Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tapu iptali ve tescil davasında kooperatif hissesine özgülenen dairenin cebri satışını engelleme ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davacı tarafça, kooperatif üyeliği mahkeme kararıyla kesinleşmiş müvekkilinin, kooperatiften devraldığı dairenin tapu iptali ve tescili davasında, taşınmazın cebri satışının önlenmesi talebiyle yapılan ihtiyati tedbir başvurusunun ilk derece mahkemesince icra hukuku ilkeleri çerçevesinde genel mahkemelerin cebri satışı durduramayacağı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı kooperatifin kötü niyetli eylemleri ve haciz yoluyla mülkiyet haklarını tehlikeye attığını, yargıtay içtihatlarının cebri satışı da kapsayan tedbirlere imkan tanıdığını ileri sürerek yapılan istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu ve dosya kapsamındaki delillerle desteklendiği kanaatiyle esastan reddine karar verilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ... ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 29.01.2026 tarihli ara karar.ESAS-KARAR NUMARASI : █████████ E.DAVA : Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ : 22.05.2026YAZIM TARİHİ : 22.05.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin, davalının üyesi dava dışı ...’dan birhisse ve bu hisseye tahsis edilen, özgülenen dava konusu daireyi devraldığını, bu daireyi başkasına vermek isteyen kooperatif yönetiminin kasıtlı ve kötü niyetli olarak devirle yani müvekkilin üyeliği ilgili bir karar almadığını, davalının dava konusu taşınmazın tapusunu müvekkiline vermemek ve başkasına satmak için hileli yollara başvurduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ve davalının kötü niyetli girişimlerinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararının cebri satış ve devri de kapsayacak şekilde verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...İcra işlemleri ancak icra hukukuna ilişkin ilkeler çerçevesinde durdurulabilir (İİK m.22) Genel mahkemelerce ancak rızai temliklerin önlenmesi için (TMK md. 1010) ve icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine (İİK md 72) yönelik ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bir davadan söz edilerek cebri icra satışının önlenmesine ilke olarak yasal olanak bulunmamaktadır. (Ankara BAM 23 HD █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı da aynı doğrultudar.) bu nedenlerle satışın durdurulmasına yönelik tedbir talebin reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece dava konusu taşınmaz hakkında cebri satış ve devri de kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir verilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, talebin yanlış değerlendirilerek ihtiyati tedbir yerine icranın durdurulması talebi gibi ele alındığı, müvekkilinin yüksek bedeller ödeyerek dava konusu dairenin özgüllendiği hisseyi devraldığı, buna rağmen davalının üyelik işlemlerini tesis etmekten kaçındığı ve dava konusu daireyi devrederek davayı konusuz bırakmaya çalıştığı, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.06.2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamıyla müvekkilinin kooperatif üyeliğinin kesin olarak tespit edildiği, karar kesinleşmesine rağmen kooperatif tarafından üyelik işlemlerinin yerine getirilmediği ve bu nedenle icra takibi başlatıldığı, kesinleşen karara rağmen icra emrine de uyulmadığı, ayrıca ihtiyati tedbirli dava konusu taşınmaz üzerine haciz konulduğu, haciz alacaklısının kooperatifle bağlantılı olduğu ve taşınmazın dava konusu olduğunu bilmesine rağmen cebri satış sürecinin işletildiği, kooperatif yöneticilerinin borçlarını zamanında ödemeyerek, takiplere itiraz etmeyerek ve gerekli özeni göstermeyerek yaklaşık 991.000 TL alacak nedeniyle milyonlarca değerindeki dava konusu dairenin haczedilmesine sebebiyet verdiği, müvekkilinin mülkiyet hakkının fiilen tehlike altına girdiği, ara kararda dayanılan TMK 1010 ve İİK 72. madde hükümlerinin de somut olayla ilgisiz olduğu, taleplerinin menfi tespit veya icra veznesindeki paranın ödenmesinin engellenmesine değil, uyuşmazlık konusu taşınmazın korunmasına yönelik olduğu, Yargıtay içtihatlarında genel mahkemelerce cebri satışı da kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin kabul edildiği, cebri satışın gerçekleşmesi halinde davanın fiilen konusuz kalacağı ve müvekkilinin hakkını kullanmasının imkânsız hale geleceği, dava konusu taşınmazın icra yoluyla satılması halinde mevcut tedbirin etkisiz kalacağı, kötü niyetli tarafların haciz yoluyla davaları işlevsiz hale getirmesinin hak arama özgürlüğünü ortadan kaldıracağı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Talep, davalı kooperatifin ortağı olan kişiden hisse devralan ve ortak olduğu mahkeme kararı ile belirli davacının kura çekimi sonucu devreden kişiye isabet eden bağımsız bölümün tapusunun iptali ile tescili talebiyle açtığı davada bağımsız bölümün icraen satışının da önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) HMK 353/1.b.1 madde gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.f gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.05.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...