Asliye Ticaret Mahkemesinin, yeminli mali müşavirin danışmanlık hizmet ücreti alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında görev ve davacı tacir sıfatı değerlendirme kararı.
Özet: Bir yeminli mali müşavir olan davacının, davalı şirkete vergi incelemesi ve suç duyurusu süreçlerinde verilen danışmanlık hizmetlerinden kaynaklanan 750.000 TLlik sözleşme bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada, mahkeme davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia etmesine karşın, yapılan incelemeler sonucunda davacının ticaret sicil kayıtlarına göre tacir olmadığının tespit edildiği ve bu durumun, davanın ticari dava niteliği ile asliye ticaret mahkemesinin görevini değerlendirmede önem arz ettiği belirtilmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ....KATİP : ....DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ....DAVALI : .......VEKİLİ : Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili, Müvekkilinin Yeminli Mali Müşavir olduğunu, Vergi Denetim Kurulu ... Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığının 25.06.2023 tarihli iş emirlerine istinaden davalı şirketin 2018 ve 2019 takvim yıllarına ilişkin kayıt ve işlemlerinde sahte belge düzenleme gerekçesiyle davalı şirket aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Taraflar arasında yapılan 14.11.2023 tarihli "Takip ve Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" gereğince davalı şirket hakkında yürütülen teftiş ve soruşturma süreci boyunca danışmanlık hizmetlerinin davacı YMM Ali Aksöz tarafından verilmesi konusunda anlaşıldığını, davacının anılan sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını eksiksiz yerine getirdiğini ve Davalı şirketçe vergi denetim kurulunda yapılacak iş ve işlemleri organize ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde verilecek savunmanın kapsamını hazırladığını, davacı tarafından yapılan çalışmalar neticesinde davalı şirket hakkında; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Hazırlık Sayılı dosyasından KYOK kararı verildiğini, Davacının sözleşme uyarınca yükümlenmiş olduğu yükümlülüklerin tamamını eksiksiz yerine getirmiş olmasına karşın, davalı şirketin sözleşme gereğince tahakkuk etmiş olan 750.000.-TL bedeli ödemediğini, ödenmeyen bedelin tahsili için ... .. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı şirketin takive haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile Davalının Genel .... esas sayılı dosyasındaki İTİRAZININ İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, Davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, HMK.329/2 maddesi uyarınca davalı taraf hakkında disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: : Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında yapılan danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak; davacının edimini gereği gibi ifa etmesine rağmen davalının ödemeye ilişkin edimini yerine getirmediği iddiasıyla bedelin tahsili için davalı aleyhine yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Celp edilen kayıtların incelemesinde, davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, davacı gerçek kişinin “Yeminli Mali Müşavirlik Faaliyetleri” ile iştigal ettiği ve serbest meslek kazanç defteri kullandığı tespit edilmiştir.Bu doğrultuda; Ticaret sicil, esnaf odası ve vergi dairesinden gelen bilgilere göre yeminli mali müşavir olan davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir. A- Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. C- Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda davacı taraf, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak talep etmektedir ve taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Davacı bakımından yapılan araştırmada davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davacı tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır.Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı, davacının yeminli mali müşavir olduğu ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yeminli mali müşavirlerin tacir olarak kabul edilemediğine yönelik mahkememizce emsal olarak kabul edilen kararlar: ( ... K. sayılı, ... K. sayılı ilamı)HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine,4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine,Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ....¸e-imzalıdır