Vakıflar Genel Müdürlüğünün cemaat vakıfları yönetim kurulu seçimsizliği dönemindeki geçici düzenlemelerine karşı açılan iptal davasının, yeni seçim yönetmeliğiyle konusuz kalması.
Özet: Davacılar, 2013 yılında cemaat vakfı seçim yönetmeliği maddelerinin yürürlükten kaldırılması sonrası Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan ve yeni bir düzenleme yapılana kadar mevcut yönetim kurullarının görevine devam etmesi ile boşalan üyeliklerin kalan yönetim kurulunca tamamlanmasını öngören geçici düzenleyici işlemin, seçme ve seçilme hakkına müdahale ettiği gerekçesiyle iptalini talep etmişlerdir; ancak, dava açıldıktan sonra cemaat vakıfları seçim usul ve esaslarını belirleyen yeni bir yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle, ihtilaf konusu geçici düzenlemenin hukuki dayanağının ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı değerlendirilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLLERİ : 1- Av. ...
2- Av. ...
DAVALI : ... Genel Müdürlüğü / ...
VEKİLLERİ : I. Huk. Müş. ..., Huk. Müş. ...,
Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Vakıflar Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı düzenleyici işlemi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar I. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'na aykırı olduğu, seçime ilişkin Vakıflar Yönetmeliği'nde yer alan maddelerin 2013 yılında yürürlükten kaldırılması sonrasında ... tarih ve ... sayılı işlem ile cemaat vakfı yönetim kurulu başkanlıklarına yazı yazıldığı, bu yazıda; yeni yönetmelik hükümleri yürürlüğe girene kadar; mevcut yönetim kurulunun görevine devam edeceği, yönetim kurulu seçimi ve seçim çevresi değişikliği talebinde bulunulamayacağı, seçim yapılamayacağı, mevcut yönetim kurullarının hazırlanacak yönetmeliğe esas görüşlerini bildirmesi hususlarında talimatlandırma yapılmasına rağmen halen yönetmelik düzenlemesinin yapılmadığı, seçme ve seçilme hakkına müdahale edildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Vakıflar Yönetmeliği'nin cemaat vakıflarının yönetim kurulu üyeliklerinin seçimine yönelik maddelerinin iptali sonrasında mevcut yönetim kurulu üye sayılarında ölüm, istifa vb. sebeplerle eksilmeler olması nedeniyle dava konusu işlemlerin vakıfların devamlılığı adına tesis olunduğu, kamu yararına uygun işlem yapıldığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
5737 sayılı Vakıflar Kanunu dayanak alınarak hazırlanan, █████/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Vakıflar Yönetmeliği'nin "Cemaat Vakfı Yöneticilerinin Seçimi" başlıklı Üçüncü Bölümü ile birlikte 29., 30., 31., 32. ve 33. maddeleri, █████/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı dava konusu düzenleyici işlemi ile Vakıflar Yönetmeliği'nin söz konusu maddelerinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulamada sıkıntı yaşanmaması amacıyla, cemaat vakfı yöneticilerinin seçimi ile ilgili yeni düzenleme yürürlüğe girinceye kadar mevcut yöneticilerin görevlerine devam etmelerinin sağlanması ve bu hususun cemaat vakıflarına duyurulması hususunun 2013 yılında Genelge ile talimatlandırıldığı; ancak yönetmelik iptalinden bugüne kadar geçen süre içerisinde mevcut yönetim kurulu üye sayılarında ölüm, istifa vb. sebeplerle eksilmeler olduğu görüldüğünden, vakıfların iş ve işlemlerinin devamlılığı için yeni düzenleme yapılıncaya kadar mevcut yönetim kurulu üye sayısı eksilen vakıflarda kalan yönetim kurulunun kararıyla kendi cemaati arasından mevcut yönetim kurulu üye sayısını tamamlayabilecekleri hususunda cemaat vakıflarının bilgilendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar I. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemi ile Genel Müdürlüğün anılan yazısı, yetki alanındaki tüm cemaat vakfı yönetimlerine bildirilmiştir.
Ermeni cemaati mensubu olan davacılar tarafından, anılan işlemlerin iptali istemiyle █████/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
Ardından, cemaat vakıflarının yönetim kurullarının belirlenmesi için yapılacak seçimlere ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğünce hazırlanan Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği, █████/2022 tarih ve 31870 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 4. fıkrasında ise, "İstifa, ölüm, görevden alma ve benzeri nedenlerle boşalan yönetim kurulu üyelikleri yedek üyelerle tamamlanır. Ancak, yönetim kurulunun üye sayısının üçten aşağı düşmesi halinde üç ay içinde yeni yönetim kurulu seçimi yapılır." düzenlemesine; ayrıca geçici maddelerinde de, geçiş hükümlerine yer verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
Cemaat vakıflarının yönetim kurullarının belirlenmesi için yapılacak seçimlere ilişkin usûl ve esasları belirlemek amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğünce hazırlanan Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği'nin yürürlüğe girmesi ile yeni düzenleme yürürlüğe girinceye kadar cemaat vakıflarının yönetim kurulu üyeliklerinde boşalma olması hâlinde izlenecek yönteme dair kural içeren Vakıflar Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı düzenleyici işlemi ile bu işlemin ilgili cemaat vakıfları yönetimlerine bildirilmesine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar I. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin uygulanma kabiliyeti kalmadığından; bir diğer ifadeyle, yeni düzenleme yapılıncaya kadar geçerli bulunan dava konusu işlemler, yeni düzenleme olan Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği'nin yayımı ile kendiliğinden hükümsüz hâle geldiğinden, bu işlemlerin iptali isteminin esasının incelenmesine ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği'nin yürürlüğe girmesi ile birlikte dava konusu işlemlerin uygulanma kabiliyeti kalmaması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usûl ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dava açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği dikkate alınarak ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Dava açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde, esas yönünden oy birliği, yargılama giderleri yönünden oy çokluğu ile karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş; █████/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, bu kapsamda maddenin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin de yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş; “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Dairemizce işin esasına girilerek haklılık-haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir ve hükmedileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada; tarafların, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderlerinin ve bu giderler kapsamında yer alan vekalet ücretinin, "davanın açılmasına sebebiyet verdiği" gerekçesiyle davalı idareye yükletilmesine ilişkin Daire kararına yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!