Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesinde ticari aracın tam zayi olduğu trafik kazası sonucu haksız fiilden doğan zararın tahsili için ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne yönelik kararın istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari bir aracın trafik kazası sonucu tam hasar görmesi ve sigorta ödemesi sonrası bakiye zarar, araç mahrumiyeti ve işlemiş faizler dahil toplam 636.841,78 TL alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında sunulan ihtiyati haciz talebini ele almaktadır; mahkeme, yaklaşık ispatın sağlandığı 250.000 TLlik asıl alacak için %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verirken, fazlaya ilişkin talebi yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddetmiş olup, davalı kusur ve tazminat miktarlarına itiraz etmektedir.

T.C.TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN :ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ........... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI :........./........... E. sayılı derdest dosyada ............ tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair ara karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Ned.)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A-)TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ................... plakalı .......... ............ yılı ................ model yolcu taşımacılığı yaptığı ticari araca, ....................'de davalı Şirketin maliki olup dava dışı ................ idaresindeki aracın çarpmasıyla davacı aracın "tam ziyai" olacak şekilde zarar gördüğünü, kaza tespit tutanağında davalı aracının %100 (tam) kusurlu tespit edildiğini, araçtaki zarar nedeni ile davalı aracın .............'si dava dışı ............ Sigorta Şirketi'nce aracın hasar bedelinin 900.000,00 TL belirlenip, ............. Sigorta'nın 200.000,00 TL ve .............. şirketince 450.000,00 TL olmak üzere 650.000,00 TL ödendiğini, bakiye hasar bedeli 250.000,00 TL'lik tutarın eksik kaldığını, bu tutar ile araç mahrumiyet bedeli 180.000,00 TL ve işlemiş faizler ile birlikte 636.841,78 TL'nin tahsili için ............... İcra Dairesi'nin ......./.......... E. sayılı takibine girişilse de itiraz ile durduğunu belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin .................... tarihli ihtiyati haciz talep dilekçesinde; davacının alacaklarının teminata bağlı olmadığı gibi yargılama süreci düşünüldüğünde davalının mal kaçırma ihtimali, faaliyetine son verip alacağın tahsilinin imkansız kalma ihtimali bulunduğundan teminatsız olarak dava değeri olan 636.841.78 TL tutarında (icra dosyası takip tutarı) davalının motorlu taşıtları, taşınmazları, bankalardaki her türlü mevduat hak ve alacakları, haczi kabil taşınır malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi konusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini, takip dosyası ................. İcra Müdürlüğü'nün ........./............. E. sayılı dosyasından ihtiyati haciz tatbikine karar verilmesini talep etmiştir. B-)MAHKEMENİN .................. TARİHLİ ARA KARARINDA: "...Trafik kazası nedeniyle dava konusu araçta oluşan hasar bedeli tazminatı için başlatılan itirazın iptali davası olup, haksız fiil niteliğinde olup, haksız fiillerde zarar görenin tazminat alacağına hak kazandığı an zararın doğduğu andır. Bu bakımdan, zarar görenin tam kusurlu olduğu haller ayrık olmak üzere, haksız fiilin gerçekleştiği an itibariyle muaccel bir alacağın oluştuğundan söz edilebilir.Dosya kapsamı incelendiğinde, henüz yargılama aşaması tamamlanmamış olsa da ihtiyati haciz kararı verebilmek için yaklaşık ispata yarar delillerin dosyada yer alması yeterli olup, ihtiyati haciz kararı dosya kararı hakkında hakimin hükmünü gösterir ve hakimi bağlayacak bir karar niteliğinde olmadığından, dosya içerisinde kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporları gözetilerek, ölçülülük ilkesi gereğince takdiren davacının 250.000,00 TL asıl alacak için yaklaşık ispatın meydana geldiği, bu miktar için ihtiyati haciz şartları oluştuğu, fazlaya dair istem yönünden ise iddiaların yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın olmadığı kanaatine varılarak, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin asıl alacak olan 250.000,00 TL yönünden kabulüne, 250.000,00 TL alacak için %15 teminat oranı üzerinden 37.500,00 TL teminat bedelinin Mahkememiz veznesine yatırılması veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde davalı ......................................................................................................... Şirketi'nin yukarıda ayrıntıları yazılı masraflara yetecek oranda taşınır (yakalama şerhi uygulamaksızın) ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK.nun 257. ve bunu izleyen maddeleri gereğince İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, fazlaya dair talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.C-)CEVAP:Davalı vekilinin süresindeki cevap dilekçesinde özetle; kusuru kabul etmediklerini, bilakis davacı aracının kusurlu olduğunu, araç bedeli ve sovtaj bedeline itiraz ettiklerini, aracın perti uygun görülürse mahrumiyet süresinin yeni bir araç alınması için gereken zaman olduğundan 5 günü geçemeyeceğini, olayın haksız fiilden kaynaklandığını, birçok bilinmeyen ve yargılama gerektiren değişken bulunduğunu, alacağın likit olmadığını, davacının doğrudan icra başlatmasının kötüniyetli olup, baskı amacıyla ihtiyati haciz talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. D-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen dava ve ihtiyati haciz talep dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; Mahkemenin ....................................... tarihli ara kararının hatalı şekilde ihtiyati haciz taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiğini, alacakların muaccel olduğunu, muaccel olan alacaklar yönünden ihtiyati haciz kararı için borçlunun mal kaçırma ya da tahsili imkansız hale getirme ihtimalini aramadığını, alacağın rehinle temin edilmediğini, yaklaşık ispat şartlarının oluştuğunu, Mahkemece verilen ihtiyati haciz tutarının, muaccel alacak miktarı dikkate alındığında düşük kaldığını, reddedilen kısmın kaldırılmasını, teminatsız olarak dava miktarında ihtiyati haciz talebinin tam kabulünü talep etmiştir.E-)DELİLLER: ....................... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........./............ E. sayılı derdest dosyada ................... tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair ara karar ve tüm dosya kapsamı.F-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle pert olan araçtan dolayı sigortaca karşılanmayan bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli ile işlemiş faiz bedeli olan 637.000 TL'nin davalı işletenden tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacının TC kimlik numarası, davalının vergi yada mersis nosu, taraf vekillerinin adresinin yer almaması, İİK'nın 260.maddesine ve HMK ruhuna aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekilince .......................'de meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasarlanması (pert oluşu) nedeniyle sigorta şirketince hasarın 900.000 TL belirlenip, toplamda 650.000 hasar bedeli ve sovtaj bedeli ödendiği, bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyeti için faizleri ile birlikte 687.000 TL'lik zararı bulunduğundan bu miktarda takibe girişilmiş, itiraz ile durmuş, eldeki dava açılmış, Mahkemece istinafa konu ara karar ile 250.000 TL bedelle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, Mahkemece kısmen kabul edilen ihtiyati haciz kararının isabetli olup olmadığı, tam kabul kararı verilmesi gerekip gerekmediği hususundadır.Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında; davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça kazalı araca ve kazaya ilişkin kimi fotoğraf ve belgeler sunulduğu görülmüştür.İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince, ihtiyati haciz talep edilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatlamış olması yeterlidir. Alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlanmış ise alacağın yargılamayı gerektirmesi ihtiyati haciz talep edilmesine engel değildir. Ancak, İİK'nın 258.maddesi gereğince "alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur."Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, "gereklilik" başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık" ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da "ölçülülük ilkesi" gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ihtiyatî haciz ile ihtiyatî tedbir farkına kısaca değinilmesi gereklidir;Her iki müessesenin yöneldikleri amaç farklıdır. İhtiyatî hacizle ihtiyatî tedbir arasındaki en temel, diğer farklara da yön veren ayrım, amaç farklılığıdır. İhtiyatî tedbir, amacı bakımından koruma amaçlı, eda amaçlı ve teminat amaçlı olmak üzere üç alt ayrıma tabidir. Oysa ihtiyatî haczin amacı, sadece teminattır. Bu sebeple bir para alacağının korunması için ihtiyatî tedbir yoluna değil; ancak ihtiyatî haciz yoluna başvurulabilir (Pekcanıtez H., Medeni Usul Hukuku, 15.Bası, s. 2549). İhtiyatî hacizde, ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veya açmayı yahut yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Hâlbuki ihtiyatî tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur.İhtiyatî haciz belirli bir alacak miktarı için konulduğundan, ihtiyatî hacizin uygulanmasında da bu miktar dikkate alınacaktır. İhtiyatî tedbirde çekişmeli şey veya hak üzerinde tedbir konulması yeterlidir; miktarın bu bakımdan önemi yoktur. Oysa ihtiyatî hacizde üzerine ihtiyatî haciz konulan malvarlığı miktarının alacağı karşılayıp karşılamaması önem taşıdığından kıymet takdiri gerekecektir. Genel anlamda borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczedildiğinin belirtilmesi yeterli değildir (Pekcanıtez H., s. 2551). İhtiyatî haciz yalnız para (ve teminat) alacakları hakkındaki davalarda (veya icra takiplerinde) söz konusu olduğu hâlde, ihtiyatî tedbir kural olarak paradan başka şeyleri ve (haklar, taşınır ve taşınmaz mallar) diğer talepleri de kapsamaktadır. Hukukî korumaya konu olabilecek, çekişme ve dava konusu edilebilecek tüm taleplerin ihtiyatî tedbirin konusunu oluşturması mümkündür (m. 389). Öte yandan ihtiyatî tedbir sebepleri için bir sınırlama mevcut değilken (HMK m.389), ihtiyatî haciz sebepleri bakımından sınırlayıcı bir sayım söz konusudur (İİK m.257). Bunun sonucu olarak da ihtiyatî haciz için Kanunda açıkça belirtilen şartların ve sebeplerin bulunmaması hâlinde, ihtiyatî tedbire ilişkin genel hükümlerden hareket edilerek ihtiyatî haciz kararı verilemez. İhtiyatî tedbirde çekişmeli ve bu nedenle dava konusu olan şey (mesela, taşınır veya taşınmaz bir mal) hakkında önleyici nitelikte tedbir alınır; buna karşılık ihtiyatî hacizde, alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin (m.78; 37) gelmediği bir dönemde, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesi güvence altına alınır. İhtiyatî hacizde (ihtiyaten) haczedilen mallar üzerinde (bu malların borçluya ait olduğu hakkında) bir çekişme yoktur ve bu nedenle bu mallar alacaklının açtığı veya yaptığı (veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibinin konusu değildir. Oysa ihtiyatî tedbirde, üzerine ihtiyatî tedbir konulan mallar çekişmeli olup, davacının açmış olduğu veya ilerde açmayı düşündüğü bir davanın konusudur. Taşınmaz mallar üzerine ihtiyatî tedbir konulması hâlinde, genellikle taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına (ferağdan men'ine) da karar verilmektedir ve üzerine ihtiyatî tedbir konulan taşınmaz başkasına satılamamakta/devredilememektedir. Oysa, borçlu, üzerine ihtiyatî haciz konulmuş olan taşınmazını başkasına satabilir/devredebilir (İİK m.26l ve m.91). İhtiyatî hacizde alacaklı ihtiyatî haczi kesin hacze dönüşürse, üzerine ihtiyatî haciz konulmuş olan mal icra dairesi tarafından satılır ve bedeli ile alacaklının alacağı ödenir. Oysa ihtiyatî tedbirde, davacı davayı kazanırsa, üzerine ihtiyatî tedbir konulmuş olan mal aynen davacıya verilir (teslim edilir). İhtiyatî haciz kararından sonra alacaklı borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabildiği hâlde (İİK mad. 264), ihtiyatî tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır. İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü içermekte olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Talep eden borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Eldeki dosya kapsamına göre; talep dilekçesindeki açıklamalar nazara alındığında, davanın para alacağını içerdiği sabit olmakla bu haliyle davacının ihtiyati haciz isteminin kabulü için karşı tarafın kusurunun varlığını, davacının araçtaki hasar bedeli ve araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının varlığı ile varsa buna yönelik alacağının miktarını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiği, tarafların kusuru ile alacağın varlığının ve varsa miktarının yargılama sonucunda belirlenebileceği anlaşılmıştır. Yine davalının kaçması ya da mal kaçırmasına ilişkin delil sunulmadığı belirlenmekle, yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, bu yönlü davacı istinafı yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf kanunyolu başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacı vekilinin .................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........../............ E. sayılı derdest dosyada ....................... tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-)Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026BaşkanE-İmzaÜyeE-İmzaÜyeE-İmzaKatipE-İmza* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*