Trafik Kazası Sonucu Araç Kiralama Firmasının Haksız Fiilden Kaynaklanan Kazanç Kaybı Tazminatı Davasına İlişkin Gerekçe.
Özet: Bu dava, araç kiralama hizmeti sunan davacı şirketin, davalıya ait aracın çarpması sonucu hasar gören ve 39 gün boyunca serviste kalan kiralık aracı nedeniyle müşterisine yedek araç tahsis etmek zorunda kalarak uğradığı ticari kazanç kaybının tazmini talebiyle açılmış olup; davacı başlangıçta 300 TL olarak talep ettiği bu alacağı bilirkişi raporu doğrultusunda 21.750 TLye yükseltirken, davalı taraf ise aracın hasarının kısmi olduğunu, 39 günlük tamir süresinin gereksizliğini ve gecikmeden kendisinin sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle, Davacı firma ... A.Ş adı ile araç kiralama sektöründe binek otomobil için uzun dönem operasyonel filo kiralama hizmeti sunduğunu, 14.04.2023 günü davacı firmanın ... Plakalı aracına davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu hasar gördüğünü, onarım ve tamir için 39 gün serviste kaldığını, davalıların kusurundan kaynaklı meydana gelen kaza sonucunda davacı firma kiracı müşterisine tahsis ettiği yedek araç sebebiyle kazanç kaybına uğradığını, davalı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunu, diğer davalı araç sahibi de işleten sıfatına sahip olup aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve haklarını saklı tutarak işbu belirsiz alacak davanın kabulü ile 300-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin bildirilmesi için İTO'ya müzekkere yazılmasını, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alındığında yargılamanın uzamasını engellemek maksadıyla mahkemece tensip zaptı ile birlikte kurulacak ara karar neticesinde dilekçeler aşamasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdiini, arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı düzenlenmesi sebebiyle AAÜT m.16/2-c hükmü gereğince davacı lehine arabuluculuk taraf vekilliği vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama harç ve masraf giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirketin, ... plakalı aracın sahibi olduğunu, müvekkiline ait...plakalı araç ile 14.04.2023 tarihinde seyir halinde iken davacı şirketin ... plakalı kiraladığı aracın kaza yaptığını, ekspertiz raporu ve dosyaya sunulan fotoğraflarda ...plakalı ticari araçtaki hasar durumunun ''kısmi hasar'' olarak belirtildiğini, aracın 39 gün boyunca serviste kalmasını gerektirir bir kaza olmadığını, müvekkili şirketin kazanın gerçekleşmesinde kusuru bu derece büyük olmadığını, tamirat yapılan yerde de parçanın geç gelmesi durumu söz konusuysa bu müvekkili şirketle alakalı bir durum olmadığını, gecikmenin sebebi ve sorumluluğu tamirat yapılan yere ait olduğunu, kabul etmemekle birlikte Mahkemece yoksun kalınan ticari kazanç kaybı açısından kusurlu görülmeleri halinde belirlenecek miktarın bilirkişi aracılığı tespitini, kusur raporu alınmasını, Vergi Dairesi'nden gelir durumuna ilişkin belgelerin celbini ve açılan işbu davaya itirazları ile beraber davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile, başlangıçta 300 TL olarak talep edilen kazanç kaybına ilişkin alacağı bilirkişi raporu doğrultusunda 21.450,00-TL artırarak toplam 21.750,00-TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacıya ait araca davalı ...AŞ.'ye ait aracın çarpması sebebiyle davacının uğramış olduğu kazanç kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir.
Davacı taraf, ... plakalı aracın maliki olan .... AŞ.'ye ve aracı kullanan sürücü ...'ya karşı dava açmış ve daha sonra ...'ya yönelik davasından feragat etmesi sebebiyle ...'ya karşı açılan dava yönünden... E ... K sayılı karar ile feragat nedeniyle red kararı verilmiş ve dava ... AŞ. Yönünden mahkememizin... E sırasına kaydedilmiş ve davaya bu davalı yönünden devam olunmuştur.
Dosyada bulunan kaza tespit tutanağının incelenmesinde █████/2024 tarihinde davacıya ait... plakalı araç ile davalı .... AŞ.'ye ait ... plakalı aracın trafik kazası yaptığı görülmüş ise de esasen dosyada bulunan belgelerden kazanın █████/2023 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf meydana gelen kazada davalıya ait aracın kusurlu olduğunu ve kaza sebebiyle kazanç kaybına uğradığını ispatlamak durumundadır.
Dosya davalı ... A.Ş'ye ait olup sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile davacıya ait ...plakalı aracın █████/2023 tarihinde trafik kazası yapması sebebiyle, davacının davalı .... A.Ş'den kazanç kaybı talep edip edemeyeceği noktasında rapor tanzim edilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; hasarın yalnızca kaporta, trim ve yardımcı donanım elemanları ile sınırlı olduğu, şasi, taşıyıcı gövde ve hava yastığı sistemlerinde herhangi bir hasar bulunmadığı, onarımın ağır hasar niteliği taşımadığı ve standart kaporta-boya işlemleri kapsamında değerlendirildiği, servis tamir süresi 39 gün olsa da, fiili makul tamir süresinin 29 gün olduğunun teknik olarak değerlendirildiği, araç yoksunluk bedelinin kaza tarihinde 29 gün için 21.750TL olarak hesaplandığı, araç yoksunluk bedelinde sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığı, araç işleten firma ve araç şoförünün sorumluluğunda olduğuna dair rapor ibraz etmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli, meydana gelen trafik kazasında kusursuz olarak aracını kullanamaması sebebiyle zarara uğrayan araç sahibinin kusurlu olan taraftan uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla talep ettiği tazminattır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve ...E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerekir : “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalıya ait aracın sürücüsü ...'nın davacıya ait ...plakalı araca sol arka tarafından vurduğu ve trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'nın sağa geçerken sağdan ... plakalı araca vurduğunu beyan etmesi karşısında kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, davalı şirketin ise araç maliki olduğu ve işleten sıfatına haiz olması nedeniyle meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacı aracın makul tamir süresinin 29 gün olduğu ve bu süre zarfında aracının kiralama yapamayacağından araç yoksunluk bedelinin kaza tarihinde 29 gün için 21.750TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 21.750,00 TL kazanç kaybı tazminatının █████/2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 21.750,00 TL kazanç kaybı tazminatının █████/2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.485,74TL karar harcından 366,31TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.119,43TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 366,31TL tamamlama harcı bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.605,00TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 21.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk giderinin yarısının tefrik edilen dosyada karşılandığı anlaşılmakla, bakiye kısmı olan 2.350,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!