İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, işveren kusuru, ücret hesaplama esasları ve manevi tazminatın temyiz kesinlik sınırı yönünden incelenmesi.
Özet: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi asıl ve birleşen davayı kısmen kabul etmiş; davacının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davacı vekilinin bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay, uyuşmazlığın iş kazasından kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olduğunu belirterek, özellikle davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz talebinin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz edilemezliği kapsamında değerlendirilmesini incelemektedir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, davacının davalı... ... A.Ş. ve ... .... Şti. şirketlerinin üstlendiği ... Konutları projesinin yapımı işinde alt işveren davalı olan ... İnşaat ve .... Ltd. Şti.'nin sigortalı işçisi olarak çalıştığını, kalıpçı ustası olduğunu, aylık net 5.000 TL ücret aldığını, barınma ve 3 öğün yemeğin işverence karşılandığını, 07.05.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında ağır şekilde yaralandığını, davalıların iş kazasından sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile manevi tazminatta talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; 218.553,23 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... şirketi ile ... İnşaat Şirketlerinden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı... Şirketi vekili, husumet nedeniyle davanın reddini, savunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili, husumet nedeniyle davanın reddini, savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf sebepleri; karar verilmeden önce asgari ücretteki değişikliklerin yansıtılarak yeni hesap raporu aldırılmasına ilişkin taleplerinin mahkemece dikkate alınmaksızın verilen kararın hatalı olduğunu, hesap raporunda barınma ve üç öğün yemek giderinin dikkate alınmaksızın yapılan maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, %10'luk artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, davalıların tümünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, davalı... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu asıl işveren olarak alacaklardan sorumlu tutulması gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu, ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A)Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddine karar verilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının kaza geçirdiği iş yerinde çalışırken işverence 3 öğün yemek verildiği iddia edildiği, hükme esas alınan 08.02.2023 tarihli hesap raporunda davacının giydirilmiş ücret talebine ilişkin değerlendirme yapılmaksızın davacının ücretinin asgari ücretin 1.469687 katı olduğu tespiti ile hesap yapıldığı ve davacının maddi zararının 404.438,35 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince süresi içeresinde rapora giydirilmiş ücretin dikkate alınmaması nedenleriyle itiraz edildiği, devamla daha önce 14.06.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile asıl dosya üzerinden talep edilen 185.875,12 TL maddi tazminattan harici kalan 404.438,35 TL 'nin bakiye kısmının birleşen dava dilekçesi ile talep edildiği, takip eden 25.04.2023 tarihli hüküm celsesinde davacı vekilince dosyanın karar aşamasında olduğu ve talepleri doğrultusunda karar verilmesinin beyan edildiği , Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 404.438,35 TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının giydirilmiş ücret iddiası yönünden Mahkemece tanık beyanlarına başvurulmak suretiyle araştırma yapılmaksızın ve yemek yardımının var ise karşılığının usulünce tespiti yapılmaksızın davacı vekilinin bu yöndeki iddiasının dikkate alınmaması suretiyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının giydirilmiş ücret iddiası yönünden yöntemince araştırma yapılarak işverence bu yardımların sağlandığının tespiti halinde maddi karşılığının davacının itiraza uğramayan çıplak ücret seviyesine (asgari ücretin 1.469687 katı ücrete) eklenmesi suretiyle yeniden hesap raporu aldırmak ile davacı kazalının maddi zararını belirlemek ve sonuç olarak da taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeten bir karar vermekten ibarettir.
KARAR:
1Açıklanan sebeplerle,
1.Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!