İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde, otel işletmecisinin web sitesi üzerinden oda satışları yapan rezervasyon şirketinden hizmet sözleşmesine dayalı ödenmemiş konaklama alacaklarının tahsili amacıyla açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Davacı otel işletmecisi, taraflar arasındaki komisyonculuk sözleşmesi uyarınca otel odalarının satışını yapan ancak tahsil ettiği konaklama ücretlerini kendisine ödemeyen davalı online seyahat acentesi hakkında başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve oluşan alacağın tahsili talebiyle dava açmış; davalının mahkemeye bir savunma sunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde ise davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, karşılıklı gönderilen e-posta ile mutabakata varılan 40.220,88 TL cari hesap bakiyesinin davacı lehine olduğu ve davacının alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının, ... adıyla ...'de otel işletmeciliği yaptığını, davalı şirketin ise ... adlı web sitesi üzerinden tatil rezervasyonu ve satışı yapan bir firma olduğunu, davalı şirketin, davacı şirkete ait ... adlı otelden çeşitli dönemler oda satışı yaptığını, davacı şirkete bu kişilerin konaklamasını gerçekleştirmiş ama davalı bu satışların ödemelerini yapmadığını, davalının ödemesini yapmadığı için hakkında ... 8.İcra Müd. ...E icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket bu icra dosyasına yetki itirazında bulunduğunu, yetki itirazı üzerine icra takibi ... 1. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile tekrar başlatıldığını, davalının bu kere de mesnetsiz şekilde itiraz ederek, borcu ödememek ve vekil edenin alacağını sürüncemede bırakmak istediğini, fatura bedellerinin ödenmesi için vekil eden ... 4. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, sadece bir kısım ödeme alabildiğini, davalı firmanın 20.08.2025 tarihinde vekil edene mail göndererek cari hesap ekstresini göndermiş ve onay istediğini, bu ekstre vekil edenin hesapları ile uyumludur. 40.955,80TL bakiyeyi gösteren maili vekil onayladığını, ancak ödeme yine yapılmayınca icra takibi tarafımızca başlatıldığını, açıklanan bu nedenlerle; ... 1. İcra Müdürlüğünün...E sayılı icra dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, davalının %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: ... 1.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: █████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Ticari Defterler Yönünden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği; bununla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde yürütüldüğü, davacının cari hesap bakiye alacağına konu olan faturaların ticari kayıtlara işlendiği tespit edilmiştir. Davacı Asıl Alacağı Yönünden: 18.11.2025 takip tarihi itibariyle cari hesaba bağlı olarak davacının 40.220,88 TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. Faiz Alacağı Yönünden: Sayın Mahkeme tarafından 20.08.2025 tarihli mutabakat formlarına göre davacı alacağının toplam 40.220,88 TL olduğuna kanaat getirilmesi durumunda TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ GEREĞİ davacı faiz alacağının 4.147,20 TL olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasında █████/2014 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince aracı şirket olan davalı tarafından davacıya ait otel rezervasyonlarının yapıldığı ve konaklama ücretinin davalı yanca tahsil edilerek belirli aralıklarla sözleşme kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı, davalı yanca konaklama bedellerinin davalıya ödenmemesi nedeniyle davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davalı şirket tarafından huzurdaki davada savunma yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, sözleşme gereği konaklama hizmetlerinin tam ve eksiksiz verilip verilmediği, faturaların sözleşmeye uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Ticari Defterler Yönünden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği; bununla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde yürütüldüğü, davacının cari hesap bakiye alacağına konu olan faturaların ticari kayıtlara işlendiği tespit edilmiştir. Davacı Asıl Alacağı Yönünden: 18.11.2025 takip tarihi itibariyle cari hesaba bağlı olarak davacının 40.220,88 TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. Faiz Alacağı Yönünden: Sayın Mahkeme tarafından 20.08.2025 tarihli mutabakat formlarına göre davacı alacağının toplam 40.220,88 TL olduğuna kanaat getirilmesi durumunda taleple bağlılık ilkesi gereği davacı faiz alacağının 4.147,20 TL olarak kabul edilebileceği," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Taraflar arasında, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için anlaşıldığı, bu sözleşmenin dijital ortamda kabul edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın davacının sözleşme gereği alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık kapsamında davacı yanca sahibi olduğu otelde konaklama hizmetinin verildiği sabit olmakla, davalının sözleme gereğince alacağı komisyonu düşerek konaklama bedelinin davacıya ödemesi gerekmektedir. Zira otel konaklamasında davacının tahsil hakkı olmayıp ücretin davalının internet sitesi üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda konaklama hizmeti sonrasında davacının cari hesap ve faturalara konu alacağını alamadığı anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü gerekmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılan bu hususlara Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı yanca davalı yan temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,Davalının ... 1.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 40.220,88 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, temerrüt olmadığından fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE,2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 40.220,88 TL alacağın %20'si olan 8.044,18 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 2.747,48 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 743,86 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.003,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 743,86 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 40.220,88 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.247,60 TL'sinin davalıdan 352,40 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 100,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.802,,90 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 17.362,44- TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır