Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirdiği muvazaalı taşınmaz devirlerinin tapu iptali, tescili ve ecrimisil talebiyle ilgili ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Mirasbırakanlarının, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla eşine ve kötüniyetli üçüncü kişilere muvazaalı olarak devrettiği iddia edilen taşınmazların tapu iptali, tescili ve ecrimisil talebiyle açılan davada, davalılar satışın gerçek olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, murisin malvarlığının büyük kısmını ikinci eşine bedelsiz devrettiği, mirasçılardan mal kaçırma amacının sabit olduğu ve sonraki devralanların da kötüniyetli oldukları gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile ecrimisil taleplerini kısmen kabul etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve ecrimisil, olmadığı takdirde bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakanları ...'ın, kendilerinden mal kaçırmak maksadıyla, davalı eşi ... ile iş ve fikir birliği içinde hareket ederek ...daki belirli taşınmazları ilk önce ...'a muvazaalı olarak satış işlemiyle devrettiğini, davalı ...'ın bu taşınmazlara karşılık hiçbir ödeme yapmadığını ve yaşı itibari ile ekonomik durumunun bu alımı yapmaya uygun olmadığını, murisin de taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmadığını ve yapılan devirde taşınmazın değeri ile akitte gösterilen değer arasında fahiş bir fark bulunduğunu, yapılan temlikin muvazaalı olduğunu, ayrıca taşınmazların daha sonra devredildiği davalılar ... ve ...'ın da ...'a yapılan ilk devrin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olduğunu bilerek ve kötüniyetli olarak mülkiyeti devraldıklarını, hatta bazı taşınmazların zincirleme olarak birden fazla kişiye devredilmesinin davacıların haklarını engelleme amaçlı kötüniyet göstergesi olduğunu, bu kötüniyetli kazanımların Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği korunmayacağını ileri sürerek dava konusu 216, 467, 1082, 1105, 1220, 1333 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının muvazaa nedeni ile iptaline ve yasal miras payları oranında adlarına tesciline, ayrıca dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık dönem için şimdilik 100,00 TL ecrimisil (belirsiz alacak) bedelinin davalılardan tahsiline, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde ise taşınmazların güncel değeri üzerinden yasal miras paylarına isabet eden değerin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve ihlal edilen saklı pay oranlarında tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar ... ve ... vekili; davacıların davasının hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazları, davacıların murisi ...'tan sağlığında 20 18... yıllarında ihtiyaçlarını karşılamak üzere bizzat satın aldıklarını, muris ...'ın yaşlı olması nedeniyle tarlalarını ekemediğini ve bu nedenle tarlalarını köy içinde satışa çıkardığını duyurduğunu, her iki davalı müvekkilinin de muris ile pazarlık yaparak ve bedelini ödeyerek bu taşınmazları edindiklerini, tapuya gittiklerinde taşınmazların diğer davalı ... adına kayıtlı olduğunu öğrenseler de, ... ile yapılan sözleşme gereğince ...'ın tapuları kendilerine devrettiğini, müvekkillerinin bu alımları yapabilecek ekonomik yeterliliklerinin olduğunu ve satın aldıkları günden beri bu tarlaları ekip kullandıklarını, Çiftçi Kayıt Sistemine kaydettirdiklerini, murisin ölümünden bir yıl sonra dahi davacıların, davalı ...'a "Tarlaları satın almadan önce bize danışsaydınız" şeklindeki sitemlerinin dahi satışın gerçek olduğunu davacıların bildiğini gösterdiğini, davalı müvekkillerinin muris veya ... ile özel bir yakınlıkları olmadığını, yapılan satış işleminin gerçek olduğunu, çünkü murisin bedelleri bizzat kendisi alarak ihtiyaçlarını karşıladığını, ecrimisil isteminin de yasal dayanağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris tarafından tapuda satış gösterilmek suretiyle devredildiği, temlikten sonra murisin ve davalı ...'ün ekonomik durumunda değişiklik olmadığı, muris ile ilk eşinden olma çocukları olan davacıların arasının iyi olmadığı, murisin malvarlığının büyük bölümünü ikinci eşe bedelsiz devrettiğinin sabit olduğu yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı olduğu, davalılardan ...'ın murisin birinci eşi ...nın yeğeni olduğu ve muris ile aynı köyden olduğu, davalılardan ...'ın ise murisin kardeşi ...'nün torunu ...ın eşi olduğu ve muris ile aynı köyden olduğu bu nedenle davalıların işlemin muvazaalı olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda ve kötüniyetli oldukları, öte yandan murisin, mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla yaptığı muvazaaya dayanan devir ve temlikler geçersiz olduğundan, davaya konu taşınmazları o şekilde iktisap eden davalının bu taşınmazdaki işgalinin iyiniyetli sayılmayacağı ve dolayısıyla kendisinden mal kaçırılan mirasçı davacının murisin ölüm tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil isteyebileceği gerekçesi ile davacı tarafın dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne ve bilirkişi raporunda dava konusu olan taşınmazların davacıların her birinin payına düşen ecrimisil bedeli 4.724,02 TL olarak hesaplanmış olmakla davacıların ecrimisil talebinin de kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılardan ... ve...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; tapu iptali-tescil davasının kabulüne ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olduğundan davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ... ve..... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 24.930,53 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!