Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden doğan alacak davasında, eczane dönüşüm projesi iptali sonrası ödemelerin iadesi ve yetkisizlik itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ile davalı arasında bir meskenin eczane olarak tasarlanması amacıyla yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemini ele almaktadır. Davacı, sözleşme bedelinin önemli bir kısmını ödemesine rağmen işin zamanında bitirilemediğini ve belediyeden gerekli izinlerin alınamaması nedeniyle projenin imkansız hale geldiğini ileri sürerek ödediği paranın faiziyle iadesini talep etmektedir. Davalı ise, sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsile ve imzaya yetkili olmadığını, bu nedenle sözleşmenin kendisini bağlamadığını, yapılan ödemelerden sorumlu olmadığını ve davacının kendi ruhsat sorunları nedeniyle başarısız olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ E-███████ K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; davacı ve davalının, davacı adına kayıtlı olan meskenin eczane olarak tasarlanması işi için █████/2020 tarihli bir eser sözleşmesi imzaladığını, hatta sözleşme konusu meskeni, davacının; davalının ısrarı üstüne satın aldığını, iş bu sözleşmeye göre; davalının, ...'da bulunan meskeninin eczane olarak tasarlanacağını, sözleşmenin 2. sayfasında yazılı olan "Yapılacak İşler" başlığı altındaki tüm işler sözleşmede belirtildiği üzere KDV dâhil 162.000,00 TL karşılığında yapılacağını, sözleşmeye göre, işin █████/2020 tarihinde teslim edileceğini, sözleşmede belirtildiği üzere davacının 60.000,00 TL peşinatı █████/2020 tarihinde ekte sunulan dekontta görüleceği üzere davalı hesabına aktardığını, yine sözleşmede belirtildiği üzere 6 adet toplamda 72.000,00 TL çek verdiğini ve bu çeklerin de ödendiğini, sonrasında ise davacının 25.000,00 TL'yi karşı tarafın talebi üzerine sözleşme yapmaya yetkili kılınan yetkili ...'ın ablasının hesabına gönderdiğini ancak davalının üstlendiği işe zamanında başlamadığını, dolayısı ile bitiremediğini, yapılan işin yalnız çatı kaldırma işi olup, kaldırılan çatı malzemelerinin de davacının deposuna bırakıldığını, halen de burada beklediğini, devamında ise ilgili belediyenin, sözleşmeye göre yapılacak iş için izin vermediğini, yapılan başvurulara olumsuz cevap verdiğini, devamında davacının, davalıdan ödediği paranın iadesini talep ettiğini ancak bu zamana kadar herhangi bir dönüş olmadığını, davacının arabulucuya başvurduğunu, burada da olumlu bir sonuç alamadığından dava açmak mecburiyetinin hasıl olduğunu, davalının yaptığı çatı kaldırma işinin bedelinin hesaplanması ile birlikte, kaldırılan çatı malzemelerinin davacının deposuna konulması nedeni ile kira bedelinin de ayrıca hesaplanarak bu işten düşülmesi ile birlikte davacının alacağının bilirkişi marifeti ile hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek; şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin, öncelikle sözleşmenin kararlaştırılan sürede yerine getirilmediğinden dolayı █████/2020 tarihi ile aksi takdirde sözleşmenin imkansız hale gelme tarihi itibari (belediyenin izin vermeme) ile davalıdan ticari faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 132.000,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili özetle; dava dilekçesinde iddia ve talep edilen hususlar hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, 16 Ekim 1986 tarih ve 1619 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan şirket ana sözleşmesinin Şirketin Yönetim Temsil ve İmza başlıklı 14. maddesinde "şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna aittir. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve bağıtlanacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için bunların şirketin resmi unvanı altında konmuş ve şirket adına imza yetkisini taşıyan iki şahsın imzasını taşıması gerekir." denildiğini, dosyaya ibraz edilen sözleşmede ismi geçen ... isimli kişinin şirketi temsil ve imza yetkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın bu şahsa yöneltilmesi - ihbarı gerektiği gibi iş bu davada Ticaret Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olmadığını, dava dilekçesinde bir kısım ödemelerin davacı tarafından ... isimli kişinin ablasına yapıldığının ifade edildiğini, bu kişinin kim olduğunun ve davacı ile nasıl bir hukuki ilişki bulunduğunun ve neden bir kısım ödemenin bu şahsa yapıldığının taraflarınca bilinmediği gibi, bu durumun ... A.Ş.'ni bağlayan bir yönü bulunmadığını, tüm bunların yanı sıra eczacı ve sağlık hizmet sunucusu olmasının yanı sıra aynı zamanda tacir durumunda olan davacının, satın aldığı gayrimenkulü şirketin ısrarı ile aldığını iddia etmesinin mesnetsiz olduğu gibi hayatın doğal akışına da aykırı olduğunu, davacı satın aldığı gayrimenkulde ruhsat sorunları nedeniyle eczane açamayınca gayrimenkulü başka bir şekilde değerlendirmiş olup, konunun ... A.Ş. ile alakası bulunmadığını, belirterek; davanın husumet ve esas yönünden reddine, davanın ...'a yöneltilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Davalı vekilince, akti ilişki reddedilerek, davacı tarafça sunulan sözleşmede adı geçen kişinin davacı ... temsile yetkili olmadığı ve davacı tarafça yapılan ödemenin davalı tarafça alınmadığı savunulmuş ise de, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesi düzenlenen bilirkişi raporu ile de sabit olduğu olduğu üzere, davacı tarafça yapılan ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterleri ile davalı defterlerinin 132.000,00 TL'lik ödeme bakımından birbiri ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı gibi bu yönde düzenlenen bilirkişi raporuna da davalı tarafça itiraz edilmediği, hal böyle olunca davacının 132.000,00 TL'lik ödeme iddiasını dosya kapsamına göre ispat ettiği kanaatine varılmış buna göre davacı tarafça davalıya yapılan 132.000,00 TL tutarlı ödeme bakımından davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği, davalının yapılan bu ödemeyi davacı tarafa iade etmesi gerektiği ,dava dilekçesi ile davalı tarafa 132.000,00 TL'lik ödeme dışında ayrıca 25.000,00 TL'lik ödemenin daha yapıldığı, bu ödemenin karşı tarafın talebi üzerine sözleşme yapmaya yetkili kılınan yetkili ...'ın ablasının hesabına gönderildiği ileri sürülmüş ise de, bu ödemenin davalı tarafa veya davalı adına yapıldığı hususunun ispat edilemediği anlaşılmakla birlikte ıslah dilekçesi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, 16 Ekim 1986 tarih ve 1619 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan şirket ana sözleşmesinin Şirketin Yönetim Temsil ve İmza başlıklı 14.maddesinde "şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna aittir. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve bağıtlanacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için bunların şirketin resmi unvanı altında konmuş ve şirket adına imza yetkisini taşıyan iki şahsın imzasını taşıması gerekir." denildiğini dosyaya ibraz edilen sözleşmede ismi geçen ... isimli kişinin şirketi temsil ve imza yetkisi bulunmadığını bu nedenle davanın bu şahsa yöneltilmesi - ihbarı gerektiği gibi işbu davada Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, bir kısım ödemelerin davacı tarafından ... isimli kişinin ablasına yapıldığı tespit edildiğini, bu kişinin kim olduğu ve davacı ile nasıl bir hukuki ilişki bulunduğu ve neden bir kısım ödemenin bu şahsa yapıldığının taraflarınca bilinmediği gibi, bu durumun ... A.Ş'yi bağlayan bir yönü bulunmadığını, eczacı ve sağlık hizmet sunucusu olmasının yanı sıra aynı zamanda tacir durumunda olan davacının, satın aldığı gayrimenkulü şirketin ısrarı ile aldığını iddia etmesinin mesnetsiz olduğu gibi hayatın doğal akışına da aykırı olduğunu, davacının satın aldığı gayrimenkulde ruhsat sorunları nedeniyle eczane açamayınca gayrimenkulü başka bir şekilde değerlendirdiğini, konunun ... A.Ş ile alakası bulunmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan ödemenin davalı şirket kayıtlarında olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.016,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.250,00 TL + 5,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.761,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!