Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan otoyol geçiş ücreti alacağında itirazın iptali davasında asliye ticaret mahkemesinin görevini incelemesi.
Özet: Davacı işletmeci tarafından, davalının plakalı aracıyla ücret ödemeksizin köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler yapması nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkeme, öncelikle uyuşmazlığın ticari niteliği ve kendi görev alanına girip girmediği hususunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ticari davaları tanımlayan hükümleri çerçevesinde değerlendirerek, tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığı veya kanun gereği ticari dava sayılıp sayılmadığı yönünde bir inceleme yapmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı araç ile █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, müvekkilinin işletme hakkına sahip olduğu köprü ve otoyollardan ihlalli geçişler gerçekleştirdiğini, alacaklarının tahsili için .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlattıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştırTüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacının işletmekte olduğu otoyoldan geçiş yapan davalının geçiş ücretini ödememesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacının işletmesini yaptığı ...’ndan davalıya ait ... plakalı aracın 11.08.2024 ile 14.08.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin yapmış olduğu geçiş bedellerinin tahsili istemiyle davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin ████████Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2022 Tarihli "Dava, davalının ücretli otoyol geçiş ücretini ödemediği iddiası ile açılan itirazın iptali davasıdır. ... Ruhsat kaydından da anlaşıldığı üzere her ne kadar aracın kullanım amacı "hususi" olarak belirtilmiş ise de araç cinsinin "kapalı kasa kamyonet" olduğu, kullanım şeklinin ise "yük nakli" olarak belirtildiği görülmekle buna göre, 6502 sayılı Yasa'nın 3. maddesi anlamında yanlar arasında tüketici ilişkisinin bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir. Davalının tüketici olduğuna ilişkin dosyada başkaca delil de bulunmamaktadır. Davaya bakmakla görevli mahkemeler genel görevli asliye hukuk mahkemeleridir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmelidir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve güncel tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2026 Tarihli "... Somut olayda davanın ileri sürülüş şekline göre uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali olup TTK m.4/1'de sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkemece ilgili yerlere yazılan müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı, her ne kadar davalıya ait araç ticari nitelikli araç olsa da yukarıda izah edildiği gibi davalının tacir olmaması ve eldeki davanın mutlak ticari dava da olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği, " şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde somut olayda her ne kadar ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen aracın cinsi Kamyonet ise de kullanım amacının gayri ticari olarak belirtildiği, celp edilen müzekkere cevapları incelendiğinde davalının tacir vasfının bulunmadığı, esnaf kaydının olduğu ve vergi dairesi nezdinde tacir sayılmadığı,, bu hali ile eldeki davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.