta Bilge ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; ... plakalı Kamyonet Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK' nun Madde-53/1-B (Sola dönüş kurallarına riayet etmemek, “Dönüş sırasında karşı yönden gelen ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan araçların geçmesini beklemek zorundadırlar.”) Asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu; ... Plakalı Motosiklet Sürücüsü ...'nin bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığını raporunda belirtmiştir.
Dosya Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacı ... maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan █████/2025 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre kişide sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza tespit edilmediği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişide sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza tespit edilmediği, mevcut iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 20.002,50 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür.
Davacının tazminat alacağına ilişkin dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle;
Sağlık gideri klozu teminat Limiti(1.000.000,00TL) içinde kalan tutar:
Davacı için geçici maluliyet (iş göremezlik) tazminatı olarak 54.731,22 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 20.002,50 TL, tedavi gideri tazminatı olarak 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 80.733,72 TL tazminat hesap edildiğini raporunda belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir".
Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ... )
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, █████/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, █████/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin █████/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, █████/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve █████/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, █████/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, █████/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay Hukuk GenelKurulunun 08.04.2026 Tarih, ... Esas, ... Karar ve Yargıtay HukukGenel Kurulunun 08.04.2026 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamları da Yargıtay .Hukuk Dairesinin ve Mahkememizin yerleşmiş uygulamasını destekler mahiyettedir.
Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından █████/2024 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;
2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin █████/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin █████/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, █████/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 tarihli ... E. Ve ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2024 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafları ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava devam ettiği esnada ...'in vefat etmesi nedeniyle, mirasçılarına karşı dava devam etmiştir. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış, davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararıyla, manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak açılan davalarda, reddedilen miktara ilişkin, karşı vekalet ücretine hükmedilmesi uygulaması iptal edildiğinden, reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının Maddi Tazminat Davasının KISMEN KABULÜ ile; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 54.731,22 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 20.002,50 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 6.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 80.733,72 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ... Sigorta Şirketinden █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar Tevfik ..., ..., ... ve ...’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 15.000 TL’nin davalılar Tevfik ..., ..., ... ve ...’den kaza tarihi olan █████/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 80.733,72 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 5.514,90 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 948 TL. harcın mahsubu ile kalan 4.566,92 TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Maddi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 948 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 8.500 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 5.400,78 TL. Maluliyet raporu gideri, 4.242,50 TL. Posta ve tebligat gideri, olmak üzere toplam 18.758,68 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 18.739,10 TL.'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 15.802,97 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 80.733,72 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 100 TL. olduğunun kabulü ile) davalılar vekilleri için 100 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Sigortaya eşit oranda verilmesine,
9-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 15.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.024,65 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 342,40 TL. harcın mahsubu ile kalan 682,25 TL. Harcın davalı ... ve Mirasçılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
10-Manevi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan 342,40 TL peşin harç yargılama giderinin davalı ... ve Mirasçılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 15.000,00 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 15.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalı ... ve Mirasçılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
13-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!