Ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali davasının, miras payları oranında açılamaması gerekçesiyle usulden reddine dair Yargıtay onaması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, murisin ehliyetsizliği ve vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasçıların vekaletle üçüncü kişiye, oradan da iyi niyetli davalı müteahhide satılan taşınmazın kendi miras payları oranında tescilini talep etmeleri üzerine, ilk derece mahkemesi müteahhidin basiretli davranmadığı gerekçesiyle kısmen kabul kararı verse de, bölge adliye mahkemesi bu tür davaların tüm mirasçılar tarafından birlikte veya temsil yoluyla açılması gerektiği, miras payı oranında talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; Yargıtay da mirasçıların kendi payları oranında açtığı ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarının usulden reddedilmesini hukuka uygun bularak bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacılar, murisleri olan ...'nin 11.09.2020 tarihinde öldüğünü, murisin ehliyetsiz olduğunu, 410 36... parsel sayılı taşınmazı, murisin torunu olan ...'nin muristen aldığı 08.05.2018 tarihli vekalet ile yakın arkadaşı ...'ya 10.10.2018 tarihinde temlik ettiğini, onun ise taşınmazı 03.07.2020 tarihinde ...'ya satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı ...; ...'nın çeşitli yerlerinde sekiz yıldır müteahhitlik yaptığını, arsayı da bu amaçla bedelini ödeyerek satın aldığını, proje çizdirdiğini, riskli binayı yıktırıp yandaki parselle arsayı tevhit edip inşaata başladığını, iyi niyetli olarak arsayı emlakçı aracılığıyla satın aldığını, davacıların iddia ettiği olaylarla bir alakası olmadığını, ortada muvazaalı bir durum bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazı satın alan davalı ...'nın taşınmazın bulunduğu bölgede yıllardır müteahhitlik yaptığı, emlak fiyatlarını bilebilecek durumda olduğu, yine komşu parselle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde murisin arsası ile aynı büyüklükteki arsa sahibine iki daire verdiği ancak taşınmazı satış tarihindeki rayiç değerinin altında bir bedelle satın aldığı, bu nedenle davalının basiretli bir tacir gibi davranarak yeterli araştırma yapmadığı, taşınmazı iktisap ederken durumun gereklerine göre üzerine düşen özeni göstermediği, dava konusu taşınmazın komşu 43 parsel ile tevhit edilerek tapuya 410 36... parsel olarak tescil edildiği, davalı tarafından komşu parsel sahibi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bina yapıldığı, arsanın tevhit edildiği ve üzerine bina yapıldığı dikkate alınarak 410 36... parselin tamamının tapu kaydının iptalinin istenemeyeceği, dava konusu murise ait hisse ile aynı özellikteki komşu parsel sahibi ...'e kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca verilen 2 adet 3+1 daire ile emsal nitelikteki 2 dairenin tapu kaydının iptalini talep edebileceği, bilirkişilerin bu iki adet daireyi 14... numaralı bağımsız bölüm olarak belirlediği de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisi olan ...'nin 11.09.2020 tarihinde vefat ettiği, davacıların murisinin ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 410 36... parsel sayılı taşınmazı murisin oğlu olan ...'nin oğlu...'nin aldığı 08.05.2018 tarihli vekalet ile davalı ...'ya 10.10.2018 tarihinde temlik ettiği, onun ise taşınmazı 03.07.2020 tarihinde ...'ya satış suretiyle temlik ettiği, murisin mirasçılık belgesi incelendiğinde davacılar dışında ... adında bir mirasçısının daha bulunduğu, davacıların eldeki davayı miras payları oranında açtıkları, ancak bu tür davaların miras payı oranında açılması mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.