Ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ispat yükünün mahkemece değerlendirilmesi.
Özet: Davacı otel işletmesi ile davalı web sitesi arasında gerçekleşen ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği 107.389,87 TLlik faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine, davalının hizmetin eksik verildiği ve kendisinin komisyon alacakları bulunduğu iddiasıyla yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği bu davada, davalı kendi alacakları için takas-mahsup talep ederken, mahkeme davacının tacir olması nedeniyle görev itirazını reddederek, ispat yükünün iddia edilen vakıadan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında 08.10.2024 tarihinden 06.01.2025 tarihine kadar davalıya 7 adet fatura kesilmiş olduğunu, davalı tarafın borcunu ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış olduğunu, davalı tarafın ise borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, davalı tarafın borcuna istinaden 28.04.2025 tarihine kadar 28.208,00 TL ödeme yapmış olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ... adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacının işletmekte olduğu otelin odalarının müvekkili şirketin internet sitesi üzerinden satışının yapılması için tarafların anlaşmış ve internet ortamında online olarak sözleşme akdedilmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile komisyon ve komisyon şartlarının belirlenmiş olduğunu, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verilmiş olduğunu kanıtlamayacağını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkiline vermiş olduğunu kanıtlamakla mükellef olduğunu, davacının iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmamış olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacaklarının bulunduğunu, bu alacakları yönünden de takas-mahsup talebinde bulunduklarını, müvekkilinin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesiyle sabit olacağını beyan ederek davanın usul ve esastan reddini, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacının % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu kapsamda davalıya fatura düzenlediğini bu faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu savunmuş ve davalının hizmeti sunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davacının bilanço esasına göre defter tutması sebebiyle tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmış ve bu sebeple davalının asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin görev itirazı reddedilmiştir..... 28. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...borçlunun dosyamız davalısı ... AŞ. olduğu alacak kaleminin muhtelif faturalar ve bu faturalara işletilen faizler olmak üzere 107.389,87 TL cari hesap alacağı olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ...Esas ve... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.Davacının ticari defterlerinin incelenip davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı konusunda SMMM bilirkişisi ile defter incelemesi yapılması için ... ATM'ne talimat yazılmış ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda ;Davacıya ait 2024-2025 yılları yasal defterlerinin E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı, davalı firmaya ait 2024 yılı öncesinden gelen bir cari hesap bakiyesi olmadığı, davalıya ait muavin döküm ile davacı ticari defterlerinin uyum sağlamadığı, Muavin dökümde davacı ticari defterlerine ... tarih ... nolu yevmiye fişi ile kayıt altına alınan davalının cari hesabının 78.366,40-TL alacaklandırıldığı yevmiye kaydının muavin dökümde yer almadığı, Muavin dökümde 31.12.2024 tarih 936 nolu yevmiye fişi ile kayıt altına alındığı gösterilen kapanış fişindeki davalının cari hesabının 78.366,40-TL borçlu olduğu gösterilen kaydın davacı ticari defterlerinde yer almadığı, Muavin dökümde 01.01.2025 tarih 10 nolu yevmiye fişi ile kayıt altına alındığı gösterilen açılış fişindeki davalının cari hesabının 78.366,40-TL borçlu olduğu gösterilen kaydın davacı ticari defterlerinde yer almadığı,davacının davalıdan ...28. İcra Dairesi ... Esas Sayılı Dosya ile 09.01.2025 olan takip tarihi itibariyle 103.688,64 fatura alacağı, 3.701,23 takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplamda 107.389,87-TL alacak talebinde bulunduğu, davacı tarafından tarafımıza davalıya istinaden ibraz edilen 2024-2025 yıllarına ait muavin dökümün takip tarihi itibariyle Davacı yasal defterleri ile uyum sağlamadığı davacının yasal defterlerine istinaden takip tarihi olan 09.01.2025 tarihi itibarıyla davalı firmadan 19.287,13-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir.Davalı defterlerinin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan █████/2026 tarihli raporda ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı tarafın davalıya konaklama hizmeti vermiş olduğu hususunun dosya içeriği ve her iki tarafın ticari defter kayıtları ile sabit olduğu, Takip konusu faturalar davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafın ticari defterlerine göre 09.01.2025 takip tarihi itibarıyla davacının 79.301,59 TL alacaklı olduğu,Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen 30.03.2026 tarihli bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olup, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkları tespite elverişli olmadığı, bu itibarla davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunup bulunmadığının sayın mahkemenin takdirinde bir husus olduğu,Davalı tarafın ticari defter kayıtlarına itibar edilerek davacının 79.301,59 TL alacaklı olduğunun kabulü halinde işbu alacağın 09.01.2026 takip tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş kısmı 38.887,52 TL olup, davacı tarafın takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faizin 1.108,28 TL olarak hesaplandığı yönünde rapor ibraz etmiştir.Davalı taraf davacının hizmeti sunmadığını savunmuş ise de davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede davalının davacıdan hizmet aldığı hususu dosya içeriği ve her iki tarafın ticari defter kayıtları ile sabit olduğundan davalının hizmet sunulmadığına ilişkin itirazına itibar edilmemiş ve davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme de davacının alacağının 09.01.2026 takip tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş kısmını 38.887,52 TL olduğu, davacı tarafın takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faizin 1.108,28 TL olarak hesaplandığı yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 28. icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 38.887,52 TL asıl alacak, 1.108,28 TL işlemiş faiz olmak üzere 39.995,80 TL üzerinden devamına, asıl alacak 38.887,52 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalının yapmış olduğu █████/2025 tarihli 28.208,00 TL tutarlık ödemenin icra dosyasının infazında değerlendirilmesine reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 38.887,52 TL asıl alacak, 1.108,28 TL işlemiş faiz olmak üzere 39.995,80 TL üzerinden devamına, asıl alacak 38.887,52 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalının yapmış olduğu █████/2025 tarihli 28.208,00 TL tutarlık ödemenin icra dosyasının infazında değerlendirilmesine 2-Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.732,11-TL karar harcından peşin alınan 1.297,01-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.435,10-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ile 1.297,01-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 39.995,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 13.322,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.961,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.886,96-TL'nin davacıdan, 1.713,04-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır