Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta şirketinin trafik kazası sonrası geçersiz ehliyet gerekçesiyle rücu talebine yapılan itirazın iptali davasında istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı bulunan aracın sürücüsünün kaza tarihinde ehliyetsiz olması nedeniyle üçüncü şahsa ödediği 45.000 TLlik hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla araç sahibine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise sürücünün ehliyetinin yurt dışından çevirme işlemi görmüş geçerli bir belge olduğunu savunarak itirazın haksız olduğunu belirtmiş, ilk derece mahkemesi ise yapılan incelemede sürücünün ehliyetsiz ve kazada %100 kusurlu olduğunu tespit ederek sigorta şirketinin rücu hakkının mevcut olduğuna hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01.11.2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen)
KARAR TARİHİ : 22.05.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu ... plakalı aracın davacı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, 17.05.2022 tarihinde dava dışı sürücü belgesi süresi dolan sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı araç ile trafik kazasına neden olduğunu, sürücü ...'in ehliyetinin geçerlilik tarihi 26.08.2022'de başladığını, kazanın ise 17.05.2022 tarihinde gerçekleştiğini, kaza tarihinde geçerli bir ehliyetin mevcut olmadığını, kazadan kaynaklanan araç hasarı nedeniyle hak sahibine 27.06.2022 tarihinde 45.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme nedeniyle zarar verene rücu hakları bulunduğunu, alacağın tahsili için Ankara 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında icra takibinde bulunduklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; dava dışı sürücü ...'in kaza tarihinde sürücü belgesinin geçerli olduğunu, bu nedenle davacının Trafik Sigortası Genel Şartları B.4/b maddesi gereği sigortalı davalıya rücu hakkı bulunmadığını, nitekim sürücü şahsın ehliyetinin sadece "yurtdışı ehliyetinden çevirme-tebdil" işlemine tabii tutulduğunu, dava dışı ...'in Kırgızistan'dan aldığı ve yıllardır kullandığı sürücü belgesi olduğunu, 26.08.2022 tarihinde de bu sürücü belgesinin dönüştürülmesinin yapıldığını, sanki sürücü belgesinin başlangıcının 26.08.2022 tarihiymiş gibi yanlış bir algı oluşturulduğunu, yalnızca şahsın yurtdışı ehliyeti çevirme işlemi yani tebdil işlemi yapıldığını, geçersiz bir ehliyet belgesinin söz konusu olmadığını, ehliyeti geçersiz olsaydı geçersiz bir belgeye tebdil (dönüştürme) işleminin yapılamayacağının izahtan vareste olduğunu, tebdil işlemi sadece halihazırda geçerli olan ehliyetlere yapılabildiğini, dava dışı sürücünün ehliyeti geçerli mahiyette bulunduğundan, davacının rücu şartlarının gerçekleşmediğinin ortada olduğundan davanın haksız ve mesnetsiz nitelikte olduğunu, iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, ekspertiz raporunun bağlayıcılığı bulunmadığını, davaya konu iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu ekspertiz raporunun, kabul edilemez nitelikte fahiş olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, davacı sigorta şirketinin ödeyeceği tutar bilimsel, teknik ve objektif verilerden uzak ve fahiş değerlendirme sonucu olduğundan, davacının zararı kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın trafik kazası nedeniyle rücuen tazminat isteminden kaynaklı başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu; davacının, davalı sigortalıya ait aracın, dava dışı ehliyetsiz sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken kazaya sebebiyet verdiğinden, zarar görene yaptığı ödemeyi rücuen icra takibiyle talep ettiğinin anlaşıldığı, kusur bilirkişisinden alınan raporda; davalı ... İnşaat Taahhüt Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi’ne ait olup, davacı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan kamyonetin dava dışı sürücüsü ...’in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tazminat miktarına yönelik alınan raporda; rücu bedeli/asıl alacak 45.000,00 TL ve ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar işleyen faiz 2.854,42 TL olmak üzere toplam 47.854442 TL talepte bulunulabileceği, sigortalı araç sürücüsünün araç kullanmaya yeterli sürücü belgesinin bulunmadığı, Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta genel şartlarına göre rücu şartlarının oluştuğu ve davacı sigorta şirketinin ödemesini yaptığı tazminat tutarlarını faiziyle davalı sigortalıdan talep edebileceğinin belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, KTK’nın 95. maddesi ve ZMMS Genel Şartları gereğince davacının, davalıya rücu koşularının bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden davacının davalıdan rücu bedeli / asıl alacak 45.000,00 TL ve ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar işleyen faiz 2.854,42 TL olmak üzere toplam 47.854442 TL talepte bulunulabileceği ve alacağın likit olması nedeni ile icra inkar tazminatının da yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, davalının Ankara 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile, takibin 45.000,00-TL asıl alacak, 2.854,42-TL işlemiş faiz olmak üzere 47.854,42-TL üzerinden devamına, kabul edilen toplam takip miktarının %20 si olarak hesap edilen 9.570,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tespit tutanağının, somut olayı yansıtmadığını, kazaya diğer araç sürücüsünün ani fren yapmasının neden olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, karşı araç sürücüsünün asli, sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunu, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, mevzuat gereğince yurt dışında alınan sürücü belgesi ile yurt içinde en fazla bir yıl süre ile araç kullanılabildiğini, sonrasında belgenin tebdil işleminin yapılması gerektiğini, somut olayda bu gerekliliğe aykırılık bulunmadığını, kaza tarihinde araç sürücüsünün geçerli sürücü belgesi bulunduğunu, KTK’daki yasal düzenlemede belirtilen 6 ay ve bir yıllık sürelere uygun olarak araç sürücüsünün aracı kullandığını kazanın da bu süreçte meydana geldiğini, kazadan 3 ay sonra 26.08.2022 tarihinde tebdil işlemi yapıldığını, bu nedenle geçerli bir sürücü belgesi bulunduğundan rücu koşullarının oluşmadığını, davayı kabul etmekle birlikte ekspertiz raporunun da bağlayıcılığı olmadığını, zararın fahiş olarak değerlendirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, davacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta ile sigortalanan aracın, karıştığı kaza neticesinde zarar görene yapılan ödemenin KTK'nın 95. maddesi ve ZMMS Genel Şartları gereğince rücuen sigortalısından (akidinden) tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece,17.05.2022 tarihinde, Kırgızıstan'dan alınan sürücü belgesine sahip, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsünün, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre kaza tarihinden önce en son 06.01.2018 tarihinde yurda giriş yaptığı, bu tarihten kaza tarihine kadar yurda giriş ve çıkışının olmadığı, kaza tarihinden sonra 09.07.2022 günü saat 15.25 de karayolu ile yurt dışına çıkan sürücünün, aynı gün saat 16.04 de yurda giriş yaptığı ve akabinde 26.08.2022 tarihinde yurt dışından aldığı sürücü belgesini tebdil ettirdiğinin tespit edilmesi üzere kaza tarihinden önce yurda son giriş yaptığı tarihten sonra 4 yıl kadar süre geçtiğinden, KTK ve Yönetmelik hükümlerine göre yabancı ülkeden aldığı sürücü belgesi ile araç kullanamayacağından bahisle rücu koşullarının oluştuğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden gönderilen araç sürücüsünün yurda giriş çıkış kayıtlarına yönelik itirazda bulunmaksızın, kaza tarihinde sahip olduğu yabancı ülkeden alınan sürücü belgesi ile araç kullanma hakkı olduğunu, aksi durumda tebdil işlemi yapılamayacağını, ayrıca kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek kararı istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Sigorta sözlemesinden kaynaklanan, rücuen tazminat istemli davada, davalı sigortalı, araç sürücüsünün kusuru oranında "gerçek zararı" aşmamak üzere sigorta şirketinin ödediği miktarla sınırlı sorumlu olduğundan, kusurun yanı sıra zararın da doğru şekilde belirlenmiş olması önemlidir. Sigorta şirketi tarafından, ekspertiz raporuna istinaden ödeme yaptığı durumda dahi, ekspertiz raporu bilirkişi raporu mahiyetinde olmadığından, zararın uyuşmazlık konusu olması halinde alanında uzman bilirkişiden Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesabının belirlenmesine esas aldığı ilke ve yöntemlere uygun, denetime elverişli, gerekçeli rapor alınmaksızın davanın esası hakkında karar verilmemelidir.
Somut olayda davacı, kaza neticesinde meydana gelen araç hasarı nedeniyle zarar görene yaptığı ödemeyi rücuen davalıdan istemiştir. Bu durumda mahkemece, alanında uzman makine mühendisi bilirkişiden, davacı tarafından rücuya konu edilen hasara ilişkin olarak, kaza tarihi itibariyle kazaya karışan karşı araçta meydana gelen hasar bedelinin, kazayla illiyetli hasarlar çerçevesinde değerlendirildiği, buna göre yedek parça ve işçilik bedellerinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği, davacının kusur oranına göre sorumlu olduğu zarar miktarının tespit edildiği, davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle rücu hakkı bulunup bulunmadığı, rücu hakkı bulunması halinde ne miktarda rücu edebileceği hususunda denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması gerekirken, sigorta uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre; davaya konu icra takibine konu alacak bilirkişi raporu ile belirleneceğinden likit ve belirlenebilir olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, alanında uzman makine mühendisinden açıklandığı üzere araç hasarına ilişkin rapor alınarak, bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ D.İş ████████ karar sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ Esas sayılı dosyasına depo edilen 181.500,00 TL nakit teminatın yatırana iadesine
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!