Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satımdan kaynaklanan fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, ticari alım-satım ilişkisinden doğan ve faturalandırılmış alacakları için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını talep etmiş, davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını ve delilsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacının usulüne uygun tuttuğu ticari defterlerinin delil niteliği taşıdığı, taraflar arasında sürekli ticari ilişki bulunduğu, faturaların defterlere işlendiği ve icra takibine konu edilen alacağın defter kayıtları ile birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacı ..... Örme Kumaşçılık Ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi İle Davalı ..... Tekstil Giyim Ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalı adına düzenlenen faturalara rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve bedellerin ödenmediğini, bu nedenle 13.06.2025 tarihinde Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 17.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 20.06.2025 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın fatura ve cari hesaba dayalı likit alacak niteliğinde olduğunu, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu ve bilirkişi incelemesi ile alacağın sabit olacağının açık olduğunu, bu sebeplerle davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptal edilmesi gerektiğini, takibin devamına karar verilmesini, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesinin talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı ...... Örme Kumaşçılık Ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından aleyhlerine açılan ..... Esas sayılı davaya konu Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas kapsamında yapılan icra takibine itirazlarının yerinde olduğunu, davacının ileri sürdüğü tüm iddiaların reddedildiğini, davanın İcra ve İflas Kanunu m.67 uyarınca 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını ve bu nedenle süreden reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan faturaların tek başına alacak ilişkisini ispatlamaya yeterli olmadığını, somut ve kesin delil bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, aksaklıklar ve ihlaller nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını ve ticari itibar kaybı yaşadığını, bu nedenle davacının alacaklı olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu sebeplerle davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının kötüniyetli icra takibi başlatması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 238.530,58-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı ..... Örme Kumaşçılık ve İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ..... Tekstil Giyim ve Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında, cari hesap şeklinde yürütülen ve süreklilik arz eden bir ticari ilişki bulunduğu, Davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, elektronik defter kayıtlarının mevcut olduğu ve envanter defterine ilişkin tasdik işlemlerinin süresinde yapıldığı, bu yönüyle ticari defterlerin usulüne uygun ve delil niteliğini haiz olduğu, Davacı tarafından düzenlenen faturaların ticari defter kayıtlarına usulüne uygun şekilde işlendiği ve davalı adına açılan cari hesapta izlendiği, Davalı tarafından yapılan ödemelerin cari hesapta alacak kaydı olarak yer aldığı, 2024 yılı sonunda oluşan 266.170,28 TL bakiyenin 2025 yılına devrettiği ve bu devrin muhasebe kayıtları ile uyumlu olduğu, 2025 yılı içerisinde yapılan tahsilat ve fatura kayıtları neticesinde davalıdan 238.530,57 TL alacak bakiye oluştuğu, Söz konusu bakiyenin Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, İcra takibine konu edilen alacak tutarı ile ticari defterlerde yer alan cari hesap bakiyesinin tutar itibariyle uyumlu olduğu, Alacağın muhasebe kayıtlarında 120 Alıcılar hesabından çıkarılarak 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı ve aynı tutar için 129 hesapta karşılık ayrıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca; davalı tarafın mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılım sağlamadığı ve yerinde inceleme yapılmasına yönelik dosyaya herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmış olup, bu nedenle davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamamıştır." denilmiştir.Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Taraflar bilirkişi raporuna herhangi bir itirazda bulunmamışlardır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 238.530,57 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 238.530,57 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,2- 238.530,57 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.294,02 TL ilam harcından peşin alınan 2.880,86TL harcın mahsubu ile bakiye 13.413,16 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 137,50TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 2.880,86 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 11.633,76TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip .....✍e-imzalıdır Hakim ..... ✍e-imzalıdır