İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet bedeli alacak davası ve tacir sıfatının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazası sonucu aracı 45 gün boyunca kullanamayan motorlu araç kiralama şirketi olan davacının, davalıya ait otobüsün neden olduğu hasar nedeniyle talep ettiği araç mahrumiyet bedeli davasını incelemektedir. Davalı taraf davanın reddini ve ticari faaliyet kapsamında olmadığını iddia etse de, mahkeme, tarafların tacir vasfında olması sebebiyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğuna ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir. Uyuşmazlık, haksız fiillerden doğan borç ilişkileri kapsamında Türk Borçlar Kanununun 49 ve 50. maddeleri uyarınca değerlendirilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :█████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Motorlu araç kiralaması yapan davacıya ait ... plakalı ... limousine hibrit otomobil 12.06.2023 tarihinde İstanbul/... ilçesinde mülkiyeti davalı ... ait ... idaresindeki ... plakalı ... otobüsün diğer beş araca ve ardından da davacıya ait araca çarpması sebebiyle hasar aldığını, davacı aracın tamir süresi, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle 45 gün süreyle otomobilinden mahrum kaldığını, bu nedenle şimdilik 100 TL'nin kaza tarihi olan 14.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükseltilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava belirsiz alacak davası açılmayacağından öncelikle bu sebeple davanın reddini, kusur oranının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, mahrum kalma tazminatını kabul etmediğini, itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, müvekilinin belediyeye bağlı kamu kurumu olduğunu, dava konusu kazanın ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu kapsamda avans faizi istenilmeyeceğini, haklı savunmaların kabulü ile davalı idare aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş. 'ye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ...'ya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca işbu davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; mülkiyeti davalı ... 'ye ait ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 12.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak aracın tamirde kaldığı 45 günlük sürede araç mahrumiyeti için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihi olan 14.06.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte davalının tacir vasfının bulunmadığı iddia edilmiş olup bu kapsamda görev yönünden mahkememizce resen yapılan incelemede;
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarihli, ██████████ esas █████████ karar sayılı; "...Davalı tacir olduğu gibi, davacı ... Genel Müdürlüğü de, TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca tacir sayılan işletmelerdendir. Nitekim, davacı ... Belediyesi'ne Devrine Dair Kanunun 5. maddesinde "Umum müdürlük... hususi hukuk hükümlerine göre idare olunur." hükmü getirilerek kamu hizmeti yapan davacı şirketin ticari ilişkilerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda, tarafların tacir oldukları ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıktır. TTK' nın 5/1. maddesi gereğince, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir..." kararı ile de belirtildiği üzere ... tacir sıfatı benimsenmiştir. Nitekim benzer mahiyette olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ███████ Karar Sayılı, █████/2025 tarihli ilamı da dikkate alındığında davacı ve davalı ... tacir olması karşısında eldeki dava nispi ticari dava niteliğinde olduğu, mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak dosyanın esası incelenmeye geçilmiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, sbgm kayıtları ve sair hususlar celp edilmiş, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup ibraz edilen raporda özetle;
12.06.2023 günü saat 09:45 sıralarında İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde havanın yağışlı olduğu yolda 09-022 nolu ışıklara doğru yokuş aşağı seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla yan sol arka ve muhtelif kısımlarıyla sonra aracının ön tampon ve muhtelif kısımlarıyla 09-022 nolu ışıklarda duraklama halinde olan ... yönetimindeki ... plakalı araca yan kısımlarıyla çarparak ... plakalı aracın ön sağ sol ve muhtelif yerlerinin akabinde çarpmanın etkisiyle ... yönetimindeki ... plakalı aracın arka, sağ muhtelif kısımlarının hasar almasına ardından ... yönetimindeki ... plakalı aracın sağ yan kısımlarının hasar almasına akabinde ... yönetimindeki ... plakalı aracın arka, sol arka, sol ön, ön kısımlarının hasar almasına akabinde ... yönetimindeki ... plakalı aracın arka, sağ ve ön kısımlarının hasar almasına akabinde Yasin Kaya yönetimindeki ... plakalı aracın arka, sağ, sol yan kısımlarının hasar görmesi sonucu 7 araçlı zincirleme ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava, Davacı tarafa ait ... plakalı araç ile Davalı kuruma ait ... plakalı araç arasında olduğundan bu iki araç arasındaki kusur durumu incelenecektir.
Yukarıdaki "Olay" kısmında anlatıldığı ve kaza yeri krokisi ile kazadan sonra çekilmiş olay yeri resminden de görüldüğü gibi ... plakalı körüklü otobüs sürücüsü ... havanın yağışlı olduğu yolda duramayarak trafik ışıklarında beklemekte olan araçlara arkadan çarpıp yedi araca hasar vererek paralel yola doğru yol kenarındaki kaldırımı aşarak durmuştur.
Dosya içeriğindeki veriler incelendiğinde ... plakalı körüklü otobüs sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun 52.b maddesine göre "sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır" kuralını ihlal etmiş ve yine Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan sayılan 84.d maddesindeki "arkadan çarpma" kusurunu işlemiş ve meydana gelen zincirleme kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
... plakalı araç sürücüsü ... diğer araçlarla birlikte trafik kurallarına uygun bir şekilde trafik ışıklarında beklemete olup arkadan gelip kendi atacına çarpan araca karşı da bir önlem alamayacağından meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı görüşüne varılmıştır.
Olay tarihi itibarı ile benzeri bir aracın kiralama bedeli günlük 1538,58 = 1.600 TL.sıdır. Bu durumda 5 günlük araç mahrumiyet bedeli 1.600 TL./gün x 5 gün = 8.000 TL olmaktadır.
Davacı tarafa ait ... plakalı 2023 model ... marka ve tip aracın makul onarım süresi için 5 gün yeterlidir ve bu süre içindeki araç mahrumiyet bedeli 8.000 TL. olmaktadır.
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde davacı vekili tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesinde özetle; "8.000,00-TL (sekiz bin TL) araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanunu 117. Maddesi uyarınca kaza tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili" isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Kural olarak araç mahrumiyet bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ Esas, █████████ Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının ve araç sürücünün müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır.
İşbu anılan yerleşik içtihatlar çerçevesinde hazırlanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından ibraz edilen bedel arttırım dilekçesi kapsamında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile ; 12.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 8.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 137,00 TL harcın mahsubu ile artan 20,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.434,90 TL (başvurma, vekalet harcı, tamamlama harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.435,40-TL, Bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 6.500,00 TL olmak üzere toplam: 9.370,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı... █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!